Ayağınız içeriye basıyorsa mutlaka tabanlık mı kullanmalısınız?

Yürürken ayağınızın iç kısmına daha fazla bastığınızı fark ettiniz. Ayakkabınızın iç tarafı çabuk aşınıyor ya da bir yakınınız, “Sen içe basıyorsun, mutlaka tabanlık kullanmalısın” diyor. Peki gerçekten içe basan herkesin tabanlığa ihtiyacı var mı?

Kısa cevap: Hayır, her zaman değil.

Ayağın yere basış biçimi kişiden kişiye değişebilir. İçe basma, bazı kişilerde ayağın doğal hareket özelliklerinden biri olabilir ve herhangi bir şikâyete yol açmayabilir. Düz tabanlığı olan bir kişide ağrı, hareket kısıtlılığı veya yürüme güçlüğü yoksa yalnızca ayağın görünümüne bakılarak tedavi kararı verilmez. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi (NHS) de sorun oluşturmayan düz tabanlıklarda özel bir tedaviye ihtiyaç olmayabileceğini belirtiyor.

Asıl önemli olan, ayağın nasıl göründüğünden çok günlük yaşamı nasıl etkilediğidir.

İçe basmaya ayak, ayak bileği, diz veya kalçada tekrarlayan ağrı eşlik ediyorsa konu biraz daha farklı ele alınmalıdır. Yürürken zorlanma, denge problemi, hareket kısıtlılığı, sık tekrarlayan ayak bileği sorunları veya yürüme biçiminde belirgin değişiklik de değerlendirme gerektirebilir.

Fizyoterapist olarak yalnızca ayağın duruşuna bakmayız. Kişinin yürürken, tek ayak üzerinde dururken, merdiven çıkarken veya çömelirken bacağını nasıl kullandığını inceleriz. Çünkü aynı şekilde içe basan iki kişinin ihtiyacı aynı olmayabilir. Bir kişi ağrısız yürürken tek ayak üzerinde dengesini kaybedebilir. Bir başkası ise uzun yürüyüşlerden sonra ayak tabanında ya da diz çevresinde ağrı hissedebilir.

Tabanlık da işte bu değerlendirmeden sonra gündeme gelir.

Tabanlığın amacı her ayağı kusursuz bir şekle sokmak değildir. Uygun kişilerde ayağın yere uyguladığı yükü yeniden dağıtabilir, ağrılı bölgedeki baskıyı azaltabilir ve hareketi daha konforlu hâle getirebilir. Ancak tabanlık, tek başına bütün sorunları çözen bir araç değildir.

Ayak bileğinde hareket kısıtlılığı, bacak kaslarında kapasite eksikliği, denge problemi veya hareket kontrolünde zorluk varsa bunların da ele alınması gerekir. Bu durumda ayak ve ayak bileği egzersizleri, kuvvetlendirme, denge çalışmaları ya da fonksiyonel hareketler tedavi planına eklenebilir.

Ayakkabı seçimi de çoğu zaman gözden kaçar. Ayağı sıkan, yeterli alan bırakmayan veya yapılan aktiviteye uygun olmayan ayakkabılar şikâyetleri artırabilir. Tabanlık kullanılıyorsa ayakkabının onu rahatça barındırabilecek genişlikte ve derinlikte olması önemlidir.

Unutmamak gerekir: Vücuttaki her farklılık bir hastalık değildir. Tedavinin amacı ayağın görüntüsünü değiştirmekten çok, kişinin ağrısız ve işlevsel hareket edebilmesini sağlamaktır.

Bu nedenle hemen tabanlık almak yerine önce şu soruyu sormak daha doğru olur:

“İçe basma bende ağrıya, hareket kısıtlılığına veya günlük yaşamda zorlanmaya neden oluyor mu?”

Yanıt evetse fizyoterapist değerlendirmesiyle tabanlık, egzersiz, ayakkabı düzenlemesi, aktivite planlaması veya bunların birlikte kullanıldığı bir yaklaşım belirlenebilir.

Kısacası doğru karar, ayağın görüntüsüne değil; kişinin şikâyetine, hareket kapasitesine ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre verilmelidir.

YORUM EKLE

banner582

banner608

banner628

banner474