Diyalog Gazetesi
2026-07-02 09:59:57

Sevgül Uludağ ve Bektaş Göze

Ferdi Sabit SOYER

02 Temmuz 2026, 09:59

Sevgül Uludağ’ı ebediyete yolcu ettiğimiz gün, Bektaş Göze’nin yaşama veda ettiği haberi geldi. Pek çok insanımızın yaşama veda ettiği bu günlerde, bu acılar insanı sarsıyor.. Her ölüm acıdır. Aile efradı, arkadaşlar, akrabalar, dostlar acı içine girer.
Sevgül Uludağ, çok değerli gazeteci kimliği yanı sıra, kararlı bir barış, demokrasi mücadelecisi idi. Gazetecilikte ve barış mücadelesinde sınırlar, yasaklar ve tabular onun için engel değildi. Hele kayıp şahıslar konusunda gerçekleştirdikleri unutulmazdır. Bir yerde okumuştum. Hüman ifadesinin dayandığı temelin, ‘ölüsünü gömen, ya da kendi geleneğine göre defneden hayvandan’ geldiği yazıyordu. Ölüsünü gömen, yakan ya da bir başka usulle, vefat eden insanın cansız bedenini, “kurda, kuşa” bırakmayan hayvanın insan olduğu gerçektir. İşte Sevgül Uludağ, Kıbrıs savaşlarında vahşi militarizmin yol açtığı olaylarda, ister savaşta, isterse yolda, tarlada ya da evinden alınıp katledilen; yüzlerce insanın cansız bedenlerinin; gizli gizli ‘yedi kat’ yer altına, ailelerinden, toplumlarından habersiz gömüldükleri, bu insani olmayan vahşi gerçeğin gün yüzüne çıkması arayışının aktivisti idi. Özellikle, 24 Nisan 2004 Referandumundan sonra gelişen siyasi ortamda, Kuzeyde Sayın Talat’ın CB seçilmesi. Bununla birlikte CTP’nin büyük ortak olduğu DP ile kurulan koalisyon hükümeti. Ayrıca hakkını da vermek gerekir, Hükümet Ortağı Sayın Serdar Denktaş’ın da konuya dönük desteğinin, siyasi alanda getirdiği olumlu katkı, yeni durum yaratmıştı. Bu zeminde, Kuzeyde Kayıp Şahıslar Komitesi’ne Sayın Gülden Pülümer Küçük’ün Başkan ve ortak çalışacağı arkadaşlarının atanması, bu yeni ortamın gelişmesini pekiştirdi. İşte bu değişen ortamda, Sevgül Uludağ, cesaretle ortaya çıktı. Kendisine dönük tüm saldırılara, baskılara ve ahlaksız tavırlara karşın konuyu ele aldı. Gerçeğin ortaya çıkması için her kararlılığı gösterdi. Kayıpları ulusal, toplumsal, dini kimlikleri ile değil; ama onların ana dili ne isterse olsun her birinin; annesi, babası, kardeşi, eşi, çocuğu, arkadaşı olduğu gerçeğine dayanarak bulunup, uygun usullerle defnedilip; ailelerinin, arkadaşlarının onları anabilecekleri bir mezara sahip olmasına katkı sağladı. O vahşi geçmişimizin, insani bir değerle örtülmesi için çalışma yaptı. Eniştesi, Kutlu Adalı’nın vahşice öldürülmesi onu, korkutmadı. Bu nedenle o Kıbrıslı Türk ve Rumlarının, savaşlar nedeni ile akan gözyaşlarının; önce bir barış pınarına, sonra ırmağına dönmesine katkı sağladı, 
Bektaş Göze; 1974 sonrası Kıbrıs Türk Toplumunun demokratik kurumlaşması sürecinde aktif rol aldı. O 1968 kuşağının Türkiye ve Kıbrıs Türk Toplumuna getirdiği ilerici, devrimci enerjinin aktif katılımcısı idi. Bu birikimle, 1974 sonrası Kuzeyde Jeoloji ve Maden Dairesine, İTÜ eğitiminin verdiği bilgi ile girdi. KTMMOB üyesi oldu.1979- 1992 yılları arasında KTMMOB Başkanlığını yaptı. Daha sonra KKTC Jeoloji ve Maden Dairesinin Müdürlüğünü gerçekleştirdi. Yaşamının her anında, Kıbrıs’ta barış ve Kıbrıs Türk Toplumunun demokratik kimliğinin ve kurumsallaşmasının gelişmesi için gereken katkıları yaptı. Şimdi bu iki güzel insanı vakitsiz kaybettik. Onları unutmayacağız. Ailelerinin, toplumun başı sağ olsun. Toprakları bol ve devir daim etkili ve güçlü olsun…

Yorumlar (1)

Konteyner Evler 3 Saat Önce

Konteyner Evlere artik bir dur denilmeli.. Belediyeler mi, Icisleri Bakanligi mi, Polis Teskilati mi her kim yetkilisiyle, derhal bir onlem alinmali, burasi benim arazim, istedigimi yaparim diyen taseron ve muteahhitlere gereken ders verilmelidir. Muteahhit ve Taseronlarin hepsinin bir suru daireleri var. Cok istiyorlarsa kendi dairelerine yerlestirsinler bu iscileri..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.