banner564

Kıbrıslı milleti(!) safsatası

Kıbrıs’ın kuzeyinin de Yunanistan’a bağlanmak amacı ile dayatılan federal –birleşme çözüm seçeneğinin, Sn. Tatar döneminde rafa kaldırılması, TC-KKTC karşıtlarının paniğe kapılmasına sebep oldu.
Son çare olarak ‘Kıbrıslı milleti’ kimliğini ön plana çıkararak, halkımızı Türk kimliğinden koparmak ve Rum’la birleşmeyi benimsettirmek çabasındadırlar.
Ancak, Kıbrıslı milleti kimliğini ön plana çıkarmak, dayanaksız ve komiktir. Çünkü ‘Kıbrıslı’, Baflı, Ankaralı insanların yaşadığı coğrafi yeri tanımlar. Dünyada Kıbrıslı milleti bulunmadığı inkar edilemeyen bir gerçektir.
Tarih boyunca birçok devletin egemenliği altına giren Kıbrıs’ın nüfus yapısı, devamlı değişmiştir.
 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında da Kıbrıs’ta Kıbrıslı ulusu değil, Türk ve Rum halkı bulunduğu belirtilmektedir.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası Kısım Umumi Hükümler, Madde 2’de ‘Bu Anayasa maksatları bakımından
(1) Helen Cemaati, Helen aslından olan ve ana dili Helence olan Yunan kültür ananelerini paylaşan veya Helen-Ortodoks Kilisesine mensup bütün Cumhuriyet vatandaşlarını içine alır.
(2)Türk Cemaati, Türk aslından olan ve ana dili Türkçe olan veya Türk kültür ananelerini paylaşan veya Müslüman olan bütün Cumhuriyet vatandaşlarını içine alır
Makarios’un da bir İtalyan gazeteci ile mülakatında, ‘Kıbrıs’ta yüzyıllardır Helen milleti vardır. Biz Yunanistan’dan geldik ve Yunanlıyız. Helen milletindeniz. Kıbrıs’ta Kıbrıslı diye bir millet yoktur. Kıbrıs’ın tek yerlileri vardır Onlar da dünyada benzeri olmayan bizim iri ve güçlü eşeklerimizdir. Kıbrıs’ın esas yerlileri eşeklerdir’ demişti.
 KKTC’deki zayıf halkaların yardım ve desteği ile halkımıza Kıbrıslı kimliğini benimsettirerek adanın Yunanistan’a bağlanmasını amaçlayan AKEL yetkililerinin de, geçmişten günümüze yaptıkları açıklamalardan, gerçekte Kıbrıslı ulusu görüşünü paylaşmadıkları anlaşılmaktadır.    
Nitekim AKEL Genel Sekreteri Putis Servas Limasol seçim konuşmasında " Kıbrıslı diye bir ulus yoktur. Kıbrıslılar Yunan devletinin geri kalanı ile birleşmeyi bekleyen Elenlerdir... Kıbrıs'ta Elen'den başka bir uygarlık yoktur. Kıbrıs'ın ulusal anlamda yeniden doğuşunun, Yunanistan'la birlik anlamına geldiğine kuşku yoktur." 
(Kaynak: Anexartitos Gazetesi...18 Mart 1943)
– “Kendi kaderini tayin hakkını kullanmak, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi için oy kullanmak demektir”
– “Anti-emperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı mücadelemiz (ENOSİS) değişmemiştir. Bu hedef, kendi kaderini, tayin hakkını kullanması ile Kıbrıs’ın anavatan Yunanistan’la birleşme hedefidir.( AKEL Merkez Komitesi’nin 5 Nisan 1965 tarihli bildirisi)
Halen, AKEL, KKTC’deki zayıf halkaların desteğiyle halkımıza Kıbrıslı kimliğini benimsettirerek adanın kuzeyinin de Yunanistan’a bağlanmasını sağlamaya çalışmaktadır.
1981’de AKEL Genel sekreteri Papayuannu’nun AKEL üyelerine hitaben yayımlan genelgede Kıbrıs Türk halkını yok etmek için aşağıdaki talimatı vermişti:
 “1. Kıbrıs sorununun bir savaş ve işgal sorunu olarak 1974’de başladığını içte ve dışta herkese kabul ettirmeliyiz.
2.Kültür, sanat, gelenek, tarih ve folklor gibi yöntemlerle adada ‘Kıbrıslı Türk’ ve hatta ‘Türk’ değil, bir ortak ‘Kıbrıslı’ kimliği olduğunu coğrafi ve kültürel – tarihi veriler üzerinden Türk toplumuna kabul ettirmeliyiz. Bunu başarırsak, sorun kendiliğinden çözülür. Başaramazsak sonuç iyi olmaz.’ 
Kıbrıs’ın Rumlara ait olduğunu ileri süren Rum-Yunan ikilisi ve destekleyicileri de Kıbrıs halkı dedikleri zaman Yunan ulusundan olan halkı kast etmektedir
 Kıbrıslı kimliği; Türk halkının ulusal kimliğinden koparmak, kimliksizleştirmek Kıbrıslı kimliğini benimsettirmek ve çoğunluğu Rum olan tek halk içinde eritip yok etmek amacı ile benimsettirilmek istenmektedir.
Bu amaçla, dilimizdeki bazı yozlaşmalar, okuması olmayanların kullandığı bozuk söylemler, zamanla dilimize bulaşan argo, Rumca, İtalyanca, İngilizce sözcükler, sanki bize ait bir kültürmüş gibi ön plana çıkarılmaktadır.
Oysa tüm ülkelerin değişik bölgelerinde, ağız farklılığı olabilmektedir ve değişik bazı kelimeler kullanılıyor. Ayrıca, okumuş olmayan kişilerin konuşmalarında, bazı bozukluklar da olabilir. Tüm ülkelerde, konuşma dili ile yazma dili arasında, az çok bir farklılık vardır.
Atalarımız anavatanımız Türkiye’nin değişik yerlerinden geldiği için, ülkemiz her bakımından orada yaşayan tüm soydaşlarımızın karma gelenek, görenek ve özelliklerine sahibiz. Dilimizde de Anadolu’nun değişik bölgelerinde kullanılan sözcüklerin tümüne rastlanmaktadır. Fakat, İstanbul’da konuşulan Türkçe, en doğru ve resmi dil kabul edilir.
Belki Kıbrıslı milleti (!) kampanyasına sempati duyan ve destekleyenlerin bazıları, gerçek amacın ne olduğunu, ne yapılmak istendiğinin farkında değildir. Ancak esas kampanyanın öncüleri; bilinçli olarak, Türk halkını kökünden koparmayı, Rum çoğunlukla birleştirmeyi ve sözde Kıbrıslılık kimliği altında eritmeği hedeflemektedir.
Mevcut koşullarda, Kıbrıs Türk halkının silahla yok edilmesi mümkün olmadığı için, şimdi bu sinsi oyun oynanmaktadır.

YORUM EKLE

banner456

banner468