banner564

Son 10 yılın ‘en kötüsü’

Yılbaşı sonrasında büyük indirim kampanyası başlatan esnaf, buna karşın satış yapamamaktan şikayetçi

Son 10 yılın  ‘en kötüsü’
banner598

Çiğdem AYDIN

   Dövizdeki artış nedeniyle, aylık kazancın önemli bir bölümünü taksitlere harcayan vatandaşlar, alış-verişe para ayıramaz oldu.

   Diyalog muhabinin görüştüğü Lefkoşa esnafı, yılbaşından hemen sonra indirimlerin başladığını, hatta bazı ürünlerde kartsız satışa yöneldiklerini belirtirken, nakit sıkıntısı yaşayan vatandaşların alış-verişten uzaklaştığına dikkat çekti.

   Ocak ayındaki satışların, geçen yılın aynı dönemine oranla çok düşmesinden yakınan esnaf, “son 10 yılın en kötüsü” diyerek,  çarşıyı hareketlendirecek önlemler alınmasını istedi. Ayrıca işyeri sahiplerinin hemen hepsi, KDV ödemelerinin taksitlendirilmesini istedi.

   İthal ürünlerde KDV’nin peşin alındığını anımsatan Lefkoşa esnafı, mağazada satılmayan ürünler için peşin vergi ödemenin işletmeleri zora soktuğunu belirtti.

 

Esnaf ne dedi?..

 

Murat Murat (konfeksiyon Rodi)

“Ocak ayı satışlarımız oldukça düşük. Halkın iyice alım gücü düşünce haliyle bizler de etkileniyoruz. Özellikle ürünlerimiz döviz kuru üzerinden olduğu için son dönemlerde dövizin yükselmesi bizlerin alım gücünü  etkilediği gibi vatandaşların da alım gücünü etkiledi. Ekonomi kötüye doğru gidiyor. Her yıl yaptığımız indirimleri bu yıl da yaptık ama geçen yıla oranla bu yıl satışlarımız ne yazık ki oldukça düşük. Hükümetin bana göre acilen önlem alması gerekiyor. İthal ürünlerde hiç olmazsa KDV’yi bizlerden peşin almasın ki bizler de ayakta kalabilelim. İstediğim hiç almaması değil ama en azından taksitlendirme yapılabilir diye düşünüyorum. O zaman bizlerin de fiyatları daha da uygun olur, ayrıca bizler de satışlarımızı yaptıkça öderiz, sık boğaz oluyoruz böyle.”

 

Güliz Oldaç (Ayakkabıcı Bayramoğlu)

“Satışlar ne yazık ki iç açıcı değil. Geçen yılın ocak ayına göre satışlarımız oldukça düşük. Ben bu olayı tamamen döviz kurlarına bağlamak istemiyorum doğrusu. Bana göre biraz da hükümetin kendisinde var. Halkın alım gücünü artıracak bir faaliyet içerisinde olduklarını sanmıyorum. Aksine ardı ardına yapılan zamlar örneğin elektrik gibi insanların alım gücünü düşürüyor. Her şeyin günah keçisi de döviz değil bana göre. Kendi açımdan söyleyecek olursam geçen yıla oranla satışlar iç açıcı değil. Bütün ürünlerimizde  indirime gittik fakat yeni yıldan sonra bu düşüşü de bekliyorduk.Yalnız şaşırtıcı olan toplumun artık indirimlere de rağbet etmediğidir.”

 

Perihan Erses (Ayakkabıcı)

“Biz şu anda kampanyadayız. Gerçi yılın her ayında kampanyalarımız sürüyor. Yeni yıldan sonra ne alınırsa alsın fiyatlarımızı indirdik. Bu nedenle biz yeni yıl sonrası yaşanan o çöküşe çok yakalanmadık ama geçen yıla oranla insanlar daha az alışveriş yapıyor. Dövizin tırmanışı, 13. maaşların geçen yıla göre ocak ayında değil de aralık ayında ödenmesi, zamlar oldukça etkili oldu halkın eve kapanmasında. Dediğim gibi biz en pahalı ürünü 60 TL yaptık sürümden kazanma yoluna gidiyoruz böyle zamanlarda.”

 

Özlem Gürsoy (Bebek konfeksiyon ürünleri)

“Biz bebek kıyafetleri satıyoruz. Bizim millet önce kendini değil çocuğunu düşünür ama buna rağmen satışlar çok iyi değil. Geçen yılın ocak ayına göre hatta oldukça kötü diyebilirm. Bizim ürünlerimiz ithal ve daha kazanç sağlamadan vergilerle yüzleşiyoruz.Yıllardır aynı sorunları dile getirdik ama çözüm üreten olmadı. Konuşmaktan da usandık artık. Hükümet KDV’yi peşin alıyor oysa biz daha getirdiğimiz ürünü piyasaya sürmüş değiliz, rağbet olacak mı olmayacak mı bilmiyoruz,  iademiz olup olmayacağına bakılmaksızın veriyoruz. Peki ne alıyoruz ? Soran da umursayan da yok. Biraz daha nefes alabilmemiz için biz fedakarlık yaparken aynı şeyi devletten de bekliyoruz.”

 

Ahmet Erel (Saatci)

“Ekonomi her geçen yıla oranla daha da kötü gidiyor. Klasik saatler ve uygun fiyatlara rağbet ediyor insanlar. 40-50 TL fiyatlar bile artık pahalı gelir oldu insanımıza. Döviz ve hükümetin yaptığı zamlar ciddi anlamda bizleri etkiledi. Halkı etkiledi, alım gücü düştü. Geçen yılın ocak ayına göre satışlar bu yıl yarı yarıya düşmüştür. İnsanların güvenebileceği bir ekonomik program, istikrar, haklarını savunabilecekleri iktisat mahkemeleri yok, yok, yok diye diye şimdi de yoklukla uğraşır olduk. Durum budur. Ben malı getiriyorum, dükkan kirası, harcamalar, vergiler, Devlete verilen KDV derken daha kazanmadan cebimizden çıkıyor hepsi neyin ekonomisinden bahsediyoruz. Üreticiler orada, vatandaşlar zorda, esnaf zorda, öyleyse sorarım kimdir rahat olan bu memlekette?”

 

Derya Özkan (Fellahoğlu hediyelik)

“Satışlar oldukça durgun. Sattığımız her üründe ne yazık ki böyle. Özellikle altında satışlarımız çok düştü. Eskiden altını tercih edenler fiyatlardan dolayı olsa gerek şimdi gümüşü tercih eder oldular. Tam iki aydır kampanyadayız, fiyatlarımızı yüzde 50 düşürdük ama yine satışlarımız geçen yıla oranla düşük. Dövizin yükselişi halkın alım gücünü düşürdü, fakat bizim açımızdan da bakıldığında bizlerin de alım gücü döviz karşısında düşmüştür. Bizler de mal getirirken artık daha az ürün getirmeye başladık, dengeyi bu şekilde kurma çabası içerisine girdik. Durum kötü yani. Ve bir de ülkeye getirdiğimiz ürünlerde devletin peşinen aldığı KDV’ler var tabi. KDV’yi peşin alıyor olmaları biz ve bizim gibiler için oldukça güç bir durum. Almadan vermek, kazanmadan harcamak buna denir.”

Güncelleme Tarihi: 31 Ocak 2014, 03:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner474