El insaf 

UBP lideri Tatar’ın ‘istifa’ çağrısına Başbakan Erhürman’dan, Diyalog aracılığıyla yanıt:

El insaf 

   Başbakan Tufan Erhürman, Ana muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar’ın son günlerde sık sık tekrarladığı istifa çağrılarına “El insaf’ diyerek yanıt verdi.

   Diyalog’a yaptığı açıklamada  “Biz olağan bir dönem geçirmedik” diyen Erhürman, 11 aylık sürede döviz felaketinin yaşandığını, Türkiye’de sistem değişikliğine gidildiğini ve Kıbrıs işlerinden sorumlu Başbakan yardımcılığının ortadan kalktığını anımsattı.
    Yine son 11 aylık dönemde sel felaketinin yaşandığını anımsatan Başbakan Erhürman “UBP şimdi diyor ki sel felaketi yaşandı hükümet istifa etsin, el insaf” dedi.
   Türkiye ile imzalanması geciken yeni ekonomik programa değinen Erhürman “Biz hazırlığımızı yaptık. Protokolün siyasi kısmı için Türkiye’yi bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Erhürman, Türkiye’den mart ayında yeni bir para akışının da beklendiğini kaydetti. 

   Başbakan Erhürman Diyalog Tv’de yayınlanan Detay programına konuk oldu, Aytuğ Türkkan’ın sorularını yanıtladı.

“UBP’nin tek derdi; “Neden iktidarda değilim”!” 
Başbakan Tufan Erhürman sürekli istifa çağrısı yapan ana UBP’ye yüklenerek şöyle dedi:
“Dünyanın hiçbir yerinde herhalde böyle bir ana muhalefete görülmedi ki tek derdi “11 aydır ben neden hükümette değilim! Bütün dert bu!” Bu soruyu sen kendi kendine sorman gerekiyordu, en çok oyu almış olsan da 4 parti de senle hükümet kurmak istemediği için hiç denenmemiş bir modeli 4’lü koalisyon hükümetini kurdu. Öyle bir ana muhalefet var ki hükümette olmadığı zaman nefes alamıyor. Bütün siyaseti hükümette olma ve burada olduğu için kaynakları üleştirmek için kurulmuş bir siyasi parti. Bu konuşmaları bizi zerre kadar ilgilendirmiyor. Yani UBP bozulur diyor diye bu hükümet bozulmaz. Bu hükümet kendi içerisinde sorun yaşarsa bozulur, UBP söylüyor diye değil.”

“Biz olağan bir dönem geçirmedik”
Hükümette oldukları son 11 ayda birçok olumsuzluğun yaşandığına vurgu yapan Başbakan sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Biz olağan bir dönem geçirmedik. Öyle bir 11 ay geçirdik ki, ekonomide döviz felaketi yaşadık, Türkiye’de sistem değişikliği oldu, Kıbrıs işlerinden sorumlu Başbakan yardımcılığı ortadan kalktı,  sel felaketi yaşadık. UBP şimdi diyor ki sel felaketi yaşandı hükümet istifa etsin, el insan! Bilmem kaç sene hükümette kaldınız, derelerle ilgili bırakın yapmanız gerekeni yapmadığınızı yapmamanız gerekenleri yaptınız sonuç ortada. En uzun süre hükümet eden partisiniz, istihdamın durumu ortada, ihracaat ithalat açığının durumu ortada, yeni sektör eklememiş olmanız ortada, yüksek öğretimi, turizmi güvence altına almadığınız ortada. TC’deki sistem değişikliği bizden mi kaynaklanıyor. Daha geçen gün imzacının TC Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu açıklandı.”

UBP’ye eleştiriler… “Neden yapmadınız?”
Erhürman, ekonomik kriz yaşanmadan önce UBP’nin hükümette olduğunu kaydederek, eleştirilen konularda neden adımların atılmadığını sordu ve şunları kaydetti:
“Benim başbakan olarak derdim şudur, bu ülkenin siyaseti gerginlik üzerinden üretilmedi hiçbir zaman, en zor zamanda bile kucaklaşmayı bildiler. Ben başbakan olarak ne geçmişle ilgili ne de UBP ile ilgili ciddi şeyler ortaya koymadım, önüme bakmayı tercih ettim. Gerginlik en çok halkıma zarar verir. Nezaketimi koruyacağım, doğruyu ve adaleti aramaya devam edeceğim. Tüm bu sıkıntılı dönem içinde yaptıklarımız da ortadadır. Bakın 2017 mali açıdan 2018’den çok daha rahat bir yıldı. Neden Elye’ye kadar yolu bitiremediniz de biz bitirdik. Neden bir yaşlı bakım evini açamadınız da biz açtık. Neden Güzelyurt sağlık merkezinde bu sıkıntılı  dönemde yatırımlar yapıldı. Neden sanayi bölgelerinde bu kadar yıldır yatırım yapmayanların elinde kiralar dururken bir şey yapmadınız da biz gelip iptal ettik ve kriterlere bağlı olarak yeniden dağıttık bu arazileri. Tüm bunları sıkıntılı dönem içinde yaptık. Bugün başlasak birkaç yılda aşacağımız yapısal problemlerimiz vardır ve biz bu adımları atmakta kararlıyız.”

 “Ekonomik protokol için Türkiye’yi bekliyoruz”
Türkiye ile imzalanması geciken ekonomik protokole ilişkin de konuşan Başbakan Erhürman, bu konuda Türkiye’yi beklediklerini söyledi. Erhürman şöyle dedi: 
“Biz hazırlığımızı tamamladık ve bu çok bir zaman önceydi. Biz 15 Kasım’da buraya geldiğinde Fuat Oktay’a da söyledik. Biz buradaki Kalkınma ve İşbirliği Ofisi’nde Başbakanlık Müsteşarlığı koordinasyonunda çalışalım, ön hazırlık yapılsın, biz de arkasından siyasi vizyonu koyalım teknik heyetlerin önüne ve heyetler de bu çalışmayı tamamlasın. Ben dün de görüştüm gerekli makamlarla ve Türkiye’deki siyasi düzeydeki görüşmeye hazırız. Ön çalışmalar da büyük oranda zaten tamamlandı.”

“Mart ayında yeni bir para akışı olabilir” 
Protokol imzalanmadığı sürece Türkiye’den nakit akışın durmasının bir problem yaratıp yaratmayacağına ilişkin olarak Başbakan şunları kaydetti:
“Mart ayı itibarıyla yeni bir para akışı beklentisi var ama bizim için önemli olan protokolün bir an önce imzalanmasıdır. Bizim hükümet olarak bir sözümüz var, protokolü imzalayalım da yapmayız demiyoruz, tam aksine imzalayalım ve listeleyip yaparak gidelim. Şu ana kadar yapılan görüşmelerde bir sıkıntı yok. Siyasi düzeyde yapacağımız görüşmeler sonucunda her şey netleşecektir. Hükümet ortakları arasında ise bu konuda hiçbir sorun yok.”

“Yapısal dönüşüm değil, kalkınma protokolü”
Başbakan, Türkiye ile imzalanacak programdan beklentilerini de şu sözlerle ortaya koydu: 
“Daha önce yapısal dönüşüm protokolleri yapılıyordu ama bizim bir sosyal ve ekonomik kalkınma protokolüne ihtiyacımız var. Bu kadar anormaliler oluştuysa ekonomik yapı içerisinde ve gelen bu kadar para olmasına rağmen neden ekonominin çarkları dönmüyor? Bizim yeni ve bize uygun sektörleri ekonomimize entegre etmemiz lazım. Bunların başında da bilişim sektörü geliyor. Bu çerçevede gerekli yasal çalışmaları yaptık. Teknopark yasası 5 senedir duruyor, bu hükümet döneminde geçti. ARGE de geçiyor.”

Vicdani ret… “İvediliği yok”
Başbakan vicdani ret konusundan önce ilgili meclis komitesinde bir çok yasanın olduğunu belirterek, vicdani ret ile ilgili tartışmanın yanlış zeminde yapıldığını söyledi ve şöyle dedi:
“Önceliğin teknik tanımı ivediliktir. Biz ivedilik almadık. İyi tartışılmasını istiyoruz. Askeri eksiklik olabilir diye görüş var. Vicdani retçi isen askerlik yapmazsın diye bir şey yok. Tasarıya göre, 1'e 1 buçuk yurt ödevi yapmalısınız. Bu konu şu anda içeriğine uygun tartışılmıyor.” 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER