Diyalog Gazetesi
2026-07-23 08:42:15

Hiç olmazsa şimdi

Ferdi Sabit SOYER

23 Temmuz 2026, 08:42

Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili BMGS’nin beklenti yaratan girişimi öncesinde, bu sorun etrafında siyasi duruş gösteren her kesim, yeni bir değerlendirme yapmalıdır. Kıbrıs’ta kendini çözümsüzlüğe endekslemiş, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerle belli odakların, bir biri ile benzeşen ifadeleri var. Her girişimin başlangıcında ve sonuç vermeden sonuçlanmasında, çokbilmiş eda ile yazıp, söyledikleri şu idi. “Kıbrıs sorunu çok BMGS eskitti, bunu da eskidir”. İşte bu nedenle şimdi, Perez De Cullar, Butros Gali ve Kofi Annan gibi BMGS isimleri ile anılan tüm çözüm girişimlerinde bunlarla ilgili olumlu veya olumsuz görüş takınan her kesim; Sayın Guterres’in bu yeni inisiyatifinde yeni değerlendirmeler yapmalıdır. Olumlu bakanlar dün neyi eksik yaptıklarını? Olumsuz tavır takınanlar da çözümsüzlük şartlarının; dünyanın değişen sorunlu ortamında; ortak yurdumuz Kıbrıs, Türkiye ile Yunanistan ve Doğu Akdeniz ile Ege Denizi ve bölgemize huzur gelmesine mi? Yoksa belaların büyümesinde mi? Katalizör olduğunu değerlendirmelidir. 
Güneyde hayır diyenler açısından endişe ettikleri toplumsal güvenlikleri ile ilgili tehdit gördükleri arttı mı, azaldı mı? Azalmadığı çok aşikar. Çünkü ABD, Fransa, Hindistan ve İsrail ile arka arkaya askeri stratejik antlaşmalar yaptılar. Füzeler, toplar, tüfekler hava araçları aldılar. Peki, bunlar güvenlik endişelerini giderdi mi? Hayır. En nihayet Yunanistan savaş uçaklarının Kıbrıs’a konuşlanması çaresine sığındılar. Buda daha büyük korkuyu besledi. Çünkü Türk savaş uçakları da sayı bakımından bir iki fazlalıkla burunlarının ucuna konuşlandı. Halbuki Annan Planı’na evet demiş olsalardı. Adada bulunacak Türk Silahlı Birlikleri ile Yunan Silahlı Birlikleri sembolik sayılacak miktarlarda olacaktı. Üstelik bu birliklerin de hangi silahlarla adada olacakları da belli olacaktı. Üstelik Kıbrıs’a bunlardan başka hiçbir yabancı askeri güç konuşlanmayacaktı. Yani ada İngiliz üsleri hariç, kısmi silahsızlanmış olacaktı. Bu plana bağnaz milliyetçi görüşlerle veya “yarın çözümü çimentolayacağız” yanlış öngörüsü ile planı eksik bularak hayır diyenler; şimdi ABD, Fransız, Hindistan ve İsrail Silahlı Kuvvetlerinin adamızda konuşlanması karşısında ne yanlış yaptıklarını bir an olsun düşünürler mi? 
Yada Kıbrıs Türk Toplumu içinde Annan Planı’na hayır diyerek, sonuçta Kıbrıs Türk Halkının buna evet demesi üzerine hala dünyaya seslenirken; “biz buna evet demiştik ama siz bize destek olmadınız” diye dünyadan hak talep eden “Hayırcılar”; şimdi BMGS Sayın Guterres’in bu girişimini, başta Sayın Cumhurbaşkanı ve çözüme destek olan Kıbrıs Türk Toplumunun barış güçleri ile bir ortak payda yakalamak amacı ile gündemlerine alacaklar mı? Kuzeyin Annan Planı’na hayır diyenleri, çözümsüzlük şartlarında dünden farklı olarak, Kıbrıs Türk Toplumunun ve Türkiye’nin; adanın Güneyinden İsrail, ABD, Fransız ve Hindistan’la askeri antlaşmalar nedeni askeri olarak komşu olmasından mutlu mu? Rahmetli Bülent Ecevit’in; adanın ilhak veya iki ayrı devlete bölünmesi yerine, neden Kıbrıs Türk Federe Devletini desteklediğini düşünmeleri gerekir. O bunlar olursa, “Güneyden de Yunanistan’la komşu oluruz” demişti. Şimdi kaçı ile komşu olduk? Bu nedenle hiç olmazsa şimdi, Sayın Guerres’in çözüm çabalarını, yaşanmış bunca gelişmeden sonra, bir lase olsa bile pozitif değerlendirin.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.