Yangınlar meselesi



Yol ve boş arazilerdeki kuru otların zamanında temizlenmemesi, görsel kirlilik yanında, görev ihmali ve yangın felaketine davetiye çıkarmaktır.
 6/1979 sayılı Arazi Yangınları ile Mücadele Yasasının 5(3) maddesi uyarınca, ilgili devlet kuruluşları, her yıl anayollardaki ve refüjlerdeki kuru otları zamanında temizlemekle yükümlüdür.
Yürürlükteki yasaya ve elzem bir hizmet olmasına rağmen, kuru otlar bazı yıllarda hiç temizlenmez. Bazı yıllarda da genellikle doğaya duyarlı köşe yazarlarının ve doğasal çevre ile ilgili STÖ’lerin ısrarlı şikâyetlerinden sonra,  geç temizlenir.
Eskiden beri yaz ayları sıcak ve yağışsız olan ülkemizde, küresel iklim değişikliği sonucu, halen kavurucu sıcaklar daha da artmıştır. 
Geçen kış aylarında da bol yağış düşmesi sonucu, bu yıl yol kenarları ile yerleşim yerlerindeki boş arazilerde geçmişe göre çok daha fazla yabani ot çıktı.
Yol kenarlarında ve yerleşim yerlerindeki boş arazilerde bulunan otların temizlenmemesi durumunda, otların içinde kırık cam parçaları bulunması ve/veya sorumsuzca sönmemiş sigara izmariti atılması durumunda, yangın çıkma olasılığı oldukça yüksektir.  
Nitekim her yıl yaz ve sonbaharda anayollarda mutlaka yangın çıkmaktadır. Bu yıl, henüz yaza yeni girmemize rağmen ciğerlerimiz yandı, anıt zeytin ağaçlarımız bile kül oldu.
Küçük ülkemizde orman ve ağaçlıklarla yerleşim yerleri arasındaki mesafe fazla olmaması nedeniyle, olası yangın kolayca yayılabilmektedir.
Yakın zamanda bize göre yangınla mücadelede çok daha fazla araç gereç ve personele sahip olan Avustralya ve Amerika’da çıkan yangınların aylarca sürmesi, ilk başladığı zamanda müdahale edilmeyip söndürülemeyen ve yaygınlaşan yangının, kontrol altına alınmasının kolay olamayacağını gösterir. Bu nedenle mutlaka yangın helikopteri almalıyız.
Yaşanan acı deneyimden sonra, daha büyük yangın felaketi ile karşılaşmadan,  Hükümet ile belediyelerin yangına sebep olabilmesi nedeniyle, kuru ot temizliğini acilen yapması gerekir.
Resmi kuruluşların yasaya rağmen yollardaki ot temizliğini yapmaması durumunda, halkın yangın riskine karşı önlem alınmasını beklemenin ve talep etmenin bir anlamı olamaz. 
Güneyde ve başka ülkelerde ekstradan temizlik vergisi alınmamasına karşın, bizde, su faturaları ile vatandaşlarımızdan temizlik vergisi alınır.
Yollarımız ülkemizin yüzü gibi olup, temiz tutulmaması; vatandaşlarımızı rahatsız etmesi yanında, ülkemizi ziyaret eden Turistler ve burada yaşayan yabancılar bakımından da sakıncalı ve utanç vericidir. 
             Tanesi birkaç yüz TL olan 5-6 tırpan makinesi ve 5-10 işçi ile çözümlenebilecek bu kadar basit bir sorunun sürüncemede bırakılması, üzücü olduğu kadar ayni zamanda devletimizin saygınlığına gölge düşüren bir duyarsızlık ve umursamazlık örneğidir.
    Ülkemizde yangın felaketi riskinin çok yüksek olduğu bilindiğine göre, bu konuda umursamazca ve sorumsuzca davranılmamalı ve yaz ayları girişinde mutlaka gereken koruyucu önlemlerin alınması sağlanmalı.
             Özellikle ot temizliği, yangın gözetleme kulelerinde gözcü bulundurulması, asla ihmal edilmemeli.
 Ülkemizde artık böyle felaketlerle karşılaşmamak için, yasalara uymayan sivil kişiler gibi, yasalara uymayan ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen resmi görevliler hakkında da işlem yapılmalı.

YORUM EKLE