İran – ABD İsrail savaşında, İngiliz Üsleri nedeniyle Kıbrıs’ın füze hedefleri arasında olması büyük bir telaşa neden oldu. Bu nedenle Kıbrıs’ı çok sevdiğini ifade eden Fransız, İtalyan, Yunanistan, Türkiye, ABD, İngiliz savaş gemi ve uçakları Kıbrıs’a konuşlandı. Kuzey Kıbrıs’ta Yunan savaş uçakları ve gemisi; Güney Kıbrıs’ta ise Türk savaş uçakları dert oldu. Sanki diğerleri “akraba”. Ancak açık olan bir gerçek ise, İran füzeleri ile bombalarından daha fazla, üzerimize düşme ihtimali olan; “uzun menzilli, tahrip gücü yüksek, çok başlıklı” ekonomik füzelerdir. Ne acıdır kuzeyin ve güneyin siyasi elitleri her biri savaş analisti kesilirken, bu ciddi durumla ilgili hiçbir değerlendirme yapmıyorlar. Ham petrolün fiyatının 150 doları aşacağı, üre tedarikindeki sorunların, suni gübrede yol açacağı fiyat patlamasının enflasyonu tetikleyeceği gerçeğine rağmen, bırakın tedbir almayı; bir değerlendirme dahi yapmıyorlar. Bu savaş nedeni ile yükselen petrol fiyatlarının ve enflasyon baskısının; ekonominin itici gücünün turizm olduğu Kıbrıs’a olumsuz etkisini şimdiden ele almak gerekmez mi? Üstelik her tarafında savaş gemileri ve uçakları konuşlanmış olan adamız, turizm açısından cazibe merkezi olur mu? Güneyde Baf, Kuzeyde ise Ercan gibi sivil havaalanlarında konuşlanmış F- 16 savaş uçakları, turizm cazibe olur mu?
Unutmayın ki 2023 yılında Türkiye ve Yunanistan arasında; 15 Haziran ile 15 Eylül arasında turizmin olumsuz etkilenmemesi için Atina’da imzalanan belge ile karşılıklı olarak deniz ve havada tatbikatların yapılmaması veya en aza indirilmesi antlaşması yapılmıştı. 2025 yılında da Ege Denizi’ndeki askeri faaliyetlerin turizmi olumsuz olarak etkilememesi için bu prensibe uygun davranıldı. Buda yaşanmış ve yaşanmaya devam eden gerçektir. Çünkü Ege Denizi’nin iki yakasındaki bu iki ülkenin, Ege Denizi’ndeki kıyıları ve adaları, ciddi turizm gelirlerini elde ettikleri coğrafyadır. Dolayısı ile ekonomik akıl; çatışmacı şoven akıldan daha üstün oldu. Hal bu iken, Mart ayının içinde olduğumuz bu dönemde, bir yandan adamızın etrafında Avrupa ile ABD’nin pek çok savaş gemisinin konuşlandığı Baf ve Ercan gibi sivil havaalanlarında Yunan ve Türk F – 16’larının karşılıklı olarak konumlandığı bir ortam, turizme yarar mı? Bu bakımdan savaşın yol açtığı ve daha bir süre daha etkisinin devam edeceği aşikar olan enflasyonun, Kıbrıs ekonomisi üzerindeki baskısına, en büyük dalgakıran turizm gelirleri olacaktır. Adamız içinde ve etrafında bir birine karşı konumlanan savaş gemileri ve uçakları buna fayda vermez.
Adanın iki toplumu bundan ötürü, Türkiye ve Yunanistan’ın aralarındaki gerilime karşın, turizm gelirlerinin darbe yememesi için, 2023’te Ege’de; deniz, hava ve kara kuvvetlerinin, turizm mevsiminde karşılıklı askeri tatbikatları ertelemeleri veya küçültmeleri antlaşmalarını unutmamamız gerekir. Kıbrıs adasının iki toplumu, bunu örnek almalıdır. Bu nedenle savaş nedeni ile olan bu gelişmelerin; karşılıklı üstünlük ve şoven amaçlar için kullanılması; bilin ki adanın en önemli geliri olan turizme darbe indirecektir. Türkiye ve Yunanistan’ın başardığını biz Kıbrıs’ta başarmalıyız.
Savaş uçakları ve turizm
Paylaş