Diyalog Gazetesi
2026-09-07 09:28:51

Gemi faciası ve siyaset

Ferdi Sabit SOYER

07 Eylül 2026, 09:28

Girne’de toplu cinayete dönen deniz faciasından sonra ele alınması gereken konular var. Bunun en başında, bu facianın nedenlerinin her yönü ile objektif tespiti gelir. Ancak bunun sağlıklı yaşanabilmesi için yapılması gerekenler var. Evet, mahkeme süreci en başta gelen olmalıdır. Bu konuda sanık olarak mahkemeye çıkarılanların, “masumiyet karinesine” uygun olarak değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca konu ile ilgili birinci dereceden sorumlu olan siyasetçi ve bürokratlara yaklaşırken de meseleye aynı değerle bakmak gerekiyor. Bunu böyle yazdığım için bana öfke duyacak, duyarlılığı yüksek olan insanlar var olacaktır. Ancak konunun özünden sapmaması için, bu değerlerden sapılmaması gerekir. Türkiye medyasında ciddi bir yeri olan Sayın Nagehan Alçı hanıma ulaşıp, konu ile ilgili konuşan Sayın Arıklı’nın söyledikleri bu tespitimi doğrular niteliktedir. Sayın Arıklı görevden alınma konusunu, siyasi ve ideolojik konumuna bağlıyor. Partisi büyüdüğü için UBP’nin ona karşı duyduğu husumet. İkincisi ise solcuların ve Rumcuların kendine karşı gösterdiği düşmanlık. Bakın bu ifadeyi okuyunca, “vay be UBP, sende en nihayet solcuların ve Rumcuların komplolarının ortağı oldun” diye tanımlandın. Eh, “etme bulma dünyası mı?” diyelim. Ancak ne isterse olsun, bu ifadeler yazının ilk başında yazdığım hedeflere bağlılıktan kimseyi uzaklaştırmamalıdır. Yani ne cevap verilmeli, ne de polemiğe girilmelidir. Aksi, bu olayın esas zeminden uzaklaşmasını ve temel meselelerin sakatlanmasını getirir. Baksanıza Ana Muhalefet CTP verdikten sonra, Hükümetin büyük ortağı UBP de Meclise Araştırma önerisi verdi. Çok güzel bir ortak payda başlangıcı. Ayrıca Sayın Arıklı da yasal olarak mümkün olamayacağını bilmesine karşın; dokunulmazlığının kaldırılması için müracaat edeceğini söylemişti. Yani objektif sonuca itirazı yok. Şimdi olay yargıda iken; gerçekleşecek bu Meclis Araştırma olayının, ortaya çıkaracağı gerçekler yargı sürecine de destek sağlayacaktır. Ama artık seçim kapıya geldiği için, bu Araştırma olgusunu ne iktidarın büyük ortağının kendini, küçük ortağı üzerinden savunma zeminine. Ne de muhalefetin büyük, küçük demeden seçim öncesi hükümeti vurma zeminine dayanmalıdır. Objektif olarak olayı, her yönü ile açığa çıkaracak bir esasa dayanmalıdır.
Ayrıca siyaset ve sivil toplum, “iyilikten maraz doğar“ sözünü de hatırlamalıdır. Çünkü Türkiye ambargolar nedeni ile deniz ve hava ulaşımında sorun yaşayan Kuzey Kıbrıs’a dönük bazı “iyilik” davranışları yapıyor. İşte bu davranışlar sonuç itibarı ile marazlar çıkartıyor. Bunun bir örneğini ele alalım. Bu deniz faciasının arkasından Akgünler’e ait RO RO gemisi Mersin’de uluslararası denizcilik kuralları temelinde denetlendi… Buna kimse kızmamalıdır. Çünkü, bu uluslararası kurallara uygunluk arayışı, bugün RO RO gemisine yapıldığı gibi aransaydı; ne Türkiye’den ne de Kıbrıs’tan hiçbir iş insanı, bürokrat ve siyasetçi; Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamalarında ifade edilen sorunları taşıyan söz konusu o gemiye sefer hakkı vermezdi. Bunun için artık siyaset dünyası ve sivil toplum; Türkiye – Kıbrıs Türkleri ilişkisini, “’Anavatan – Yavruvatan” duygusal anlayışı ile değil; aksine, kuralların ve kurulların değerlerine dayanan ilkeli ilişki temelinde öne almalıdır. Çünkü ambargolar altında deniz ulaşımında sorun yaşayan Kuzeye, iyilik yapılmak için kuralları göz ardı eden tavırlar ve tutumlar, gittikçe daha fazla can kaybı ve moral erozyonuna yol açan gelişmelerin doğmasına sebep oluyor. Hele bunları dile getirmeye çalışanlara da Türkiye düşmanı ya da Rumcu diye saldırılırsa, bu ilişki hiçbir zaman yaratıcı bir zeminde gelişemez. Yargı sürecinin sağlıklı gelişmesine herkes katkı koymalıdır. Ayrıca, “Kamu - Özel Ortaklığı” temelinde, elbette ki devlet ve Türkiye’nin de desteği ile hava ve deniz ulaşımında, uluslararası kurallara dayanan yatırımlara kapı açmayı da gündemin esaslı yerine koymalıyız. Sözün özü. Deniz ve hava ulaşımı için toplumsal politika gelişimine ihtiyaç var. 

Yorumlar (1)

Muslihiddin 2 Saat Önce

Ne oldu, hani Turkiyenin ne askerini ne de parasini istiyordunuz? Mesela siz her hafta GKRY'ne alisveris ve hamburgerciklerinizi yemeye gitmeyip, o parayi gemi alma fonuna bagislayabilirsiniz.. Siz basbakan iken batan gemi icin cansiperane yaptiklarinizi buraya yazarsaniz, cok iyi olur..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.