banner564
banner556

İşte o çan

Serhatköy’ün muhtarı, imamı ve halkı; Cami olarak kullanılan tarihi kiliseden çalınan çanın içerisinde 2,5 kilo altın olduğunu Diyalog’tan öğrendi

İşte o çan

 Suna ERDEN

Güzelyurt’a bağlı Serhatköy’de cami olarak kullanılan tarihi kilisenin 250 kilo ağırlığındaki çanını çalanlar yakalanırken, köy halkı bu habere hem çok sevindi hem de çok şaşırdı. Köyün muhtarı, imamı ve halkı çalınan çanın içerisinde 2.5 kilo ağırlığında altın olduğunu Diyalog’tan öğrendiklerini belirterek “Onu geri istiyoruz” dedi.
   “Çanların içerisinde çürümesin diye bir miktar altın olduğunu duyuyorduk ama miktarın bu kadar çok olacağını tahmin etmedik” diyen köy halkı, çanın en büyük koruyucusunun kilise yanındaki kahvehanede yatıp kalkan Ahmet dayı (Beteri) olduğunu, ancak onun da 9 ay önce hayatını kaybettiğini söyledi. Diyalog’a konuşan köy muhtarı Cavit Sekmen “Çan bu köyün sembolüdür. Köy halkı olarak onu geri istiyoruz” diyerek, bu kez etkin koruma tedbirleri alacaklarını söyledi.
   Diyalog dün Serhatköy’de vatandaşlarla konuştu, çan hırsızlığıyla gündeme gelen kilisenin fotoğraflarını çekti.

Salih İneci (Serhatköy Cami İmamı): 
Takriben 20 yıl önce Serhatköy Camisi’ne imam olarak görevlendirildim. Göreve başlarken, yetkililere çanın çalınabileceği uyarısında bulunarak alınmasını talep ettim. Çanın çalındığını öğrenince çok üzüldüm. Her sabah saat 05. 30 sıralarında camiye geliyorum. Hırsızlığın olduğu gece sabah yine geldim ama caminin arka tarafında olduğu için çanın çalındığını fark etmedim. Zaten hırsızlar saat 03.00 sıralarında çanı çalmışlar. Hırsızlık yapılan gecenin sabahı polis beni arayarak çanın çalındığını haber verdi. Böylelikle öğrenmiş oldum.
Yıllar önce gereken uyarıyı yapmıştım. İnancı olmayan insanlar 2 kuruş para için çalabileceğini tahmin etmiştim. Çünkü orada asılı duyuyordu ve içerisinde altın olduğunu bilenleri tahrik ediyordu. Ayrıca asırlık bir çan ve eski eser değeri de vardır. Zaten çalanlar Rum tarafına satacakmış. Gerçi daha önce girişimde bulunanlar oldu ancak caminin hemen bitişiğindeki kahvehanede çalışan Ahmet dayı sayesinde şimdiye kadar çalınmamıştı. Ahmet dayı rahmetlik olunca hırsızlar da fırsat bildi. Çünkü Ahmet dayı kahvehanede yatıp kalktığı için bahçede sesler duyar duymaz ışıkları açardı ve hırsızlar kaçardı. O öldükten birkaç ay sonra da çan çalındı. Ancak polisimiz ne yapıp edip hırsızları yakaladı ve çanı buldu. Köy halkı çanı geri istiyor. Fakat çan geri getirilecekse koruma önlemi de alınmalıdır. 

Cavit Sekmen (Serhatköy Muhtarı):
Çalındığı gecenin sabahı fark edildi. Polise bilgi verildi. Poliste gereğini yaptı. Çanın çalındığını duyunca üzüldük. Köyümüzün bir sembolüydü. Geçmiş dönemlerde de denendi ama başaramadılar. Bir Ahmet dayımız vardı, o varken girişimde bulunanlar yapamadı. Ancak Ahmet Dayı hakkın rahmetine kavuşunca hırsızlara da gün doğdu. Öte yandan çanın içerisinde 2, 5 kilo altın olduğunu Diyalog’tan öğrendim. Açıkçası bilmiyordum. Çanı bulan polisimize teşekkür ediyorum ve köy halkı olarak çanı geri istediğimizi belirtmek istiyorum. Çan bu köyün sembolüdür. Ve geri getirilirse çok mutlu olacağız. Ancak bu kez bir daha çalınmaması için önlemler alınmalıdır. 

Osman Yıldız (Kahvehane işletmecisi): 
Caminin hemen bitişiğindeki kahvehaneyi işletiyorum. Çalındığı gecenin sabahı fark ettim. Sabah saatlerinde kahve yapıyordum. Baktım birileri caminin bahçesinde bir şeyler yapıyor. Kızacaktım adamlara ama onlar polismiş. O zaman öğrendim çanın çalındığını. İçerisinde 2,5 kilo altın olduğunu haberlerden öğrendik. Demek ki çanı para için çaldılar. Madem polisimiz buldu, çanımızı geri istiyoruz. 43 yıldır bu köydeyim ve bu çan bu köyün sembolüdür. 
Çanımızı istiyoruz ve alanların da en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Ahmet Kara: 
Çanı daha önce çalmaya çalıştılar ancak Ahmet dayı olduğu için yapamadılar. Ahmet dayı ‘Eğer ben ölürsem bu çan çalınacak’ diyordu ama sebebini söylemiyordu. Meğer içerisinde 2,5 kilo altın varmış. Ben bunu haberlerden öğrendim.

Ali Dağman: 
Çanın çalındığı gecenin sabahı kahvehaneye geldim. Kahvehanede öğrendim. Yapmamaları lazımdı. Köy halkı olarak üzüldük. Bir iki kez çalmaya kalkıştırlar. Ancak kahvehanede yatıp kalkan bir Ahmet dayımız vardı. Onu sayesinde hırsızlar çekiniyordu. Adam öldü çan çalındı. Zaten Ahmet dayı, ‘Ben ölünce çan çalınacak’ derdi. Öyle de oldu. Çanın içerisinde o kadar altın olduğunu bilmiyordum. Diyalog’tan öğrendim. Açıkçası şaşırdım. 

Ahmet Akımlar: 
17 yaşından beri buradayım, şu an 63 yaşındayım. Bildim bileli bu çan burada asılıydı. Çalındıktan sonra ertesi gün öğrendim. Çok şaşırdım nasıl aldılar diye. İçerisinde altın olduğunu haberlerden öğrendi.  Tüm çanlarda altın olduğunu duyuyorduk ama 2,5 kilo altın olacağını tahmin etmiyorduk. Polis örgütümüz gerekeni yaptık. Çanımızı geri istiyoruz. Buranın sembolüdür. Devlet büyüklerimiz bize çanımızı geri versin.

İsmail Keçeli:
38 yaşındayım. 38 yıldır bu çan bu köydeydi. Bu işlere meyil eden arkadaşlar bunu bilsin ki köy halkı uyur ama polis uyumaz. Polisimize çok teşekkür ediyoruz. Çanımızı bulduğu için, köy halkı olarak bize geri verilmesini talep ediyoruz. 

Nevzat Ünal:
Diyalog gazetesinden bu sabah okudum. Yakalandığını öğrendik. Çalanlardan biri olan Mücahit Özmen, akrabamdır. Keşke yapmasaydı. Çanın içerisinde altın olduğunu bilmiyordum, haberlerden öğrendim. Para için değmezdi keşke yapmasalardı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner465