Yeni bir yıla girerken

Geride bıraktığımız yıl, pandemi nedeniyle tüm ülkeler gibi KKTC için de iyi bir yıl olmadı. 2022’de pandminin kontrol altına alınması ve tüm dünyada yaşamın normale dönmesi temenni edilir.
Geçen yıl pandemi nedeniyle ülkemize çok az sayıda turist ve üniversite öğrencisi gelmesi, ayrıca çok sayıda kuzeyli soydaşımızın ülkemizden ayrılması, özel kesimin işlerinin azalmasına ve büyük kayıplara uğramasına sebep oldu.
Siyasilerin basiretsiz ve ideolojik saplantıları sonucu Kuzeyli soydaşlarımızın ayrılması nedeniyle; tarımsal faaliyetlerde dikkati çekecek derecede gerileme oldu. Üretim azaldı, taze sebze, meyve arzının yeterli olmaması sonucu fiyatlar anormal derecede arttı.
2022 yılında ekonomik faaliyetlerin normal sürdürülebilmesi için, önümüzdeki seçimde işbaşına gelecek olan hükümet öncelikle; turizm, sanayi, tarım, inşaat kesimlerinin düz işçi ve teknik personel kıtlığına çare üretmelidir.
Kişisel görüşüme göre kısa vadeli çözüm olarak, işçi ve teknik eleman sıkıntısının belirlenecek ilkeler çerçevesinde resmi kanaldan anavatandan temin edilmesi her bakımdan isabetli olacaktır.
Halen hemen hemen tüm ekonomik sektörlerde çalışan Afrikalı, Uzak Doğulu işçiler, kazandıkları paraların önemli bir kısmını döviz olarak ülkelerine göndermektedir. Ayrıca ciddi suçlarla yaşamımızı olumsuz yönde etkilemektedirler.
Yeni yıl, Milletvekili seçimi ve yeni hükümetin işbaşına gelmesi bakımından da Kıbrıs Türk halkı için büyük önem taşımaktadır.
Geleceğimizin belirlenmesi, dış güçlerin içimizdeki işbirlikçilerle bizi içeriden çökertme faaliyetlerinin durdurulması, devlet kuruluşlarının etkin ve başarılı çalıştırılabilmesi, ekonomik sıkıntılara çare bulunması, herkesin şikayetçi olduğu disiplinsizlik, başıbozukluk, popülizm gibi sorunlardan kurtulmamız bakımından iş başına gelecek siyasi iktidar belirleyici olacak. 
Önümüzdeki yıllarda insanlığın, tüm dünyamızı etkileyecek küresel iklim bozukluğundan etkileneceği ileri sürülmektedir. Küresel iklim bozukluğunun atmosferin aşırı derecede kirletilmesi ve kutupların manyetik alanının değişmesinden kaynaklandığı ileri sürülmektedir.
Bazı bilim adamlarına göre güneşteki patlamalar, kutupların manyetik alanında değişikliklere sebep oluyor. Küresel iklim bozukluğu da kutupsal kayma olarak adlandırılan, kutupların manyetik alanının değişmesine bağlanıyor. Beşinci Kutupsal kayma olarak adlandırılan bu son değişimde, daha önceki değişimlerde olduğu gibi, kutupların manyetik alanının değişeceği ileri sürülüyor.
Kutupların yer ve açı değiştirmesi, buradaki buzulların eriyip yok olmasına sebep olacak. Yaşanan dönemde kutuplardaki buzulların erimeğe başlaması, yeniçağa girilmekte olduğunun ipuçları olduğu ileri sürülüyor.
Ayrıca, maddi kazanım nedeniyle atmosfere aşırı miktarda sera gazları verilmesi de küresel iklim bozukluğu ve ısınmaya sebep olduğu herkes tarafından kabul ediliyor.
İçinde bulunduğumuz bölgenin küresel iklim bozukluğu ve ısınmadan en fazla etkileneceği ileri sürülmektedir. Bu nedenle KKTC olarak bu konu ile ilgilenmeliyiz.
Küresel iklim bozukluğu sonucu, eskiden kuraklığın periyodik olarak 5-10 yılda bir görülmesine karşın, artık çok daha sık yaşanacak.
Kuraklık kapımıza dayandığına ve bundan sonra da şiddetinin artacağı anlaşıldığına göre, mevcut su kaynaklarımızı çok dikkati ve idareli kullanmak zorundayız.
Yakın geçmişte anavatanla imzalanan su protokolü mutlaka uygulanmalı ve yer altı su kaynaklarımızın rehabilite edilmesi sağlanmalıdır.
 1974 yılından sonra anavatanın mali desteği ile yapılan tüm göletlerin bakımı yapılmalı ve depolanacak sudan mutlaka üreticilerin yararlanılması sağlanmalı;
Yer altı kaynaklarından, düşen yağışlara bağlı olarak beslenmenin üzerinde su çekilmemesi için, tüm su kuyularına sayaç konulmalı;
Su fakiri bir ülke olduğumuz dikkate alınmalı ve atık sulardan, risksiz olması bakımından hayvan yemi ve ağaç yetiştiriciliğinde mutlaka yararlanmanın yolları bulunmalı.
Bütün bu önlemler yanında yer altı su kaynaklarının beslenmesinde ve yağışlar üzerinde olumlu etkisi olduğu bilinen ormanlarımızı da, koruyup artırmağa çalışmalıyız. 
Küresel iklim bozukluğu nedeniyle bundan sonra yağışlar daha az, fakat çok düzensiz ve sağanak şeklinde olacak. Bu nedenle sel felaketi ile daha sık karşılaşacağız. Bu gerçek dikkate alınmalı ve uzun yıllarda doğal olarak oluşan ve yağmur sularının zararsız akmasını sağlayan dere yatakları eski durumuna getirilmeli.

YORUM EKLE

banner456

banner472