O kazandı  biz çektik

Tanık kürsüsünde savunma yapan Bulut Akacan, yaşanan tüm olayın sorumlusunun Erhan Başay olduğunu iddia etti:

O kazandı  biz çektik

 Suna ERDEN

Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde darp suçundan yargılanan iş adamı Bulut Akacan dün tanık kürsüne çıkarak savunma yaptı. 
Sanık Akacan, olayın bu kadar büyümesinin tek sorumlusunun Erhan Başay olduğunu iddia etti. 
Daha önce yanında çalışan Başay’ın işten ayrılınca alacağı olduğu iddiasıyla ailesini rahatsız ettiğini söyleyen Akacan, kavga günü onu görünce yaptıklarını sormak için yanına gittiğini ancak olayın bu raddelere geleceğini tahmin etmediğini dile getirdi.
Akacan, “Keşke o masaya gitmeseydim. Her gün gazetelerdeyim. Ben de ailem de zarar gördü. İş hayatım kötü etkilendi” dedi.
Akacan, tek kazananın Erhan Başay olduğunu iddia ederek, “Hem tazmin edildi hem de kariyerimi zedeledi. Amacına ulaştı. Tek kazanan o oldu. Geriye kalan herkes acı çekti” şeklinde konuştu.
Akacan, olayda kimseye talimat vermediğini, aniden ve spontane geliştiğini de öne sürdü. 

Sanıklar savunma yaptı
Girne’de 7 Ocak 2019 tarihinde bir restoranda Erhan Başay ve Zeki Asımoğlu’nu darp ettikleri gerekçesiyle yargılanan İş insanı Bulut Akacan, Vasıf Kurbanov ve Orçun Özorçun’un davasında sanıklar savunma yaptı. 
Yargıç Füsun Cemaller Başkanlığı’nda, Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad ve Yargıç Mine Ozankaya’nın huzurunda görülen davada, Bulut Akacan’ı avukat Kıvanç Rıza ile Mustafa Asena; Vasıf Kurbanov’u avukat İlker Sertbay, Orçun Özorçun’u ise avukat Doğa Zeki temsil ederken, dünkü oturumda iki sanık savunma yaptı.
Tanık kürsüsüne çıkan sanık Akacan, olayı bir kaza olarak niteledi. Akacan, yaşanan olayda Orçun Özorçun ile kendisinin bir suçu olmadığını, Vasıf Kurbanov’un da bir yanlış anlaşılmadan dolayı Zeki Asımoğlu’nu darp ettiğini söyledi ve “Bu bir kazaydı” dedi.

Rapor bilmecesi
Akacan, avukatı Kıvanç Rıza’nın bir sorusu üzerine 7 Ocak’ta yaşanan olaydan dolayı kalp spazmı geçirdiğini, önce Girne Akçiçek, sonra özel bir hastane daha sonra da Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne yatırıldığını anlattı.
Akacan, kız kardeşinin çocuk doktoru olduğunu, hastanede çalıştığını ifade ederek şunları söyledi:
“Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde tedavi görürken, darp edilen Zeki Asımoğlu’nun durumunu sordum. Kız kardeşim ile o zaman başhekim olan Bülent Dizdarlı, 9 Ocak’ta yazılan raporda Asımoğlu’nun şifa ile taburcu olduğunu belirttiler. 
Bu bilgiye çok sevindim. Adama bir şey olmadı diye içim rahatladı. Anacak taburcu tarihi 10 ve daha sonra da 11 Ocak oldu. Ne olduğunu anlamadım.  Mahkeme aşamasında Zeki Asımoğlu’nun kafatasında çatlak olduğu, beyin kanaması geçirdiği söylenildi. Hâlbuki Doktor Dizdarlı, hayati tehlikesinin olmadığını söylemişti.
Beni mahkemeye çıkarıp, hayati tehlikesi var diyerek 3 gün ek süre aldılar. Ayın 14’ünde de teminat duruşması olacaktı. 
Sabah hazırlandım tıraş oldum ve beklemeye başladım. Ancak polis gelip beni almadı. Daha sonra hasta olduğum için duruşmaya gelmediğimi söylediler. Bunu da anlamış değilim. Tüm bu olanlarda art niyet arıyorum. Temiz ellerle mahkemeye getirmediler beni. Polis taraflı davrandı. Alt mahkeme yanıltıldı. Oysaki Zeki Beyin durumu dedikleri gibi değildi.”

Durmak bilmiyordu
Sanık Akacan daha sonra olay günü olan 7 Ocak’ta yaşananları anlattı. Akacan şunları söyledi:
“Erhan Başay 14 ay yanımda çalıştı. Sonra işten ayrıldı. Ayrıldıktan sonra 50 bin Sterlin alacağı olduğunu öne sürdü. Halbuki böyle bir alacağı yoktu. Babamı, eşimi hatta kayınpederimi arayıp rahatsız etti.
O gün yemek için söz konusu restorana gittim. Saat 14.00’te iş toplantım olduğu için hemen bir şeyler yiyip çıkacaktım. Aracımdan inerken Erhan Başay’ı gördüm. Görünce de yaptıklarını sormaya gittim.
Masasına oturup, ‘nedir yaptığın, neden belden aşağı vuruyorsun. Bu yaptığın karaktersizliktir’ dedim. O da bana küfür etmeye başladı ve elini kaldırıp, “Seni gebertirim” dedi. Elini tuttum. Bir kargaşa yaşandı. Erhan Başay, küfürler etmeye başladı. Kargaşa esnasında sandalyeler devrildi. Ben de sandalyeleri düzeltip, Erhan Başay’a elimle dur işareti yaptım. Küfür etmeye devam ediyordu. Ben de ‘defol git buradan’ dedim. Bu esnada mekan sahibi çıkıp bizi kovdu. Başay bir türlü sakinleşmiyordu. Agresif tutumları sürüyordu. Orçun onu tutuyordu. Çünkü fırsat bulsa bana saldıracaktı. Orçun olayın büyümemesi için onu tuttu, amacı kavgayı ayırmaktı ancak başına gelmeyen kalmadı. 9 aydır hiç yere cezaevinde bekliyor. Restoranın dışına çıktığımızda Orçun, “Erhan baba sakin ol” diyordu. O durmak bilmiyordu. Küfürlerine devam ediyordu. Sonra gözüme yumruk attı. Ben de sinirlenip karşı hamlede bulundum. Aramızda karşılıklı kavga başladı.
Bu sırada Vasıf Kurbanov hem beni hem de Erhan Başay’ı durdurmaya çalıştı. Başay ayağıma tekme atınca yere düştüm. Bu esnada Zeki Asımoğlu başımı çarpmamam için beni tuttu. Vasıf son anda bunu görünce bana saldırdığını düşünüp, yumrukladı. Bu onun bireysel olarak yaptığı bir eylemdir. Ne benim ne de Orçun’un bir katkısı yoktur.
Benim talimat verdiğim söyleniyor. Talimat vermişsem neden Orçun bir kez dahi Başay’a vurmadı ya da Vasıf. Olay spontane gelişti. 
Olayın buralara kadar geleceğini bilmiyordum. Keşke o gün o masaya gitmeseydim. Zeki Asımoğlu’nu daha önce tanımıyordum. Ona ne kastım olabilir ki. Hatta benim başımın yere çakılmasını önledi.”

Sadece Başay kazandı
Sanık Akacan, yaşanan olayın tek sorumlusunun ve tek kazananının Erhan Başay olduğunu savundu. Akacan şöyle devam etti:
“Kavga bir ara yatıştı ancak Başay küfürlerine devam edince tekrar alevlendi. Her gün gazetelere çıkıyorum. Hepimizin başına her şey gelebilir. Bir hata oldu, keşke Başay ile konuşmaya yanına gitmeseydim. Aniden olay gelişti ve buralara kadar geldi. Hem iş hayatım hem çocuklarım etkilendi hem de özgürlüğümden oldum. Çok büyük bir ceza aldım.  Zeki Asımoğlu yerde yatarken, Başay hakaretlerine devam ediyordu. En sonunda restoranın sahibi Güran Ataker, “Yeter abi yeter. Adam yerde yatıyor. Yeter yaptığın” diye bağırdı. 
Kısacası olayın bu raddelere gelmesindeki tek suçu Başay’dır. Ayrıca hem tazmin edildi hem de benim iş hayatımı zedeledi. Tek amacına ulaşan Başay oldu. Geriye kalan herkes acı çekti. 
Öte yandan olayda bana vurduğu halde aleyhine dava getirilmedi. Bunu da adalet açısından adil bulmuyorum.” 
Akacan son olarak şunları ifade etti: “Etten kemikten bir insanım. Böyle olacağını bilsem hiç konuşmaya yanına gitmezdim. Söz dalaşına girmeseydim. Orçun sadece kavgayı ayırdığı için bugün hapiste yatıyor. Orçun olmasaydı, daha kötü şeyler olabilirdi. Keşke bunların hiç biri yaşanmasaydı.”

Her şey aniden oldu
Davanın dünkü oturumunda sanık Vasıf Kurbanov da savunma yaptı. Sanık, olayın aniden başladığını, amacının olayın büyümesini önlemek olduğunu iddia etti. Sanık, kavgayı ayırmaya çalıştığını, önce kimseye vurmadığını, darp etmediğini, arkası dönükken Akacan’ın yere düştüğünü, dönünce Zeki Asımoğlu’nu onu tutarken gördüğünü ifade etti. Sanık, Asımoğlu’nun Akacan’ı darp ettiğini sandığını, bu yanlış anlaşılmadan dolayı ona vurduğunu dile getirdi. 
Sanıklarının savunmalarının ardından mahkeme Orçun Özorçun’un da dinleneceğini belirterek, duruşmayı 14 Ekim tarihine erteledi.

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER