• ‘Güç paylaşımı beklentisi: Rum tarafı, ENOSİS idealinden vazgeçmemiş olsa da, federasyon modeliyle Türk tarafını kendi devlet çatısı altında tutmayı hedefliyor. Bu, siyasi hâkimiyetin sürdürülmesi için bir araç olarak görülüyor.
Müzakere taktiği: Rum tarafı federasyonu dillendirerek, Türk tarafının bağımsızlık talebini zayıflatmayı ve uluslararası arenada kendi tezini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Girit örneği: Osmanlı döneminde farklı toplulukların yaşadığı Girit, önce özerklik, sonra federatif düzenlemelerle yönetildi; nihayetinde Yunanistan’a bağlandı. Bu süreç, Kıbrıs Türk tarafında “federasyon = ENOSİS’e giden yol” algısını güçlendiriyor.
• ENOSİS ideali: Rum tarafının tarihsel olarak Yunanistan’la birleşme hedefinden vazgeçmemesi, federasyonun bir “ara aşama” olarak kullanacağını gösteriyor.
Hakimiyetçi tutum: Rum tarafının federasyon görüşmelerinde çoğu zaman “tek egemenlik, tek vatandaşlık” vurgusu yapması, Türk tarafında federasyonun eşitlik değil, asimilasyon aracı olacağı endişesini doğruluyor.
• AB etkisi: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği üyesi olması, federasyon fikrini güçlendiren bir unsur. AB, adanın birleşmesini kendi çıkarları açısından daha uygun görüyor.
Neden gerçeklere rağmen, KKTC’de bazı kişiler federasyonu savunmakta?
• Bilişsel uyumsuzluk: İnsanlar, kendi inançlarıyla çelişen gerçeklerle karşılaştıklarında, çoğu zaman inançlarını değiştirmek yerine gerçekleri görmezden gelirler.
• Sosyal baskı: Çevrenin ve topluluğun beklentileri, bireylerin federasyona bağlı kalmasını zorunlu hale getirebilir.
• Güvenlik arayışı: Belirsizlik dönemlerinde insanlar, bildikleri ve alıştıkları yapıya daha sıkı sarılırlar.
Psikolojik açıklamalar
• Alışkanlık ve sadakat: İnsanlar uzun süre bir yapıya bağlı kaldıklarında, bu bağlılık alışkanlığa dönüşür ve gerçekler değişse bile kolay kolay terk edilmez.


