Türk’ün Gutsulli Ormanı

Alevkayası
Dün ormanda yürürken yol kenarında bir yerde, yirmiden fazla sigara izmariti saydım.
Ya da çocukluğumun deyimi ile gutsulli.
Burası yolun araç park edilmesi ve manzaranın seyredilmesi için cep yaptığı bir yerdir.
Anlaşılan burada durup ağaçların arasından denize ve Anadolu’nun dağlarına bakanlar, sigaralarını yakıyorlar ve izmaritleri arabalarının küllüğüne değil yere atıyorlar.
“Bir kıvılcım yeter hazırım bak,” diyen ormanda.
Tahta kafalılığın bu kadarı görüldü mü, siz bana söyleyin.
Durun. Gitmeyin.  
Sadece o yerde değil. Başka ceplerde ve yol kenarlarında da bir sürü izmarit var.
Yer diye bahsettiğim, Alevkayası’dır. Yirmi küsur yıl önce büyük bir yangın çıktığında Beşparmak ormanlarının yarıdan fazlası yanmıştı. O yangından kalan son orman parçası.
Demek ki ormanı kül tablası olarak kullanan bir sürü insan var.
Yangın çıkmamış olmasını bir mucizeye borçluyuz.
 
Sömürge zamanında açılan bu yol, Beşparmaklar’ın bir ucundan diğer ucuna  giden yolun bir parçasıydı. Yapılma amacı ise yangında kullanılmak ve kesilen kütükleri taşımak idi.  
Orijinal hâlinde stabilize topraktı ve bu hâlde iken hemen hemen hiç kullanılmıyordu. Ne yazık ki bir süre önce yol asfaltlandı. Trafik arttı.
Bazen yol yapmak ileriliğin değil geriliğin sembolüdür. Bu da o hâllerden biridir.
Boşuna nefes tükettiğimi biliyorum, ama gene de konuşayım ve daha önce söylediğim bir şeyi tekrarlayayım:
Sıcağın arttığı, ormanın kava dönüştüğü zamanlarda, böyle yerleri yangından korumak için özel önlemler almak gerekir.
Ormanlar özellikle yaz aylarında halka kapatılmalıdır.
Ormanların bazı bölümlerine giriş tamamen yasaklanmalı, kuşların, tavşan, tilki, gibi canlıların tehdit altında olmadan çoğalması sağlanmalıdır.
Bizim buralarda yanan ağaçların yerine ekilen yenilerinin olgunlaşması 30-40 yıl alır.
Uyanmalı cehaletimizin ve geri kalmışlığımızın uyuşukluğundan kurtulmalıyız.
İklim felaketinin etkisini azaltmak için ulusal bir Doğa ve Bitki Politikası benimsemeliyiz.
 
Bunun için:
 
·      Ormanlar, Mayıs başından Eylül başına kadar insanlara kapatılmalıdır.
·      Köylerde ve kırsal alanlardaki beton kaldırımlar sökülmeli, yerine ağaç dikilmeli ve kır çiçeği ekilmelidir.
·      Kamusal alanları kirletenlere sert cezalar verilmelidir.
·      Evlerin bahçelerini beton veya başka maddelerle örtmek yasaklanmalıdır.
•     Ekim alanlarının çevresinde kır çiçeklerinin yaşamasına izin verecek şeritlerin oluşması yasal bir zorunluk hâline getirilmelidir.  
·      Yol kenarları birer orman şeridi hâline getirilmelidir.  
 ·      Av yasaklanmalıdır.
 ·      Anaokullarından başlayarak doğa dersleri verilmeli, çocuklar doğaya zarar vermeden, yeşili severek büyütülmelidir.
·       Müteahhitlere inşa ettikleri yapılarla orantılı metre kare alanlara ağaç dikme zorunluluğu getirilmelidir.
 
Umarım son orman yangını bir ağlaşma değil, değişim vesilesi olur.
 
Not: Bu yazının giriş bölümü geçen yılın ekim ayında yayımlanmış, ikinci bölümü pazar günü başlayan orman yangınından sonra yazılmıştır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Op.Dr.İlkan Ertuğ
Op.Dr.İlkan Ertuğ - 1 hafta Önce

Şahane anlatım ve uyarılar olmuştur.Baş,Baş olmalı.Vatandaş da şerefli olmalı ve çevreye zarar vermemeli.Avlanmak kesinlikle uzun yıllar yasaklanmalı.Ankara'da şehir merkezinde değişik kuş sesleri duymaya başladık.Önlemlerin faydasıdır.