Verimli olun ve çoğalın mı?

 Elimde bahçe makası, yabani kerevizlerin üzerine yürüdüm, ama daha tam açmamış çiçeklerinin üzerinin arı ve sinek kaynadığını görünce durdum.
 
Az daha kendi atasözüme örnek olacaktım: Cahil kişinin verdiği zarar, kötü kişinin verdiği zarardan büyüktür.
 
Amacım; çiçekleri, açılıp tohuma dönüşmeden kesmekti.
 
Yabani kereviz, iki metre boyunda bol miktarda tohum veren, cömert ve arsız bir Akdeniz bitkisidir... (Atıyor olabilirim. Akdeniz bitkisi olmayabilir, ama adada o kadar çabuk çoğalır ve sağlıklı büyür ki yerlidir diye düşünüyorum.)
 
Tohumların büyük bir bölümü kerevizin yakınına düşerek kısa zamanda büyür.
 
Bahçenin kereviz dolmasını istemediğim için çiçeklerini tohum aşamasında kesiyorum.
 
Kesiyordum.
 
Artık kesmiyorum. Arıları, kelebekleri ve sinekleri görünce vazgeçtim.
 
Bu yaratıkların çiçeklerle alışverişi ilginçti. Çiçekten bir şey alıp hemen gitmiyorlar, üzerinde duruyorlardı. Buna pek durmak da denmez. İçinde sanki bir şeyler arıyorlar veya kendilerini çiçeğe sarmalamak veya çok âşık bir erkek nasıl sevgilisinin memelerinin arasında kaybolup bir daha geri dönmek istemezse, o şekilde içine girip bir daha çıkmamak istiyorlardı.
 
Sanki.
 
Bana öyle geldi.
 
“Ne kadar aptal bir adamsın MM” dedim kendi kendime, ilk defa olmayarak. “Bir yandan arılar, kelebekler ve sinek minekler için çiçek veren ağaç dikiyorsun, diğer yandan yüzlerce çiçek taşıyan yabani kerevizlerin çiçeklerini kesmeğe kalkıyorsun. Pes!”
 
Bunu herkesin zaten biliyor olması veya artık bilmesi lazım:
 
Arılar, sinekler, böcekler yeryüzündeki hayatın devamında önemli rol oynar.
 
Karada yaşayan canlıların çoğu böcektir. Böceklerin, insan dâhil birçok tür için yaşamsal faydaları vardır.
 
Kuşlara, yarasalara ve diğer küçük memelilere gıdadırlar.
 
Yeryüzündeki bitkilerin dörtte üçünü döllendirirler, yani çoğalmalarını sağlarlar.
 
Toprağı zenginleştirirler ve zararlıların çoğalmasını önlerler.
 
Sinekler yok olursa kuşların hemen hepsi açlıktan ölür.
 
Bilimsel araştırmalar; sinek/böcek türünün hızla yok olmakta olduğunu, bunun sonucunun “doğanın ekosistemlerinde felaketle sonuçlanan bir yıkım” olacağını gösteriyor.
 
Kısa bir süre önce yayınlanan bir araştırmaya göre, böcek türünden canlıların yüzde kırkının önümüzdeki birkaç on yıl içinde yok olması bekleniyor.
 
Suçlunun kim olduğunu söylememe gerek var mı?
 
*
 
Dünyada, doğaya zarar vermeden nasıl yaşanır, bu en  önemli ders kabul edilmeli ve okullarda öğretilmeli: Anaokullarından başlayıp üniversite son sınıfa kadar.
 
Araba kullanmak için ehliyet verilir ya. 
 
Dünyayı kullanmak için de sınava girilmeli ve ehliyet alınmalı.
 
Kaza yaptın mı, mesela yabani kerevizin çiçeklerini kestin mi, ehliyetin elinden alınacak.
 
Cezaya çarptırılacaksın.
 
Ağaç dikme, yol kenarlarına veya tarla sınırlarına çiçek ekme, deniz, yol kenarlarından, parklardan çöp temizleme gibi. 
 
 
*
 
Tevrat’a göre (Yaratılış 1.24-28) Yaratılış’ın beşinci gününde Tanrı diğer yaratıklara can verdi.“Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türesin diye buyurdu.”
 
Sıra insana geldi.
 
“İnsanı erkek ve dişi olarak yarattı. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun,” dedi. “Onları kutsayarak, ‘Verimli olun, çoğalın’ dedi, ‘Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.’”
 
Oldular. Ve bugün yaşananlar ve yaşanmaya devam edecek olanlar oldu. 

YORUM EKLE