Çekoslovakya’nın batısında, Almanya sınırında yaşayan 3 milyon Alman’ın yaşadığı Sudeten bölgesi 1919’da Çekoslovakya kurulunca Çeklere verildi.
Münih Krizi / Münih Anlaşması - 30 Eylül 1938
Hitler “Sudeten Almanları baskı görüyor, kurtarmalıyız” diyerek bölgeyi istedi. İngiltere Başbakanı Chamberlain + Fransa + İtalya + Almanya Münih’te anlaştı. Sudetenland Almanya’ya verildi. 6 ay sonra Hitler Mart 1939’da Çekoslovakya’nın kalanını da işgal etti.
Sudeten, Almanlar için “bizim toprak”, Çekler için “ülkenin savunma hattı” idi. Hitler bunu Enosis/ Megali İdea gibi milliyetçi gerekçeyle kullandı.
Almanya yenilince Çekler, Hitlere yardım ettiği gerekçesiyle Sudeten bölgsinde yaşayan Almanlardan intikam aldı. Çekoslovakya Devlet Başkanı Edvard Beneš 1945’te bir dizi kararname 1945-1947 “Benes Kararnameleri yayınladı;
1. Mallarına el konuldu: Alman ve Macar kökenlilerin evi, tarlası, fabrikası, bankadaki parası devlete geçti.
2. Vatandaşlıktan atıldılar: 1938 sonrası Alman vatandaşlığını alan Çekoslovak Almanları vatandaşlıktan çıkarıldı.
3. Sınır dışı / Kovulma: 1945-1947 arasında 2.9 milyon Sudeten Almanı “Potsdam Anlaşması” uyarınca Almanya ve Avusturya’ya zorla göç ettirildi. Buna “Vertriebenen / Sürgün” deniyor.
4. Nasıl oldu: Trenlere doldurup gönderdiler. Yolculukta açlık, hastalık, şiddet oldu. Tahmini 15-30 bin kişi yolda öldü. “Brno Ölüm Yürüyüşü” en bilineni.
5. Beneš Kararnameleri bugün de geçerli: Çekya bu kararnameleri iptal etmedi. Almanlar “tazminat istiyoruz” diyor, Çekya “savaş suçu işlediler, tazminat hakları yok” diyor. AB’de bile dava konusu oldu.
Avrupa Birliği (AB), II. Dünya Savaşı sonrasında çıkarılan Beneş Kararnamelerini ayrı bir yasama işlemiyle "kabul" etmedi. Ancak bu kararnamelerin geçmişte kalmış hukuki sonuçlarının AB hukukunun zaman bakımından geriye yürümezlik ilkesi ve üye ülkelerin ulusal yetkileri kapsamında Birlik hukukunu ihlal etmediğini kabul etmiştir. [1, (https://www.google.com/search?q=benes+kararnamesini+AB+kabul+etti+mi&sca_esv=b7b025c5c44d44e1&sxsrf=APpeQnvV5FUw0cjavur7M5LWMz1xhjSza)
Ayrıca, 2009 Lizbon anlaşmasıyla Avrupa Birliği’nin Birinci Hukuku oldu.( http://en.wikipedia.org/…/Expulsion_of_Germans_from_Czechos)…
Aralık 2025'te Slovak parlamentosu, Beneš kararnamelerini sorgulayan herkesin altı aya kadar hapis cezasına çarptırılacağı yasa çıkardı.
Kıbrıs’ta yaşanan olaylar da Çekoslavakya’nın Sudeten bölgesinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunmaktadır.
Kıbıs’ta da Rumlar, Yunanistan’ın teşviki ve silahlandırılması ile 1963’te Akridas 1974 İfestos planları uyarınca Türklere saldırdılar. Göçe zorladılar, enklavlarda abluka altında yaşattılar. Yollarda kırsal alanlarda kaçırdıkları Türkleri katlettiler,1974’te ise Yunanistan’daki iktidarın silahı desteği ile yönetime el koyular. Kıbrıs Elen Cumhuriyeti’ni ilan ederek Türklere soykırım uygulamaya başladılar. Bunun üzerine Türkiye anlaşmalardan kaynaklanan müdahale hakkını kullanarak adada barış ve asayişi sağlamak amacıyla askeri müdahalede bulunmak zorunda kaldı. Asayişi sağlamak için gelen Türk askerlerin saldırması sonucu çıkan çatışmalar sonucu adanın kuzeyinde yaşayan Rumlar, askerleriyle birlikte güneye göç etti.
1975’te liderlerin Viyana’da yaptıkları anlaşmada iki kesimlilik tescil edildi.
Sonuç olarak eğer Rumlar 1963 Kanlı Noel olaylarını başlamasaydı ve daha sonra da Kıbrıs Elen Cumhuriyeti’ni ilan ederek Türklere soykırım uyulamaya başlamasaydı. Can ve mal varlıkları kaybı olmayacaktı.
Çatışmaları başlatan ve Türk ortağını 11 yıl mağdur eden Rumlar, sebep oldukları can ve mal kayıpları için özür dileyerek tazminat ödememeleri bir yana, bir de üstüne üstlük kayıplarının tazmin edilmesini istemektedir.
Sudeten olayı Kıbrıs’ta emsal alınmalı
- 03 Ağustos 2026, 09:37
- 15
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi


