ABD ile NATO’nun önde gelen Avrupalı müttefikleri arasında oluşan tartışmaların gölgesinde gerçekleşen NATO Zirvesi’nde gündem; şaşaadan daha önemli. Üstelik zirvenin katılımcıları ile daha yüz yüze gelmeden ABD Başkanı Sayın Trump’ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’la gerçekleştirdiği basın toplantısında, NATO’nun önde gelen Avrupalı üyelerine dönük ifade ettiği sitemkar sözler, zirvenin gündemini daha da önemli hale getirdi. Üstelik NATO zirvesinde gündemdeki konular görüşülmeden Sayın Trump’ın, Avrupalı müttefiklerine yönelttiği sitemkar sözlere, İran’la olan ateşkesi sona erdirdiğini açıklaması eklendi. Bombalama da hemen başladı. Bu açıklama ile zirveyi de sözlü bombalamaya tuttu. Bunun üzerine otomatikman petrol fiyatı da arttı. Üstelik Sayın Trump, ‘biz Körfez’den petrol konusunda faydalanmıyoruz. Venezuela ve kendi petrolümüz var‘ dedi. Kısacası umurumda değilsiniz demek istedi. Ayrıca en büyük müttefiki İsrail ile Gazze ve Lübnan konusunda görünüşte oluşan çelişkiye eklenen bu durum nasıl aşılacak? Çünkü kendisi ile Avrupalı müttefikleri arasında oluşan çelişkinin bir ayağı da Filistin ve Lübnan sorunudur. Üstelik zirvenin ev sahibi olan Türkiye’ye dönük alınan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve yapımında ortak olduğu F35 uçaklarının 5 tanesinin, Türkiye’ye satışının yasaklanması kararının kaldırılması nasıl olacak? Çünkü İsrail’in faşist yöneticisi Soykırımcı Netanyahu, “F35’leri Türkiye’ye satmayın”, yaptırımları kaldırmayın diye haykırıyor. Üstelik NATO’nun Doğu Akdeniz ve Güneyinde önemli üyeleri olan Türkiye ve Yunanistan arasındaki çelişkileri, başta Kıbrıs sorunu olmak üzere, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’nde, kışkırtıcılık yaparak kaşıyor.
Kısacası 2004 yılında İstanbul’da yapılan NATO Zirvesi öncesi, o dönemki ABD Başkanı Sayın Bush “Irak’ta egemenliğin Irak halkına devredileceğini” açıklamıştı. Böylece Irak işgalinin yol açtığı evrensel gerilim yerini, yumuşamaya bırakmıştı. Şimdi 2026’da Ankara’daki NATO Zirvesi başlamadan İran’la ateşkesin sona erdirdiğini açıkladı. Kısacası NATO üyeleri, Gayrı Safi Milli Gelirlerinin %5’inin askeri ve militer harcamalara ayırma kararını uygulamaya sokma eğilimi içine girdikleri bu aşamada, silahlanmanın artması, dünya halklarına olumlu bir yansıma getirmeyecektir. Kısacası dünyanın bu karmaşık ortamında bu zirvenin, Kıbrıs’a da ne gibi etkiler getireceğini iyice takip etmemiz gerekecek.
Zirve sorunlu başladı
Paylaş