Siyasi eşitlik şartı

Çavuşoğlu, müzakerelerin başlayabilmesi için ‘referans belgesinin’ şart olduğunu söyledi ve her türlü çözüm modelini görüşebileceklerini belirtti

Siyasi eşitlik şartı

 Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğini sağlayan ve güvenlik endişelerine yanıt veren her türlü seçeneği görüşmeye hazır olduğuna vurgu yaparak "Hiçbir çözüm modelini dışlamıyoruz. Herhangi bir çözüm modelinin dayatılmasına da karşıyız" dedi. 

Çavuşoğlu, Referans belgesi olmadan müzakerenin başlamayacağını da belirtti. Çavuşoğlu, “O zaman neyi müzakere edeceğimizi net bir şekilde görürüz” ifadesini kullandı.
Çavuşoğlu, “Rum tarafı gerçekten Türk tarafıyla iktidar ve refahı siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istiyorsa bunun ilkeleri üzerinde önceden anlaşılır ve sonra müzakereler başlar" dedi.
Akıncı ise “Biz bir daha ucu açık, sonuç odaklı olmayan, yıllarca bizi oyalayacak bir müzakere sürecine girmeyeceğiz. Bu konu önem verdiğimiz başlıcalardan biridir” şeklinde konuştu.

İlk sözü Akıncı aldı
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenledi.
İlk sözü alan Cumhurbaşkanı Akıncı, Doğu Akdeniz'in gündemini işgal eden doğal gaz ve Kıbrıs konusunu enine boyuna tartıştıklarını ifade ederek, doğal gaz kaynaklarının doğu Akdeniz'de iş birliği, barış ve istikrara katkıda bulunabileceğini, bu doğrultuda barış köprüsü olsun dediklerini ve ortak komite önerisi yaptıklarını ifade etti.
Bu önerinin 2011 yılından beri masada olduğunu ve bugüne kadar çalışılarak daha ayrıntılı hale getirildiğini ancak Rum tarafının bunu kategorik olarak reddettiğini anlatan Akıncı, Rum tarafının bu önerilerine karşılık karşı öneri sunduğunu ancak bunun kabul edilmesi mümkün olmayan ve ortaklaşa yapılamayacak bir öneri olduğunu kaydetti.
Akıncı, Rum tarafının önerisinde, Türk tarafına sadece bilgi vermek istediğini, kararlarda söz hakkı olmasını istemediğini, Türkiye ile Rum yönetimi arasında MEB belirlenmesini istediğini, paylaşımın nüfus bazında yapılmasını, Türkiye tarafından tanınmasını ve uzlaşmayla birlikte gemilerini çekmesi ve sondajı sonlandırması durumunda Kıbrıslı Türklerin yardımdan yararlanabileceğini ifade ettiğini belirtti.

Önerimize AB ve BM’den olumlu dönüşler aldık
Akıncı, önerilerine AB ve BM'den olumlu dönüşler aldıklarını ve bu önerilerinin hâlâ masada ve geçerli olduğunu ifade ederek, tüm tarafların kaynaklarda her iki tarafın da hakkının olduğunu söylediğini kaydetti.
Görüşmede Kıbrıs sorununda gelinen son gelişmeleri ve BM Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile yaptıkları görüşmeleri değerlendirdiklerini ifade eden Akıncı, kendilerinin de bir başlangıç noktası oluşturacak referans kavramlarının oluşması için önemli gördüklerini paylaştıklarını kaydetti.


Cumhurbaşkanı Akıncı, yeniden başlaması için görüşmelerin sürdürüldüğü sürecin yeni bir süreç olacağını belirterek, "Yani biz bir daha ucu açık, sonuç odaklı olmayan, yıllarca bizi oyalayacak bir müzakere sürecine girmeyeceğiz. Bu konu önem verdiğimiz başlıcalardan biridir" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, ‘ucu açık süreçler geleceğe ait değil geçmişe aittir’ sözünün raporlarda da yer aldığını ifade ederek, bunların artık daha net şekilde dillendirilmesini ve artık bir sonuca gidilmesini istediklerini, yeni süreç başlayacaksa sonuç vermesini istediklerini söyledi.

Çavuşoğlu: Birçok konu ele alındı
Bakan Çavuşoğlu da Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşmesinin yanı sıra KKTC Cumhuriyet Meclisinde temsil edilen siyasi partilerin genel başkanları ile de toplantı yaptıklarını belirterek, bu toplantılarda Kıbrıs meselesini ve Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon faaliyetleriyle ilgili gelişmeleri değerlendirdiklerini, gelecek dönemde atılacak adımları ele aldıklarını söyledi.
Çavuşoğlu, müzakere sürecinin 2017'de başarısızlıkla sona erdiğini hatırlatarak, Rum tarafının yönetim ve refahı Türk tarafıyla siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istemediğini vurguladı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un geçen haftaki temaslarını yakından takip ettiklerini dile getiren Çavuşoğlu, "Ne yazık ki Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğinin kabulü yönünde Rum tarafında bir zihniyet değişikliği olduğuna ikna olmadık" dedi.

Hiçbir çözüm modelini dışlamıyoruz
Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğini sağlayan ve güvenlik endişelerine yanıt veren her türlü seçeneği görüşmeye hazır olduğuna vurgu yaparak, "Hiçbir çözüm modelini dışlamıyoruz. Herhangi bir çözüm modelinin dayatılmasına da karşıyız ancak meselenin özü, Rum tarafının Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğini tüm unsurlarıyla önceden kabul etmesidir yani burada siyasi eşitlik tüm unsurlarıyla önceden kabul edilmelidir" diye konuştu.
Müzakerelerin artık bu tartışmadan çıkarılması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Müzakereler hele bir başlasın bundan sonra bakarız demek artık olmaz. Bunu 50 yıl denedik ama sonuç alamadık." ifadesini kullandı.
Çavuşoğlu, Rum lider Nikos Anastasiadis'in "iki devletli çözüm, gevşek federasyon, federasyon veya ademimerkeziyetçi çözüm" gibi fikirlerine atıfta bulunarak, "Sayın Anastasiadis farklı kişilere farklı şeyler söylemekte mahirdir. O nedenle beşli bir gayrı resmi toplantıda bunlar netliğe kavuşsun dedik yani neyi müzakere edeceğimizi birlikte kararlaştırmamız lazım" değerlendirmesinde bulundu. 

Referans belgesi olmadan müzakere başlamayacak
Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletlerin (BM) de olduğu bir ortamda yapılacak beşli toplantıda "neyin müzakere edileceğinin belirlenmesini" önerdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:
"İşte o belirlendikten sonra da biraz önce Sayın Cumhurbaşkanının (Akıncı) da açıkladığı gibi bir referans belgesinin detayları o zaman netliğe kavuşur yani neyi müzakere edeceğimizi net bir şekilde görürüz. Ondan sonra referans belgesi de tabii ki detaylarıyla beraber netleşecektir. Ondan sonra müzakere başlar. Referans belgesi olmadan müzakerenin başlamayacağını biz Türkiye ve KKTC tarafı olarak görüyoruz. Rum tarafı gerçekten Türk tarafıyla iktidar ve refahı siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istiyorsa bunun ilkeleri üzerinde önceden anlaşılır ve sonra müzakereler başlar."
Çavuşoğlu, Rum tarafının bunu kabul etmemesi halinde siyasi eşitlik temelinde değil egemen eşitlik temelinde bir ortaklık kurulmaya çalışılmış olacağına işaret ederek, "Türkiye de Kıbrıs Türk halkı da azınlık statüsünü kabul etmez." dedi. 
Siyasi eşitliğin kağıt üzerinde kalmadan uygulanması ve çerçevenin net olarak çizilmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, "Bu vizyon ve güvence olmadan bir müzakere sürecine girilmesi defalarca söylediğimiz gibi bir zaman kaybıdır. Kıbrıs Türk halkının aldatılması ve boşuna umutlandırılması anlamına gelir. O nedenle Kıbrıs Türk halkının, KKTC'nin siyasi eşitliğinden ödün verilmesi mümkün değildir." yorumunu yaptı. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER