‘Bizim için kara gün’

Anastasiadis, 167 bin Rum’un 1974’te evlerinden çıkarıldığını söyledi

‘Bizim için kara gün’
 Rum lideri Nikos Anastasiades, 20 Temmuz 1974’ü “kara bir gün” olarak niteledi ve herkesin 20 Temmuz olaylarına yol açan nedenleri düşünmesi gerektiğini söyledi.
 Anastasiades bu açıklamasını, dün Lefkoşa’daki Faneromeni Kilisesi’nde düzenlenen resmi dini ayin ve anma töreninin ardından yaptı.
   “43 yıl sonra bazı insanlar yas tutarken diğerleri kutlamalar düzenliyor” diyen Anastasiades şunları söyledi:
    “Türkiye’nin garantör ülke bahanesiyle 167 bin Kıbrıslı Rum zorla evlerinden çıkarıldı, binlerce insan öldürüldü, kayıp kişiler var ve kutsal yerler tahrip edildi.” 
    Uluslararası toplumun Kıbrıs’ın bölünmesinin ana nedenini fark etmeye başladığını iddia eden Anastasiades, bunun nedeninin Türk işgal ordusunun varlığı olduğunu savundu.
    Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla yapılan müzakerelere de değinen Rum lideri, Kıbrıs Rum tarafının ısrarından dolayı hem 4 Haziran’da hem de Crans- Montana kasabasında Türkiye’nin, garantörlük haklarının sona erdirilmesi konusunu ilk kez tartıştığını ifade etti
    Anastasiades, üçüncü ülkeler ve onların vatandaşlarına hizmet etmeyen bağımsız bir ülkenin oluşturulması için garantilerin sona erdirilmesinin “vazgeçilmez koşul” olduğunu söyledi.
Türkiye’ye uluslararası hukuku uygulaması için baskı kullanılacağı konusuyla ilgili bir soruya  Anastasiades, ”yavaş yavaş ve adım adım” yanıtını verdi.
 
Partilerin açıklamaları

   Bu arada Rum siyasi partileri, 20 Temmuz Barış Harekatı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Haravgi gazetesine göre AKEL, “Kıbrıs halkına karşı işlenen suçları bu yıl da en sert şekilde kınadıklarını” belirtti.
   Açıklamasında “partinin, iki toplum arasında müzakereler süreciyle çözüme ulaşmakta kararlı olduğunu” ifade eden AKEL, “hedefin; Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin BM çerçevesinde sürmesi ve müzakerelerin kazanımlarının korunması olması gerektiğini” söyledi.
   DİKO ise açıklamasında, “işgalin etkilerinin 43 yıldır sürdüğünü” iddia ederken, “İsviçre’deki son gelişmelerin, Türkiye’nin, çözümün ardından Kıbrıs’ın tam kontrolünü ele almak olan niyetini bir kez daha teyit ettiğini” savundu.
   EDEK “Türkiye’nin, kendi hedeflerini empoze etmeye çalıştığını” öne sürerek, “bu hedeflerin, Kıbrıs sorununun çözümü ve Kıbrıslı Türklere ayrıcalık sağlama değil, vatanı işgal etme olduğunu” iddia etti.
   Vatandaşlar İttifakı ise; “ bu yıl, Crans-Montana’daki çabanın başarısızlığının gölgesinde, Türk istilasının kara yıldönümünün özel bir niteliğe sahip olduğunu” öne sürerek, “Türkiye’nin amaçlarının bir kez daha ortaya çıktığını” savundu.
Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2017, 10:19
YORUM EKLE
YORUMLAR
Akın  Tangül
Akın Tangül - 1 yıl Önce

KIBRIS TÜRK HALKINI GARANTÖRSÜZ VE TÜRK ASKERİ OLMADAN BU KAFALARIN İNSAFINA BIRAKMAYI DÜŞÜNENLERE YAZIKLAR OLSUN

M. Fatih PARLAKTAŞ
M. Fatih PARLAKTAŞ - 1 yıl Önce

Uluslar arası hukuk Suriyenin kuzeyi Kürtler tarafından yüzbinlerce Arap ve Türkmen kovulmak suretiyle işgal edilir ken neredeydi acaba. Sen sadece yerlerinden olan ruhları düşün, öldürülen, katledilen, toplu halde gömülen Türkleri insan yerine koyma ondan sonra çık uluslar arası yaptırım de. Hadi ordan ahlaksız.

SIRADAKİ HABER