banner564

Bizimkiler bayramda

Çözüm Planına ‘hayır’ diyen Rumları üyeliğe alan, ekonomik kriz sonrasında 10 milyar Euro’yu aşkın mali yardımda bulunan AB’nin Komisyon Başkanı Juncker, Güney Lefkoşa’da protestolarla karşılandı

Bizimkiler bayramda
banner598
Raif DOĞRU
   Kıbrıs sorununun çözümünü öngören Annan Planı’nı reddeden ve AB tarafından ‘ödüllendirilerek’ tam üyeliğe alınan Güney Kıbrıs’a, son 3 yıl içinde 10 milyar Euro dolayında ek mali yardım yapıldı. Buna karşın Rumlar, adayı ziyaret etmekte olan Komisyon başkanı Jean-Claude Juncker’i  dün protesto gösterileriyle karşıladı.
   AB aleyhinde pankartlar taşıyan ve slogan atan Rumların eylemi hakkında herhangi bir yorumda bulunmayan Juncker, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda gerekli yardımların sağlanacağını söylemekle yetindi.
   2004 referandumunda Annan Planı’na “evet” diyen ve ‘ödüllendirilmek’ yerine ambargo altında tutulmaya devam eden Kuzey Kıbrıs ise, Juncker’e en ufak bir ‘tepki’ hareketinde bulunmadı. Diyalog’a konuşan eski bir siyasetçi, KKTC’nin tepkisizliğini “bayram tatiline’ bağladı.

AB Muktesebatı için komisyon kurulacak
   AB Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker, Kıbrıs’ta bir çözümün mümkün olabileceğini inandığını belirterek, Kıbrıs’ta çözüm sürecinin kolay olmadığını ancak bunun bir çözümün mümkün olamayacağı anlamına gelmediğini söyledi. Kıbrıs'ta temaslarda bulunan Juncker, Güney Lefkoşa’da bulunan AB Evi’nde düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Müzakere sürecinin bundan sonraki aşamalarında AB ekiplerinin daha aktif ve görünür olacaklarını kaydeden Junker, gerektiği takdirde sürece her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı.
Çözüm sonrasında AB müktesebatının Ada'nın geri kalanında uygulanması için Kıbrıslı Rumlar, AB Komisyonu ve Kıbrıslı Türklerden oluşan üçlü bir komite kurulacağını söyleyen Juncker, çözüm sonrası Avrupa yasalarının ve müktesebatın uygulanması için komisyonun her şekilde yardımcı olacağını dile getirdi.

AB yardımcı olacak
Ada'da bulunacak çözümün beraberinde ciddi finansal sorunlar da getireceğini söyleyen Juncker, AB Komisyonu’nun günü geldiği zaman çözümün ortaya çıkaracağı mali ve finansal sorunlara yardımcı olacağını belirtti.
Bir gazetecinin "Türkiye’nin AB üyeliği olmadan Kıbrıslı Türklerin AB’ye girmemesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Juncker, kesinlikle böyle bir düşüncesinin olmadığını söyledi. 
Liderler gibi herkesin ileriye odaklı olması gerektiğine işaret eden Junker, "Şu anda elimizde son bir şans bulunmakta ve bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Güvenlik önemli bir konu ama şu aşamada bu konuyu ele almak için çok erken" diye konuştu. 
AB üyesi bir Kıbrıs’ın tehlikeli ve karmaşık olarak tanımlanan bir bölgede adeta bir istikrar örneği olduğunu söyleyen Juncker, Ada'nın yavaş yavaş ekonomik krizden çıktığını ve yatırımcıların yeniden Ada'ya dönmeye başladığını kaydetti.
"Kıbrıs, Avrupa değerlerini ve ideallerini bu bölgede temsil eden bir ülke. Bölge ne yazık ki savaşlar, çatışmalar ve gerilimlerle dolu bir coğrafya" diyen Juncker, Kıbrıs’ın AB’nin ön cephesinde bulunduğunu ve bundan dolayı önemli sorumlulukları olduğunu, bu müthiş enerji potansiyelinin her zaman birliğe hizmet edecek şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. 

Kıbrıs müzakereleri
Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecine de değinen AB Komisyon Başkanı Juncker her iki liderle bugün bir araya geldiğini ve onların Kıbrıs konusunu çözebileceklerine inandığını söyledi.
Müzakerelerde "uzlaşı" veya "ödün" kelimesinin olumsuz bir anlamda algılanmaması gerektiğini kaydeden Juncker, uzlaşı kelimesinin Avrupa Birliği’nin her gün kullandığı anahtar bir sözcük olduğunu vurguladı.
Ada'da bulunacak bir çözümün sadece burada yaşayan Kıbrıslılar için değil, Avrupa Birliği için de bir "kazan kazan" durumu yaratacağını söyleyen Juncker, "Ben şahsen bunun gerçekleşebilmesi için her türlü çabayı ortaya koymaya hazırım. Bugün iki liderle de bir araya geldim ve onlarla yaptığım görüşmelerin ardından çok iyimser olduğumu söylemem gerekiyor. İki lider arasındaki güven ve gösterdikleri kararlılıkları gerçekten bir çözümün bulunabileceğine işaret ediyor" diye konuştu. 
İki toplumun birbirine saygı gösterdiği sürece Ada'da çözümün mümkün olabileceğine işaret eden Juncker, Avrupa Birliği’nin Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen sürece dışarıdan destek vermeye devam edeceğini ifade etti.
Juncker ayrıca halihazırda süreci yakından takip eden temsilcisi Pieter Van Nuffel’in bundan sonra da müzakere sürecinde daha aktif olarak gözlemlerini ve desteğini sürdüreceğini belirtti.

"Hellim konusunda uzlaşıya vardık"
Gün içerisinde iki liderlerle yaptığı görüşmelerde hellimin AB içerisinde tescil edilmesi konusunda önemli adım attıklarını kaydeden Juncker, şunları söyledi:
"Hellim konusunda bir uzlaşıya varmayı başardık, AB yasaları altında bununla ilgili bir adım atılacak. Bence bu küçük birşey değil. Bu bir şaka değil aslında çünkü her iki toplum için de oldukça önemli olan bir ürün. Sembolik bir ürün ve bu konuda bir uzlaşıya varılabilmesi tarafların birlikte çalışmaya ve komisyonun da somut önlemler alarak bunu desteklemeye hazır olduğunun bir göstergesidir." 

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2015, 10:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner608

banner473