Güven

17 Aralık 2022

Beşparmak Dağları’nın bazı yerlerinde, daha çok batısında, duvara dayanmış masa gibi duran, yüzeyleri düz, kenarları uçurum veya dik olan tepeler var. 

Coğrafyada bunlara “mesa” denir.

Mesa, İspanyolca bir kelimedir. Masa anlamına gelir. İspanyol kâşifler ilk defa Amerika’nın güneybatısında karşılaştıkları bu tepelere, üstleri masa gibi düz olduğu için bu ismi vermişlerdi.

Girne’nin 18 kilometre doğusundaki Beşparmak Köyü mesaların en güzel ve en büyük örneğidir. Önü deniz, arkası dağdır, her yöne manzarası muhteşemdir. Orijinal adı Yunanca masa anlamına gelen Trapeza’dır.

Trapeza’nın batısında toprak bir yolla ulaşılan daha küçük bir mesa var. Kışın yolun birkaç yerinde çamur çukurları oluştuğu için ulaşılması zordur. Yazın da kolay değildir çünkü yol çok kötüdür. Ama manzarası o kadar muhteşemdir ki geçenlerde bir arkadaşım ve eşi ile birlikte şansımızı denemeye karar verdik.

Bu ağaçlık yerde çok dolaştım.  Mesanın daha çok denize bakan kısmı ilkbaharda yolu da içine alan bir anemon tarlasına dönüşür. Bu da kimsenin uğramadığını gösterir.

Derin bir çamur çukuruyla karşılaşınca arabayı bırakıp dik yoldan tepeye yürüdük. Tepenin düz sathında onu çevreleyen toprak bir yol var. Sağa saptık. Alabildiğine deniz, golf sahası,  Girne ve Esentepe görünüyordu. 

Ters istikamette, güneyde, derin bir vadinin arkasında yükselen dağları görecektik. Tek başıma geldiğim zamanlar, uçurumun yanı başına uzanır derin sessizliğin tadını çıkarırdım.

Yer beyaz, mor ve kırmızı anemonlarla doluydu. Daha çok beyaz ama. Bu narin, kesilir kesilmez solan çiçekler değişen iklimin soğutmadığı kışı ilkbahar sanarak zamansız açmışlardı.

Birkaç dakika yürümüştük ki arkadaşım, nereden aklına geldiyse, sordu:

“Bir erkekle kadın arasındaki en önemli şey nedir?”

Omuzlarımı silktim.

“Güven,” dedi.

Kadınlarla ilişkilerimde bana hissettirdikleri duygular arasında pek fazla bulunmadığı için acaba öyle midir diye düşünürken o uzanıp çitlemitten bir yaprak kesti.

“Sevgi yaprağa benzer. Azalır çoğalır, kaybolur geri gelir. Ama güven bu kayaya benzer. Uçurumdan bir düştü mü bir daha geri gelmez.”

O bunları konuşurken durmuştuk. Karısına döndü. Otuz yıl kadardır evliydiler.

“Hayatta güvendiğim tek kişi karımdır,” dedi. “Bir tek defa bile ona olan güvenimi sarsmadı.”

Karısı gülümseyerek başını salladı.

“Ne mutlu sana dedim.” 

Güvendiğim dağlara yağan karın altında çok kalmıştım. Arkadaşım tanıdığım en akıllı, en hayat ustası kişilerden biri idi. Güven sevgiden önemlidir diyorsa doğru olmalıydı. Belki, söylemese de, sevgi ile güvenin sağ eldiven ile sol eldiven olduğunu biliyordu.

Ernest Hemingway (1899-1961) “Birisine güvenip güvenmeyeceğinizi öğrenmenin en iyi yolu ona güvenmektir,” demişti.

Arkadaşım. Bu yöntemi denemiş düş kırıklığına uğramamıştı.

Sıra bende. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Yazının ilk yayınlanma tarihine ulaşamadım, 5 Mart 2025 tarihli tekrar paylaşımına ulaşabildim. Sn. Türkiye’den şöyle yazmış:“Siz okurlarınızı bıraktınız Metin Bey, ama okurlarınız sizi bırakmıyor. " Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak."”

Aksoy
Aksoy @Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Son cümlenin yazıdaki ilk halini görmek çok değerli. Bence bu sağlamayı yaptı, güvendiği dağlara kar yağmadı. Sevgiler.

Türkiye'den
Türkiye'den @Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Yazı yine yayınlandığına göre, ben de yorumumu yinelemiş olayım. :-) "Tekkeyi bekleyen" EB Sahil Kasabası, Ruh İkizi gibi okurlara teşekkürler. Bayan Espasito'nun yazması, burayı canlandırıyor, okurları sevgili MM'den haber almışçasına sevindiriyor. Lütfen katılımlarınız esirgemeyin. Herkese iyi günler.

Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası @Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Çok teşekkürler sevgili Espasito. Siz de iyi ki varsınız ve iyi ki buradasınız…

Espasito
Espasito @Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Yazının ilk yayımında sizin değil ama Eylül Eylül’ün yorumu varmış (https://www.diyaloggazetesi.com/guven-makale,11679.html). Yazının ilk hâlindeki son paragraf ise şu şekildeydi: “ ‘Acaba kendi adıma da bunun sağlamasını yapabilecek miyim,' diye düşündüm.”

MM’yi çok seven okurlarıyla bu anıları paylaşmak ruhumu sağaltıyor. İyi ki buradasınız…

Ferit Ertunç
Ferit Ertunç - 2 ay Önce

Hemingway'e katılırım.

Ferit Ertunç
Ferit Ertunç @Ferit Ertunç - 2 ay Önce

Ben de hayatımda bu yöntemi uyguladım. Sonuç hemen hep hayal kırıklığı oldu. Ama pişman değilim. İnsanları en kolay ve en iyi tanımanın yolu bu.

Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Metin Bey’in bahçe yazıları kadar özlediğim yazılarından birisi de Kıbrıs yazıları. Ne güzel anlatıyordunuz Kıbrıs’ın doğasını, iklimini, coğrafi özelliklerini, çocukluğunuzun Kıbrıs’ını. Bir de siyaset vardı ki, siyaset bizim ülkelerde hep sevimsizdi. Fotoğraf çok güzel Metin Bey. Çektiğiniz ve burada okurlarınız için yayınladığınız tüm fotoğraflar gibi çok güzel. Haa bir de, bence de güven, sevgiden önce gelmeli.

Eski Kıbrıs
Eski Kıbrıs @Ege’de Bir Sahil Kasabası - 2 ay Önce

Yeri geldikçe yazdım, yine yazayım. MM'in "Eski Kıbrıs" yazıları nadir tarihi belge niteliğinde ve sahip çıkılıp kitaplaştırılmalı.

Ruh ikizi
Ruh ikizi - 2 ay Önce

Sevgi yoksa insanın içinde
Dünya cehennemdir gündüz gece
Vefasızdan vefa beklemek gülüm
Kalk yürü demek gibidir meyyite

Yaz
Yaz - 2 ay Önce

Yorgun cuma akşamımda MM’nin fotoğrafı, yazısı, yorumlar ruhumda çiçek açtırdı. Ohh bana da yer kalmış dedim hemen yazdım. Güzel bir hafta sonu dilerim.


banner582

banner608

banner628

banner473