banner564

Sessizce gelen omuz problemi: Donuk omuz

 

  Çoğu insan donuk omuzun bir sabah ansızın başladığını düşünür. Oysa yaşanan durum bunun tam tersidir. Donuk omuz genellikle sessizce gelir. Önce geceleri omzun üzerine yatmak rahatsız eder, mont giyerken kol geriye gitmez.

   Saç taramak, emniyet kemerine uzanmak veya arka cebine erişmek zorlaşır. Omzu hareket ettirirken sertlik ve takılma hissi ortaya çıkar. Günlük yaşam devam ederken kol giderek daha az kullanılmaya başlanır ve sorun gözden kaçabilir.

   “Geçer” demek en yaygın hatadır…

   Aslında donuk omuz, toplumda sanılandan çok daha yaygın görülen bir problemdir. En sık 40–60 yaş arasında karşımıza çıkar ve kadınlarda biraz daha fazladır. Ancak mesele yalnızca yaşla sınırlı değildir. Özellikle diyabeti olan kişilerde donuk omuzun daha sık görülmesi, daha uzun sürmesi ve daha dirençli seyretmesi tesadüf değildir.

   Tiroit hastalıkları da bu tabloya eşlik edebilen önemli etkenler arasındadır.

    Buna ek olarak, omzun uzun süre hareketsiz kaldığı dönemler de donuk omuz için uygun bir zemin oluşturur. Ameliyat sonrası, kırık sonrası ya da “bir süre dinlensin” düşüncesiyle askıya alınan omuzlar… Parkinson, kalp hastalıkları ve inme gibi bazı sistemik durumlarla birlikte de daha sık karşımıza çıkar. Donuk omuz bir anda gelişmez; aylar içinde yavaş yavaş ilerler. Zamanla ağrı hafifleyebilir, ancak hareket kısıtlılığının aylarca, hatta bazen yıllarca sürmesi oldukça yaygındır.

    Donuk omuz, görmezden gelindikçe kendiliğinden düzelmez. Aksine, bekledikçe etkisini daha fazla hissettirir. Çünkü omuz eklemi uzun süre yeterince hareket etmediğinde esnekliğini kaybetmeye başlar. Hareket alanı daralır ve kişi çoğu zaman farkında olmadan kolunu daha az kullanmaya başlar.

    Bu süreçte sık yapılan bir diğer yanlış, omzu tamamen korumaya almaktır. Ağrı başladığında birçok kişi kolunu mümkün olduğunca az kullanmayı tercih eder. Çanta taşımaktan kaçınır, kolunu yukarı kaldırmaz, arkaya uzanmaz. Kısa vadede bu yaklaşım rahatlatıcı olabilir; ancak uzun vadede omuzun daha da sertleşmesine yol açar. Çünkü omuz, hareketsizlikle açılan bir eklem değildir. Bunun tam karşı ucunda yer alan başka bir hata da vardır: aşırı zorlamak. “Ne kadar açarsam o kadar iyi” düşüncesiyle yapılan sert germe hareketleri, özellikle erken dönemde süreci uzatabilir. Donuk omuzda her egzersiz her aşamada doğru değildir; doğru zamanlama belirleyicidir.

   Son yıllarda sıkça karşılaşılan bir başka durum da internetten bulunan egzersizlere yönelmektir. Oysa her omuz aynı evrede değildir. Donuk omuzun farklı dönemleri vardır ve her dönemde yaklaşım değişiklik gösterir. Bir başkasına iyi gelen bir hareket, sizin için doğru zamanda uygulanmadığında fayda yerine zarar verebilir.

   Donuk omuzda asıl önemli olan, omuzun hangi aşamada neye hazır olduğunu anlayabilmektir. Bu da doğru bir uzman değerlendirmesi ile mümkündür. Erken tanı ve doğru tedavi hareket kısıtlılığını azaltır, omzun işlevini korur ve kalıcı problemlerin önüne geçer.

   Eğer omuzunuz bir süredir size “ben buradayım” diye hatırlatıyorsa, onu susturmaya çalışmak yerine söylediklerini duymak gerekir. Çünkü donuk omuz yüksek sesle ortaya çıkmaz.

YORUM EKLE

banner608

banner474