Süreç çöktü

Rum lider Anastasiadis’in masayı terk etmesine toplumun her kesiminden tepki yağıyor

Süreç çöktü
Çiğdem AYDIN
Kıbrıs müzakere sürecinde liderler görüşmesinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in sert bir tavır sergileyip kapıyı çarpıp masayı terk etmesinin yankıları sürüyor. 
Kıbrıs Türk eski müzakerecilerinden Ergün Olgun, Ticaret Odası eski Başkanı Erdil Nami, İş adamı Asım Dedezade, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Diyalog Medya Genel Direktörü Reşat Akar, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Afet Özcafer, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Dursun Oğuz, Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Soyalp Tamçelik, Türkiye Cumhuriyeti Bağımsız Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, Radyo Güven’de yayınlanan bir programa bağlanarak, liderler görüşmesinde meydana gelen krizi değerlendirdi. 
Konuyla ilgili iş ve siyaset dünyasından önemli isimlerle yapılan canlı telefon bağlantılarında, Türk tarafının yaşanan gelişmelerin ardından artık kendi ekonomisini güçlendirip, iç meselelerine eğilmesi ve KKTC devletini yüceltmesi gerektiği belirtildi. 

Olgun: Sorumlular uluslararası camiadır
Kıbrıs Türk eski müzakerecilerinden Ergün Olgun liderler görüşmesinde meydana gelen krizin bugüne kadar yaşanan süreçlerin bir sonucu olduğunu ve olayın esas kökenine bakmak gerektiğini söyledi. Kıbrıs’ta yaşanan bugünkü durumun baş müsebbibinin uluslararası camianın olduğunu belirten Olgun, uluslararası camianın Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini saymayan Kıbrıs Rum tarafını tek yanlı olarak tanımaları ve Rumların da bunun avantajlarını kullanmalarına fırsat verdiğini kaydetti.
Uluslararası camianın Kıbrıs müzakerelerinde Federal ortaklık ve siyasi eşitlik temelinde süreci destekleyici davranması gerektiğini dile getiren Olgun, Türk tarafının ise ekonomide ve yönetimde bulunan ciddi eksiklerini giderip KKTC devletini güçlendirmesi gerektiği üzerinde önemle durdu. 

Nami: Mantalite düzelmeden barış sürdürülemez
Ticaret Odası eski Başkanı Erdil Nami, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yla Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis arasında yaşanan masayı terk etme geriliminin hoş olmadığını kaydetti.
Nami, liderlerin görüşmelerde bir ilerleme sağlanamıyorsa şapkalarını artık masalarının üzerlerine koyup düşünme vakitlerinin geldiği kanaatinde olduğunu dile getirdi. 
Nami, Anastasiadis’in kapıyı çarpıp gitmesinin etiketsizlik olduğunu ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın da bu durumda gösterdiği tepkinin haklı ve yerinde olduğunu söyledi. 
Nami, Rum görüşmecilerinin kendi toplumlarını bir barışa ve federasyon yapısına hazırlamadıklarına işaret etti.

Dedezade: Bir iç referandum yapılmalı
İş adamı Asım Dedezade ise yaptığı değerlendirmede; Anastasiadis’in müzakere masasını kapıyı çarpıp terk etmesi karşısında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tepkisinin doğru bir hareket olduğunu belirtti. Dedezade şunları kaydetti: “Önümüzde bir süreç oluşuyor. Türk tarafı bir karar vermeli; Rum seçimlerini bekleyip müzakerelere devam mı edecek yoksa bir iç referandum yapıp KKTC devleti kendini yücelterek yoluna devam mı edecek bunun kararı verilmeli.” 

Akar: KKTC kendi iç meselelerine yoğunlaşmalıdır 
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Diyalog Medya Genel Direktörü Reşat Akar ise yaptığı değerlendirmede, Kıbrıs müzakerelerinde Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in göstermiş olduğu fevri davranışla görüşmelerin sekteye uğradığını kaydetti.
Bu sürecin başından beri Türk tarafının çok esnek ve barış istenci tavırlarıyla sürdüğüne işaret eden Akar, Türk tarafı bu kadar esnek ve bu kadar çok taviz vermeseydi sürecin çoktan kopacağına işaret etti. 

Rum tarafında siyasete yön veren Ulusal Konsey
Rum tarafında siyasete yön verenin Rum Ulusal Konseyi olduğunun altını çizen Akar, Anastasiadis’e verilen rolün de müzakere masasında Türkleri oyalamak olduğuna dikkat çekti. 
Rumların her defasında bir çılgınlık bir delilik yaptığını belirten Akar, Rumların bu kez de Meclislerinde ENOSİS’in kutlanmasına yönelik kararlarıyla Kıbrıs Türkünü istemediklerini ve iki taraf arasında bir barışın sağlanamayacağının bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı. 

Rum eğitim sisteminde değişiklik olmazsa barış olmaz
Kıbrıs’ta bir barışın sağlanabilmesi için önce toplumların hazır olması gerektiğini dile getiren Akar, Türklerle, Rumların yıllarca ayrı yaşadığını, Kıbrıs Türk tarafı barışa hazırlanırken, Rum gençlerinin ise okullarda Türk düşmanlığıyla yetiştirildiğini, eğer Rumların eğitim sisteminde değişiklik olmazsa barışın olamayacağını kaydetti. Akar, yaşanan gelişmelerin, KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilecek noktaya getirilmesi ve Kıbrıs Türk tarafının artık kendi iç konularında toparlanması gerektiğini kaydetti. 

Erhürman: Bu tavır Kıbrıs Türkü’ne yapıldı
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Liderler görüşmesinde Rum lideri Anastasiadis’in sergilediği tavırlarının kabul edilemez olduğunu ve bu tavrının Kıbrıs Türk halkına yönelik yapılmış bir hareket olduğunu kaydetti. Erhürman, Anastasiadis’in sergilemiş olduğu tavırlarına karşı Cumhurbaşkanı Akıncı’nın göstermiş olduğu tepkinin de son derece yerinde olduğunu söyledi.
Erhürman, Kıbrıs Rum Meclisi’nde ELAM gibi ırkçı ve fasit partinin inisiyatifiyle üretilen kararın Kıbrıs Türk halkının hatırlanmak istemediği, hafızasında iyi bir yeri olmayan ve kesinlikle kabul edilemeyecek ENOSİS’i tekrardan gündeme getiren bir karar olduğunu belirtti. 

Görüşmelere zarar verecek
Bunun gündeme getirilmesinin bir hata olduğunu ve görüşmelere zarar vereceğini CTP olarak daha önce dile getirdiklerini söyleyen Erhürman, bunun neticesinde Cumhurbaşkanı Akıncı’nın son derece yerinde bir şekilde Anastasiadis’e bu konuyla ilgilenmesi ve bu konuda sorumluluk üstlenmesini, çünkü bu karara karşı herhangi bir hamle yapmazsa bunun görüşmelere zarar vereceğini bildirdiğini ifade etti. 

Özcafer: Söylenecek söz kalmamıştır
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Afet Özcafer de, Doğu Akdeniz’de olumlu gelişmelere ve bölgede bir barışın sağlanmasını tüm kesimlerin istediğini, ancak yaşanan gelişmelerin hoş karşılanamayacağını kaydetti. Özcafer, 67 yıl sonra Rum Meclisi’nde ENOSİS kararının gündeme getirilmesinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Özcafer, yaşanan bu olayların, Rumların hiçbir zaman ENOSİS düşüncelerinden vazgeçmediğini ve Kıbrıs Türkü’nü hiçbir zaman eşit olarak görmediklerini ortaya çıkardığını belirtti, “Söylenecek sözler artık bitmiştir ve KKTC’ye verilen sözlerin tutulmadığı ve bu durumu uluslararası aktörlerin de tüm siyasilerin de birlikte sorgulanması lazım” dedi.

Oğuz: Kıbrıs Türkü’nün haklılığı bir kez daha ortaya çıktı
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Dursun Oğuz ise yaşanan krizin Rum tarafındaki gerçek zihniyetin ne olduğunu ve Kıbrıs Türkü’nün haklılığını bir kez daha ortaya çıkardığını belirtti. Rumların yıllarca Masada Kıbrıs Türkü’nü oyalayıp hep Kıbrıs Türk tarafını suçladığına işaret eden Oğuz, Annan Planı’nda “evet” deyip cezalandırılan Kıbrıs Türkünün bugün de müzakere masasında iyi niyetle sürdürdüğü tutum karşısında Rumların uzlaşmazlığıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Oğuz, Rumların meclislerinde aldıkları ENOSİS kararıyla KKTC’nin devamının ve Türkiye’nin garantörlüğünün gerekliliğinin bir kez daha tescillenmiş olduğunu kaydetti. 

20 Temmuz’u Rumlar da coşkuyla kutlamalı
1974’ten beri bu adada kan akmıyorsa bunun Anavatan Türkiye ve Türk ordusunun bu adada bulunması sayesinde olduğunu vurgulayan Oğuz, 20 Temmuz Barış Harekâtı’nın kutlanmasına Rumların karşı çıkmaları yerine bunu coşkuyla kutlamaları gerektiğinin altını çizdi. 

Soyalp: Ahlaklı davranış değil
Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç.Dr. Soyalp Tamçelik, ise yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, sebepsiz yere Anastasiadis’in toplantıyı terk etmesinin ahlaklı bir davranış şekli olmadığını vurguladı. Tamçelik, “ENOSİS kutlamaları iç siyasete yönelik bir davranıştır. Bu durum karşısında Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakereleri yavaşlatmalıdır. Bu şahıs toplantısı değildir. Toplumların, devletlerin geleceğini ilgilendiren toplantılardır. Her şeyden önce sizin muhatabı olduğunuz veya muhatap gördüğünüz toplum liderini “Canım çekti sinirim bozuldu” diye toplantıyı terk edip bir sigara molası verecek ortamınız yok, bu gibi durumlar dostluk meclisinde belki olabilir, ama heyetler arası müzakereler yapıldığında hoş karşılanabilir bir durum değildir” dedi.

Özdağ: Türkler ve Rumlar aynı çatı altında yaşayamaz
Türkiye Cumhuriyeti Bağımsız Milletvekilli Prof. Dr. Ümit Özdağ, müzakere masasında yaşanan krizle ilgili bu olaydan da ders çıkartılmazsa artık hiçbir şeyden ders çıkartılamayacağı yorumunu yaptı. 
Özdağ, ENOSİS’in Rum okullarında kutlanması kararının bir kez daha Rumlarla, Türklerin aynı devlet çatısı altında yaşamasının mümkün olmadığını gösterdiğine işaret ederek, “ENOSİS’i kutlamayı bir övünç olduğunu düşünen bir Rum devlet yapısı ve toplumuyla Türklerin aynı devlet çatısı altında yan yana yaşamaları teorik olarak da pratik olarak da mümkün değildir” diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2017, 10:22

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER