KKTC’de “Büyük  Koçlar” hükûmeti devirmeye çalışıyor

 Yorumcuların günlerdir ağızlarında gevelediklerini ben size açıkça anlatayım arkadaşlar.
Çökmeye yönelen UBP-HP Hükûmeti şu anlaşma üzerine kuruludur: 
    Halkçı Parti (HP) iktidara gelmek için Meclis’te yeterli çoğunluğu bulunmayan Ulusal Birlik Partisi’ni (UBP) iktidar, Ersin Tatar’ı başbakan yapmak için destek verecek.
      UBP sadece HP’nin oyları ile cumhurbaşkanı seçilmesi mümkün olmayan HP lideri Kudret Özersay’ı önümüzdeki Nisan ayında yapılacak seçimlerde destekleyerek cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamaya çalışacak.
   Bunu kolaylaştırmak adına Tatar cumhurbaşkanı adayı olmayacak, partisinin Özersay’ın arkasında durması için uğraşacak.
    Özersay sözünü tutup UBP’yi hükûmete taşıdı, Tatar’ı başbakan yaptı.
Ama Tatar sözünü tutmayacak veya tutamayacak gibi görünüyor.
 
Eğer bu olursa, yani Tatar cumhurbaşkanlığına aday olursa, Özersay büyük bir olasılıkla hükûmetten çekilecek ve UBP iktidarı kaybedecek.
Bu beklenti içinde olan muhalefet partileri müstakbel bir koalisyon için manevralara başladı bile.
Aslında Tatar sözünü tutmak istiyor. Ama tutacak güç elinden alınabilir.
Kim tarafından?
Kıbrıs deyimi ile UBP’li aktif ve emekli Büyük Koçlar tarafından.
UBP’li Büyük Koçlar neden kendi hükûmetlerini devirmek istesin?
Çok basit.
UBP milletvekillerinin hepsi kendisini potansiyel parti başkanı, bakan, başbakan ve sonunda cumhurbaşkanı olarak görür. Bu emellere ulaşmak için yapılacak ilk işin mevcut parti başkanını alaşağı etmek olduğunu bilir.
Büyük Koçlar bu amaca, Tatar’ı metazori cumhurbaşkanı adayı yaparak ulaşmak istiyorlar. Öğrendiğim kadarıyla ilk aşamada biri hariç bütün il başkanlarını bu konuda ikna ettiler bile. İkinci aşamada Parti Meclisi toplanıp Tatar’ı UBP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edecek.
Tatar cumhurbaşkanı seçilirse parti başkanlığı boşalacak. Seçilmezse prestij kaybedeceği için devrilmesi kaçınılmaz olacak.
Yani yazı da gelse, tura da gelse Büyük Koçlar kazanacak.
Tatar ile Özersay arasındaki anlaşma Ankara’nın tam desteğine sahipti. Nitekim hükûmet kurulduktan kısa bir süre sonra iki lider Ankara’ya çağrılmış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmişti.
Bunun nedenini Kıbrıs sorununun ulaştığı son aşamada aramak gerekir.
Anastasiadis, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile yaptığı konuşmalarda Türklerle uzlaşmaya varmak için Rumların yarım yüzyıldır değişmeyen pozisyonundan uzaklaşabileceğine dair işaretler verdi.  
Çavuşoğlu, Anastasiadis’in “ademimerkeziyetçi federasyon” önerisini ciddiye aldı. Bunun ileride konfederasyon veya iki ayrı devlet sonucuna varabilecek bir yol açacağını anladı.
 
Çavuşoğlu geçen yılın Nisan’ında Lefkoşa’da Cumhurbaşkanı Akıncı ve parti liderleri ile yaptığı toplantıda, Anastasiadis’in önerilerini BM genel sekreteri ile görüşmek istediğini bildirdi.
Güvenilir bir kaynaktan aldığım bilgiye göre, Akıncı sinirle gözlüklerini masaya fırlatarak “gevşek federasyon ya da diğer çözüm modelleri ile masaya gitmektense istifayı yeğleyeceğini” söyledi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Başkanı Tufan Erhürman’ın düşüncesi de aynıdır.
Eğer bu ikisinden biri cumhurbaşkanı seçilecek olursa Kıbrıs beş yıl daha çözümsüzlüğe mahkûm olacak.
Bir beş seneyi daha sokağa atmamak ve Anastasiadis’in getirdiği öneride ne kadar samimi olduğunu test etmek gerek. Buna hazır olan iki siyasi lider var: Tatar ile Özersay.
Büyük Koçlar’ı ilgilendiren ise bir tek şey var: Tatar’ı alaşağı edip yerine geçmek.
UBP’li Büyük Koçların bencil çıkarları için altına dinamit koydukları işte budur. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
dervis
dervis - 1 ay Önce

siz gercekten anastasiadisin konfederasyon istedigine inanacak kadar saf misiniz..