Müzik sonsuz, ses kısadır

26 Mart 2022

Peki. 
Denizi unuttum. Kuşları, hayvanları, ağaçları, çiçekleri… Tepesi karlı dağları ve ilkbaharda içinden şarap kırmızısı laleler ve yumurta sarısı nergisler çıkan yeşil ovaları… Çakıl taşlarını parlatarak akan soğuk sulu dereleri… Heykelleri, tabloları, un ufak olacak olan taş surları, harabeye dönecek piramitleri ve sarayları da.
Ama müziklere ne olacak?
Hüzünlendiren ve şenlendiren şarkılar ve türküler? Mozart’ın (1756-1791) defalarca dinlediğim piyano konçertoları? Ve aklımın listesinde yer alan sayısız melodi?
Onlar ne olacak?
Onlar ki zaten fiziki bir varlığa sahip değildir ve sadece kulak zarımızda meydana gelen bir titreşimden ibarettir.
Onlar da diğerleri ile birlikte yanıp yok mu olacak? 
İşte bu çok acı olur!
Epey zaman önce bir yerde okumuştum. Sesler kaybolmaz, dünyanın sınırlarını aşıp kâinatın boşluğuna yönelir ve orada seyahat eder diye. Ve onları toplayıp yeniden dinlemek mümkündür. Her ne kadar inanmamışsam da bir süre hayale daldırmıştı bu düşünce beni.
O günlerde obsesif bir şekilde Mozart’ın piyano konçertolarını dinliyordum. Bana göre bestecilerin en büyüğü ve çağının en usta piyanisti olan Mozart, 27 piyano konçertosu bestelemişti. Bunların tümünü, verdiği konserlerde çalmak için yazmıştı. Mozart’a kadar bugün Klasik Batı Müziği olarak bildiğimiz eserlerin bestecileri kralların veya asilzadelerin çalışanı idiler. Onlar tarafından maaşları ödeniyor ve sadece onlara çalışıyorlar, onların keyfine göre beste yapıyorlardı. Mozart bu gelenekten koptu ve ilk freelance bestekâr oldu. Zenginlere piyano dersleri verdi. İsteyenlere para karşılığı besteler yaptı ki, son bestelerinden biri olan ünlü Requiem’i bunlardan biridir.  Solisti ve şefi olduğu, abone usulü konserler düzenledi.
İyi para kazandı, ama parasını idare etmesini bilmediği için gelirinin düştüğü son yıllarında dostlarından para dilenmek zorunda kaldı.
Ses boşlukta sonsuza kadar seyahat edemez. Titreşimlerini taşıması için bir maddeye; hava, su, odun, çelik vesaire gibi vasıtaya ihtiyacı vardır. Ses bu maddelerdeki moleküllerin titreşmesi sonucunda oluşur. Moleküller enerji kaybettikçe ses küçülür ve yok olur. 
Işık ise, tersine, boşlukta seyahat edebilir ve bu yolculuğunda herhangi bir vasıtaya ihtiyaç duymaz. Işığın milyarlarca yıl seyahat ederek dipsiz uzaklıklardan dünyamıza ulaşmasının nedeni budur.
Mozart’ın piyano konçertolarının çoğu, klasik müziğin en muhteşem yapıtları arasındadır. Onları gökten yere indirip onun parmaklarından dinlemek ne harika olurdu diye düşünmüştüm. O nasıl yorumlardı kendi bestelerini? Kulağıma nasıl gelirdi, ondan sonra gelen piyanistlerin yorumu ile karşılaştırdığımda? 
Bu konçertolarının bazı bölümleri bitirilmiş olmayıp Mozart’ın kendine yazdığı notlar hâlindedir. Ölümünden sonra, “herhalde tamamlasaydı böyle olurdu” varsayımı ile çalınıyorlar. 
O nasıl çalıyordu?
Öbür dünyada onunla karşılaşmazsam bunu öğrenemeyeceğim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Antalya
Antalya - 1 ay Önce

Ses uzayda yayılmaz, çünkü ses titreşimi enerjiyi bir parçacıktan diğerine aktarmak için (hava, su veya katı gibi) fiziksel bir ortama ihtiyaç duyan mekanik bir dalgadır. Uzay ise, bu titreşimleri taşıyabilecek kadar birbirine yakın parçacıkların neredeyse hiç bulunmadığı, büyük ölçüde boş bir vakum ortamıdır. Işık uzayda yayılabilir; çünkü kendi elektrik ve manyetik alanlarını oluşturan elektromanyetik bir dalgadır; yani hareket etmek için herhangi bir maddeye veya ortama ihtiyaç duymaz.
Mozart'ı özel olarak severiz, Türk marşı (rondo alla turka) bestelediği için. Uzayın bir başka boyutuna giden tüm değerli insanlara buradan selamlar...

Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası - 1 ay Önce

Çok, çok severek okuduğum yazılarınızdan birisi daha Metin Bey. İlk paragraftaki o tabiat sevdanızı anlatan cümleler ne kadar hoş. Mozart hakkında bilgi, ses neden boşlukta sonsuza kadar seyahat edemez, ışık neden seyahat edebilir, buyrun, okuyun öğrenin demişsiniz bize. Ayrıca Mozart’ın piyano konçertolarının bazılarının bitirilmemiş olmasına karşın, bitirilmiş gibi çalındığını da bilmiyordum, bunu da öğrendim. Ve içimizi yakan o son cümle. Şimdi öbür dünyadasınız, merak ediyorum; Mozart ile karşılaştınız mı? Günleriniz nasıl geçiyor? Hâlâ Mozart’ın piyano konçertolarını aynı keyifle dinliyor musunuz? Sizin sayenizde yarın sabah ben de güne, Mozart’ın piyano konçertolarından en azından bir bölümünü dinleyerek başlayacağım.

Yaz
Yaz - 1 ay Önce

Mozart’la sohbet ediyorsunuz. Ben de ağzım bir karış açık zevkten dört köşe, bir sana bakıyorum sevgili MM bir de Mozart’a. Cahilliğimi eksiltiyorum.

Yaz geçerken
Yaz geçerken - 1 ay Önce

Bir insan, ardından diğer insanlara kalan düşüncelere dönüşerek yaşamaya devam ediyor.

Neclaerşen
Neclaerşen - 1 ay Önce

Umarım karşılaşırsınız..

Ruh ikizi
Ruh ikizi - 1 ay Önce

Necla Hanım’la aynı kanaatteyim.

Aksoy
Aksoy - 1 ay Önce

Bu yazının önceki tekrar yayımının altına yazdığım yorumda bu karşılaşma için şöyle bir konuşma hayal etmişim:
“Piyano konçertolarınızın hepsini dinledim. “
“Evet biliyorum, ben de sizin bütün yazılarınızı okudum”
“Öylemi nasıl olur, bu kadar yazar varken benim yazılarımı mı okudunuz?”
“Evet, hem de büyük bir zevkle.”
“Bana göre bestecilerin en büyüğü ve çağınızın en usta piyanistisiniz. Dünya var oldukça unutulmayacaksınız eserleriniz hep çalınacak.”
“Evet bunun farkındayım, ama bu farkındalığa öldükten sonra vardım. Sizde çağınızın en iyi yazarlarındansınız. O kadar özgün ve herhangi bir korkuyu umursamadan yazıyordunuz k; Bir keresinde “Bahçede Oturuyorum ve Canım Çay İstiyor” başlıklı bir yazı yazmıştınız. Yazısına böyle bir başlığı kolay kolay kimse atamaz. ‘Tohumlar dünyadaki en güzel şeyler olabilir mi?’ diye yazmıştınız o yazıda hiç unutmuyorum.
Öldükten sonra bile her yazısı yeni bir yazı gibi beklenen kaç tane yazar vardır. Siz de hiç unutulmayacaksınız.”

Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası @Aksoy - 1 ay Önce

Sn. Aksoy, tekrar paylaşıldığı zaman bu yorumunuza cevap yazdım mı hatırlamıyorum. Eğer yazmadıysam ya da yazdıysam da şimdi bir kere daha yazmak isterim: Metin Bey’i ne güzel anlatmışsınız. Bu diyaloğu keyifle okudum. Elinize, emeğinize sağlık.

banner582

banner471

banner628

banner473