13 Mart 2021
1950 yazında bir gündü.
Ünlü İtalyan fizikçi Enrico Fermi (1901-1954) ile üç meslektaşı öğle yemeği için New Mexico’daki Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’ndan çıkmışlardı.
Yürürken o günlerde Amerikan gazetelerine konu olan uçan daireleri konuşuyorlardı.
Kâinatta, dünyaya uzay aracı yollayacak kadar gelişmiş yaratıklar olabilir miydi?
Yemekte Fermi ansızın bağırdı: “Varsa, neredeler?”
İtalyan bilim adamının bu sorusu daha sonra “Fermi Paradoksu” olarak bilinen olan bir tartışma başlatacaktı.
Dünya, Samanyolu Galaksisi’nin kenar mahallelerinin birinde dönüp duran sıradan bir gezegendir.
Samanyolu, NASA’nın bulgularına göre, gözlenebilir kâinatta var olan 200 milyar galaksiden bir tanesidir.
Güneş ise Samanyolu’ndaki 200 milyar yıldızdan sadece biridir.
Diğer yıldızların çevresinde de Dünya gibi hayata müsait olan gezegenler dönmekte.
Uzayın tamamında yaşam barındırmaya uygun gezegen sayısı kentilyonlarla hatta sekstilyonlarla (1 ve 21 sıfır) ölçülüyor – yani dünyanın bütün kumsallarında bulunan kum tanesinden fazla.
Sayılar böyle olduğuna göre sonsuz mekân ve zamanın içinde dönen başka gezegenlerde de hayat olduğunu düşünmek makul, hatta istatistiki bir kesinlik değil mi?
Hesaplamalara göre,
· Sadece Samanyolu’nda en az 100 milyar dünya benzeri yaşanılabilir gezegen varsa,
· Ve kâinattaki galaksi sayısı 2 trilyon ise,
· Ve bu galaksilerin her birindeki dünya benzeri gezegen sayısı aşağı yukarı Samanyolu’ndaki kadar ise,
· O zaman hayat denilen şeyin sadece dünyamıza has bir olgu olması neredeyse imkânsızdır.
Kâinattaki yıldızların ve gezegenlerinin çoğu Güneş’ten çok daha yaşlıdır.
İşe Fermi Paradoksu bu aşamada devreye giriyor:
Eğer hayat bu kadar yaygınsa, neden onu görmüyoruz, neden kendini bize göstermiyor?
Birçok neden olabilir:
· Uzayda zeki yaratık ya çok nadir bulunur ya da hiç yoktur.
· Zekâya sahip canlılar doğal olaylar sonucunda periyodik olarak yok olur.
· Zeki uzaylılar ileri teknoloji geliştirmemiş olabilir.
· Zekâ sahibi canlıların doğasında kendilerini yok etmek vardır.
· Zekâ sahibi canlıların doğasında başka zekâ sahibi canlıları yok etmek vardır.
· Yabancı hayat bizim fark edemeyeceğimiz kadar yabancı olabilir.
· Uygarlık kozmosta kural değildir.
· Uzayda canlı varsa bile onları keşfetmek birçok sebeple çok zordur.
· Geldiler ama bizi ilkel buldukları için dönmemek üzere gittiler.
- kâinatta hayat emaresi bulamamamız hayat olmadığını kanıtlamaz. Evden çıkarken arabanın anahtarını bulamamamızın anahtarın olmadığını kanıtlamadığı gibi.
Dünya alelade bir gezegen olabilir ama üzerinde taşıdığı hayat alelade değil, belki de kozmosta bir tanedir. Her ne kadar ona çöp muamelesi yapıyorsak da...



Belki de hiçbir canlının ömrü, gezegenler arasındaki yolculuğa yetmiyordur.