Barış, huzur getirmesi dilekleri ile girdiğimiz 2026 yılının daha ilk günlerinde, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı askeri operasyonu gördük. Bu operasyonla birlikte o 30 milyonluk ülkeyi, “artık biz yönetece-ğiz” açıklamalarını da gördük. Arkasından Venezuela Başkanı Maduro’nun, ikametgahından eşiyle birlikte alınıp götürüldüğünü gördük. Onun da tıpkı Saddam Hüseyin’e yaptıkları gibi gözü bağlı, elleri kelepçeli fotoğraflarını yayınladılar. Maduro’nun bir törendeki seremoni esnasında, kendisine kılıfı içinde bir kılıç takdim edildikten sonra; o kılıcı kınından çıkartıp, törendeki kalabalığa gösterip, ABD aleyhine sözler söylediğinde aklıma, Saddam’ın kılıç elde, mitinge katılan kitleleri coşturan hali gelmişti. O zaman kendi kendime, galiba Maduro’nun başına, Saddam’ın başına gelen gelecek demiştim. ABD gibi büyük emperyal güçler, kendi çıkarlarına denk düşmeyenleri, böyle aşağılayarak saf dışı ederler. Bunu da her kesime, “bak gördün mü, bos kim?” diyerek yaparlar.
Venezuela olayı ders niteliğindedir. Dersin ilki, kim ve ne isterse olsun; hiçbir ülkenin yönetimine, hü-kümetine karşı, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı gibi bir davranışın kabul edilemez olduğudur. Ancak eğer bir ülkenin içinde ekonomi, sosyal adalet, hukuk düzeni, demokratik hukuk devleti değerleri erozyona uğramışsa. Orada yönetimde kim ve ne isterse olsun; o yere dış güç odakları el atar ve kendi çıkarları için o ülkenin içine dönük her tür müdahaleyi rahatlıkla yapar. İsrail’in Gazze’ye yaptığı soykırımda, Filistinlilerin ve Arapların demokratik birlik içinde olmamasının rolü önemli idi. Saddam’ın, kendi ikti-darı için İran’la savaşa girmesi, Katar’ı işgali ve kendi halkını kimyasal gazlarla katletmesi o yalan bilgiye dayalı müdahale ve işgali getirdi. Suriye’de de “yüce amaçlar” uğruna, demokratik hukuk devleti de-ğerlerinin es geçilmesinin yol açtığı olumsuzluklara dayandı dış güçler. Çıkması gereken ikinci ders ise şudur. Demokratik hukuk devleti değerleri, sosyal adalet ve ekonomideki gelişme bir ulusun, dış teh-ditlere karşı, silahlı kuvvetleri kadar kendini koruyan en temel noktadır. Şimdi sıra kimde? Bizde ise ortam şudur. Güneydeki bağnazlar ABD ve İsrail’le kurdukları bağla, sıranın Kıbrıs Türk Toplumuna ve Türkiye’ye geleceği beklentisi içindirler. Bizdeki bağnazlar ise ABD Başkanı Trump’la kurulacak bağla iç ve dış sorunlar karşısında güçlü olacaklarını sanıyorlar. Böylece iki tarafta ortak paydada buluşup iç ve dış sorunları halklarının ortaklaşa çözme gücüne değil, büyük güçle ahbaplıkları ile varlıklarını devam ettirme zannı ile hareket ediyorlar. Gerçekte bu onları büyük emperyal güce daha da bağımlı kılar. Esas ülkelerin ve halkların demokratik birliğidir.
Darbe
Paylaş
Rıza Murat 2 Gün Önce
BÜKEMEDİĞİN ELİ ÖPECEKSİN diye bir Atasözümüz vardır !