Diyalog Gazetesi
2026-06-11 09:37:02

Holguin, Averof Neofitu ve ders

Ferdi Sabit SOYER

11 Haziran 2026, 09:37

Sayın Holguin Cuellar Kıbrıs ziyaretinde iki toplum lideri ile görüştü. İki liderle görüşmesinden sonra verilen mesajlarda, bu ziyaretin amacının, 5+1 Konferansın toplanması hedefine dönük ortam yaratmak için olduğu ifade edildi. Sayın Hristodulidis bunu önemli vurgularla ifade etti. Ancak Sayın Erhürman olayı reddetmeden, daha temkinli bir dil ile konuyu ifade etti. Çünkü daha Ankara, Atina ve Brüksel’e gidecek. Sonra iki liderle esasları görüşecek. Ben Sayın Erhürman’ın temkinli yaklaşımını; Rahmetli Süleyman Demirel’in, “doğmamış çocuğa don biçilmez” sözü gibi, konunun tüm aktörlerinin tavırlarını görmeden, kesin ifadeler yerine, daha dikkatli davranmak gerekir titizliği olarak okudum. Zira bu konu ile ilgili olarak iktidardaki UBP, DP ve YDP hükümetinin, ne hükümet ortaklarından ve ne de Başbakan ve Dışişleri Bakanından tek bir söz veya değerlendirme görmedim. Bu arkadaşlar, iç borçlanma ile yoğundurlar. Halbuki adanın iki toplumuna, Türkiye ve Yunanistan halklarına; barış, ortak ekonomik ve demokratik çıkarların gelişmesi için tümümüzün hem de okkalı, borcumuz var. 
Ancak herkes için örnek oluşturması gereken bir tutumu; güneyde merkez sağın partisi DİSİ’nin Eski Başkanı Sayın Averof Neofitu gösterdi. Düşünün ki Sayın Averof, Şubat 2023 seçimleri için partisi DİSİ’nin Genel Başkanı olarak Cumhurbaşkanlığına aday oldu. Ama yine hükümetteki partisinin Dışişleri Bakanı olan Sayın Hristodulidis de karşısına bağımsız aday olarak çıktı. İlk turda Sayın Hristodulidis %32 oy alırken, Sayın Averof %26 oy alarak seçimin ikinci turuna katılamadı. Seçimi, ikinci turda Sayın Hristodulidis %51,7 ile kazandı. Sayın Holguin’in ziyaretinden sonra; 2023 Cumhurbaşkanlığı yarışını kaybedip, yaralanan Sayın Averof kendi X hesabından şu mesajı attı.
“Kıbrıs meselesi ciddileşiyor. Gelecek iki ay için yeni bir gayri resmi konferans hazırlanıyor. Ve görülüyor ki, derin sulara dalacaklar, teknik konuları terk ederek. Göründüğü kadarıyla Cenevre’de herkesin özünde stratejik bir antlaşmaya hazır olup olmadığı test edilecek. Zamanı erteleme bitti. Ya Kıbrıs meselesi çözüme doğru ilerleyecek ya da bize bataklık ve nihai bölünme kalacak. Söyledim ve tekrar ediyorum. Eğer Cumhurbaşkanı çözüm yolunu seçerse, yanında olacağım. Ülkemizin yeniden birleşmesi mücadelesinde sade bir asker olarak”. Google amcanın tercümesi ile yazdıkları bunlar. 
Siyaseti makam, ekonomik çıkar için değil, ama ortak yurdumuz Kıbrıs’a barış gelmesi için yapan, yurtsever bir insanın onurlu duruşu budur. Çünkü barış, pek çok şey getirirken, onurlu duruşlara ve insani demokratik değerlere de yol açar. Ortak insani ve demokratik zeminleri de besler. Sayın Averof’un bu tutumunu, Kıbrıs’ın kuzeyinde özellikle sağdaki politikacılar değerlendirmelidir. Çünkü bunların bir kısmının bu yeni gelişme nedeni ile Türkiye’nin çok gerilimli siyasi gündemi içinde; bu yeni süreci darbelemek için Türkiye iç siyasetine dönük, kışkırtma yapmaya gireme potansiyeli vardır. Bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için her siyasi eğilim ile kadronun, Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’a destek olması gerekir. Artık ortak paydaları yakalamak gerekir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.