Diyalog Gazetesi
2026-10-11 10:00:58

Seyrani'nin izinde dağdan denize

İsmet ESENYEL

11 Ekim 2026, 10:00

Kayseri Develi’de müthiş bir bilgi birikimi vardı. Kongrenin adı boşuna konmamış: Develi Âşık Seyrani ve Türk Kültürü. Organizatör Prof. Dr. Recep Özkan ve altın gibi öğrenci ekibi öyle bir atmosfer kurmuş ki 14 farklı ülkeden (genellikle Türkî cumhuriyetler) gelen akademisyen, halk ozanı, araştırmacı aynı kongrede buluştu. Salonun bir köşesinde Prof. Mehmet Süme'nin 1. Dünya Savaşı'nda farklı coğrafyalarda esir düşen Osmanlı askerlerinin ailelerine yazdığı mektuplardan oluşan arşiv sergisi vardı. Yüzyıllık mektupları okurken boğazınız düğümleniyor. Biz de Akdeniz Karpaz Üniversitesi olarak ben ve tarih öğretmenimiz Ömer Sönmez ile oradaydık. İşte tam o Seyrani ruhunun içinde iki akademik sunum (KKTC ve Anadolu halkları ile sosyal ve kültürel benzerlikler ve farklılıklar; ikinci olarak da Erciyes özelinde Kuzey Kıbrıs kış turizmi) konuşmak bambaşka bir duygu idi. Ayrıca kongrenin ikinci gününde anahtar konuşmacıların da moderatörlüğünü üstlendim. Kayseri Develi ile KKTC arasında ne alaka diye soranlara Seyrani cevap veriyor: Aynı taş, aynı avlu, aynı misafirperverlik.

Bakın, Develi Erciyes'e açılan kapı. Erciyes ne biliyor musunuz? 112 kilometrelik pist uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun kayak merkezi. Kıbrıslı Türk kardeşim için burası çok uzak değil. Kayseri-Ercan arası direkt uçuş 50 dakika. Her gün direkt sefer var, aynı uçak 40 dakika sonra geri dönüp Kıbrıs'a kalkıyor. Yani sabah Erciyes'te kayak, akşam Karpaz'da gün batımı. İki coğrafya yedi yerde aynı kaderi paylaşıyor. Özellikle konuştuğumuz dil ve konuşulan aksanımız buralarda soyumuzun nereden geldiğinin çok güzel işaretlerini veriyor. Aynıyız yani.

Dağ var, ürün yok

Beşparmaklar 170 kilometre sıradağ, Avrupa'nın en iyi 2. trekking rotası ama üstünde bir eko-pansiyon yok. Develi'de 1500 yatak var ama misafir günübirlik kalıp dönüyor. Mevsimsellik aynı. İkisi de %35 yıllık dolulukla çalışıyor. Develi kışın dolu, yazın boş; KKTC yazın dolu, kışın boş. Çözüm de Seyrani'nin dediği gibi sofrada ve doğada. Sultan Sazlığı flamingoların cenneti, Karpaz carettaların. Bu alternatif modeller çok büyük otel istemiyor, biraz rekreasyon alanı, biraz güvenlik, taş evler o kadar.

Gastronomi Kayseri’nin kalbi

Develi “cıvıklısı” (kuşbaşılı et pidesi) taş fırından düğün yemeği, KKTC'de hellim ve şeftali kebabı. Kayak 4 saat, deniz 4 saat ama sofra 12 ay. Kültürel miras ve inanç zaten aynı dil. Seyrani'nin taş avlularından Bellapais'in gotiğine, Dev Ali Türbesi'nden Hz. Ömer Türbesi'ne aynı dua, aynı lokma. Ve ortak handikap: Ulaşım. Potansiyel var ama ulaşım yetersiz. Yani her iki destinasyona da önemli tanıtma ve pazarlama hareketleri sonucunda müthiş bir turist potansiyeli ile karşılaşılabilir. Zaten Anadolu halkının bir şekilde %88 oranında hâlâ adanın kuzeyini ziyaret etmemiş olduğu görülüyor. Bunu neden diye karşımdakilere, beni dinleyenlere sorduğumda tipik Anadolu insanının cevapları ile karşılaşıyorsunuz. “Orada gidilecek ne var ki casino ve eğlence sektöründen başka?” Dizilerde hep Kıbrıs böyle anılıyor, diyorlar. Ortak kültürümüz olan tarihi ve Osmanlı mirasını hiç bilmiyorlar. Bizdeki inanç turizminin ne kadar güzel bir şekilde yaşandığını bilmiyorlar. Ülkemizde hoşgörü, Bektaşilik, Mevlevi kültürü ile hatta en önemli Nakşibendi cemaatinin Kuzey Kıbrıs’ta olduğunu hiç bilmiyorlar. Akademik insanlarla yaptığım söyleşilerde de bu konu gündeme geldi ancak onlara şans oyunları sektörünün adaya koyduğu ekonomik çarpan etkisini anlattığımda onlar bile hayretlerini gizleyemiyorlar. Öyle anlaşılıyor ki Kuzey Kıbrıs turizm otoritelerinin yapacağı en önemli iş, öncelikle Kuzey Kıbrıs imajını Anadolu insanına daha doğru anlatmak ve düzeltmek olmalı. Bunu mutlaka yapmalıyız çünkü Anadolu’dan okumak amaçlı Kuzey Kıbrıs’a, aslında millî mücadelemize duydukları hayranlık bir yana, çocuklarını okumaya göndermek istemiyorlar.

Çözüm üç ayaklı

Düşük maliyetli ulaşım, Beşparmak ve Sazlık'ı markalaştırma ve liyakat. Ben kongrede de söyledim: Master plan anayasa ise liyakat onun yargısıdır. Önerim net: Develi ile Lefkoşa kardeş olsun. Akdeniz Karpaz Üniversitesi köprü olsun. Kombine paket kuralım: Dağdan Denize Anadolu-Kıbrıs Türk Misafirperverliği. Seyrani'nin misafirperverliğiyle, Mehmet Süme hocanın mektuplarındaki o vatan hasretiyle aynı şeyi söylüyoruz: Turist sadece otele değil, huzurlu bir ülkeye, tanıdık bir sofraya gelir. Emeği geçen Prof. Dr. Recep Özkan hocamıza ve o pırıl pırıl öğrenci ekibine teşekkürler.

Yorumlar (5)

Recep özkan 3 Gün Önce

İsmet hocamın kalemine sağlık Çok güzel bir yazı katılımları için çok teşekkür ediyoruz Her daim görüşmek dileğiyle sağlıcakla

Savaş KARAGÖZ 2 Gün Önce

İsmet hocam kongreye katılımız, katkınız değerli görüşleriniz için teşekkürler.

Tamer Karadeniz 19 Saat Önce

Cografya dogru, mutfak dogru, insan dogru, deniz ve kayak dogru ama taa Kayseride kumar turizmini ovmenin ne manasi vardi ki? Erciyes otellerine de M.r.t Grubu casino mu yapsin? Her guzel olaya da kumarin eklemlenilmeye calisilmasi da, kelebek etkisi degil de "sponsor" etkisi olsa gerek..

Muslihiddin 19 Saat Önce

Develu ile Lefkosanin kardes sehilrligi protokole uymaz.. Dipkarpaz veya Yenierenkoy ile Develi kardes sehirligi protokole uyar...!

Muslihiddin 19 Saat Önce

Hoca fiziken Kibrista, ruhen Las Vegas ve Monte Carloda yasiyor da ondan.. Besparmaklarda bir trekking turu duzenlesin daha faideli olur..!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.