Asayiş konusu

Vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması hükümetlerin en öncelikli görev ve yükümlülüklerinin başında gelir.

Ancak KKTC’de her nedense vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması için politik iktidarlar üzerlerine düşeni yapmıyor.

Bütün dünyada; suç işlenmesini önleyici, zorlaştırıcı ve caydırıcı önlemler almasına karşın bizde adeta suç işlemeye meyilli kişileri cesaretlendirici koşullar yaratılıyor;

Yaşanan dönemdeki düzende, yasalara uyup uymama herkesin hür iradesine ve kararına bırakılmış;

Koşulların çok elverişli olması nedeniyle, ülkemizde son yıllarda bir de ‘hırsızlık turizmi’ ortaya çıktı;

Güvenlik sorununun yabancılara yüklenmesi bana göre doğru değildir. Avuç içi kadar ülkemizde gerekli önlemlerin alınması durumunda, kimse suç işlemeye cesaret edemeyecek.

Sürekli kazalar ve trafik yasalarına uyulmaması nedeniyle, herkes araba kullanmaktan yaya olarak kaldırımlarda yürümekten bile korkuyor;

Trafik sorununun çözümü karşısındaki umursamazlık, halkımızı isyan noktasına getirdi;

Kırsal alanlarda mandıralardan canlı hayvan çalınması, artık yaşanan dönemde en çok gündeme gelen haberler arasındadır;

Tarımsal alanlarda sulama boruları, su depoları ve hasat edilme aşamasına gelen ürünler çalınıyor;

Harup ağaçlarındaki meyveler, hükümetin belirlediği resmi hasat tarihten önce çalınmaktadır;

Yerleşim alanlarında, etrafı duvarla çevrilmiş ev bahçelerindeki ağaçların meyveleri çalınıyor;

Son zamanlarda başkalarına ait koskocaman zeytin ağaçlarının bile kesilip götürülmesi, hırsızlığın artık ürkütücü boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Çünkü ağacın oldukça gürültü çıkaran testere makinesi ile kesilmesi, taşınabilmesi için parçalanması ve başka yere nakledilmesi kolayca gerçekleştirilebilen bir eylem değildir.

  Güvenlik sorununun yabancılara yüklenmesi bana göre doğru değildir. Avuç içi kadar ülkemizde gerekli önlemlerin alınması durumunda, kimse suç işlemeye cesaret edemeyecek.

Ayrıca, sorunun çözümü isteniyorsa, hiç olmazsa geçmişte böyle üzücü olayların neden yapılamadığına bakılmasında yarar vardır:

Geçmişte, merkez dışındaki tüm yerleşim alanlarını sürekli olarak kontrol altında tutan karakollar bulunuyordu.

 Polislerin, şehir içlerinde ve  resmi üniformalı olarak sürekli devriye görevi yapması, suç işlenmesini önemli derecede caydırıyordu.

Kırsal alanlarda, 1950’li yıllara kadar atlı, daha sonraları da landrover ile polisler devriye görevi yapardı.

Ayrıca, kırsal alanlarda Desteban’lar görev yaptığı için, başkasına tarım alanlarına zarar verenler kolayca yakalanarak cezalandırılıyordu.

Kırsal alanlarda hırsızlık ve başkalarının malına zarar yapanlar belirlenmediği takdirde, ortaya çıkan zarar tüm köy halkından alınırdı. Bu nedenle köylüler suçluları Destebanlara ihbar ederdi. Desteban’lar tarafından verilen cezalar, mahkemeler tarafından da tanınıyordu.

Destebanların maaşlarının büyük bir kısmı, bölgede arazisi olan kişilerden alınan vergi ile ödendiğinden, devlete önemli bir yük getirmiyordu.

Özetle belirtmek gerekirse, KKTC’deki kanunsuzlukların önlenmesi için geçmişteki güvenlik sistemine dönülmesinin yararlı olacağı görüşündeyim.
 

YORUM EKLE

banner582

banner471

banner628

banner474