Resmi hizmet aracı sorunu

 Gelir kaynakları sınırlı olan bizim gibi bir ülkede devlet kuruluşları ile belediyelerde, resmi hizmetler için, salon araba kullanılmasının isabetli olmadığı görüşündeyim.
Çünkü arabaların alımı için harcanan para, sigorta, yakıt, bakım ve onarım giderleri bütçeye ağır yük getirmektedir.
Üstelik bazı durumlarda da resmi hizmet araçlarının özel işlerde kullanıldığı zaman zaman basında açıklanmaktadır.
Çağdaş ülkelerde bizde olduğu kadar yaygın resmi hizmet arabası kullanılmıyor. Geçmişte İngiliz ve Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde de devlet kuruluşlarında resmi hizmet aracı olarak hiç salon araba kullanılmamaktaydı.
İngiliz ve Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde resmi araç kullanılmamasına rağmen, ülkede hizmetler daha başarılı yürütülmekteydi. Devriye hizmeti, denetimler daha fazlaydı, tüm ülke gözetim ve kontrol altındaydı.
 Görevlileri seyahat etmek zorunda olan tarım, veteriner, orman, tapu, Karayolları gibi dairelerde, hizmet aracı olarak Land -Rover kullanılırdı. Lüks salon araç kullanılmazdı.
 Tarımcı, veteriner, idare amirleri ve benzeri memurlar görev yerine, kendi arabaları ile gider ve karşılığında yolluk ödeneği alırdı. 
Görevi gereği seyahat etmesi gereken memurlara devlet, yıllık maaşı tutarında faizsiz 5 yıllığına kredi verir ve her ay maaşından kesinti yaparak borcunu sıfırlardı.
Böylece devlet araba alımı, sigorta, kaza, bakım onarım gibi işlerle uğraşmazdı ve sonuçta bütçeye de yük olunmazdı.
Ayrıca resmi hizmet araçlarının özel amaçlarla kullanılması sonucu, devlet zarara uğratılmazdı.
 Daha ekonomik olması nedeniyle halen birçok uygar ülkede, resmi araç kullanılması yerine,  memurlara harcırah ödenmesi tercih edilir.
Halen güneydeki Rum yönetiminde de seyahat etmek zorunda olan memurlar görevlerine kendi özel arabaları ile gider ve karşılığında harcırah alırlar.
Yaşanan deneyimler, resmi hizmet aracı kullanılmasının yönetimde faaliyetlerin daha başarılı ve verimli yürütülmesine katkıda bulunmadığını göstermektedir.
KKTC’de resmi hizmet arabaları için yapılan büyük harcamalara rağmen, devlet faaliyetlerinin yürütülmesinde denetim ve gözetim hizmetlerinin istenen düzeyde olmadığı hatta sıfır noktasına yakın olduğu inkâr edilemeyecek bir gerçektir.
Örneğin tüm devlet kuruluşlarında resmi hizmet araçları bulunmasına rağmen yasaların uygulamasının sağlandığı söylenemez.
 Bir hafta önce temizlenen Altın kumsalın yeniden kirletilmesi, yasaya aykırı olarak dere yataklarına inşaat izni verilmesi, yolların kan gölüne dönmesi, her yerin çöplerle kaplanması, gürültü kirliliğinin önlenememesi ve yasaların uygulamasındaki laçkalık,  binlerce resmi hizmet aracına rağmen devlet kuruluşlarının gerekli denetim gözetim hizmetini yapmadığının kanıtıdır.
Bu durumda halen resmi hizmet aracı olarak kullanılan tüm salon ve lüks Jip araçlar satılarak elden çıkarılmalı ve bütçe bir yükten kurtarılmalı.
Satılacak araçlardan elde edilecek gelir de oluşturulacak özel harcırah kaleminde muhafaza edilmeli. 
Burada biriken para, işi gereği seyahat etmek zorunda olan memurlara araba alması için avans verilmesinde kullanılmalı. 

YORUM EKLE