banner564

Tedaviye muhtaç

İktidarı da muhalefeti de bütçenin yüzde 85’ini cari giderlere harcayan bir devletin sıkıntıdan kurtulamayacağını kabul ediyor

Tedaviye muhtaç
banner598
Remzi SAMAR

   Kuzey Kıbrıs’ta devlet bütçesinin yüzde 85’inin cari giderlere harcanması nedeniyle, sıkıntıların geçmiş yıllarda olduğu gibi devam edeceği belirtiliyor. Diyalog’a konuşan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçe Başkanı, Milletvekili Faiz Sucuoğlu, “Devletin bütçesi tamamen günü kurtarmaya yöneliktir. Dünyanın hiçbir yerinde, ‘maaşları gününde ödüyoruz’ şeklinde bir açıklama olmaz” dedi.
   Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Hüseyin Angolemli, her iktidar değişiminde yaratılan istihdam, tayin ve terfi uygulamaları nedeniyle cari harcamaların arttığını ve bugünkü çıkmazın meydana gelediğini söyledi. Eski Başbakanlardan, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ferdi Sabit Soyer ise “Temel hedef doğrultusunda toplumsal bir anlayış olmazsa sorunların çözülebileceği bir nokta olmaz” dedi.
Kıbrıs Türk siyasetinin 3 önemli isimi Diyalog muhabirinin sorularını yanıtladı.

Sucuoğlu: Hükümet maaş ödedi diye seviniyor!
Soru: Yeni yılın ilk haftasında eylemler başlıyor. Üreticiler sizce ürün bedellerini neden alamıyorlar, sorunların altında yatan temel sebep nedir?

Sucuoğlu: Eylül ayı itibariyle çoğu kurumun bütçeleri bitti. Ek bütçelerle idare edildi. 2014 bütçesi öngörüsüz bir şekilde tamamlandı. Belli aynı sıkıntılar 2015’te de olacak. Bütçe açığı göstermemek için 2014 yılının son aylarında mecbur kalmadıktan sonra ödeme yapmadılar. Ödemeleri yeni yıla aktardılar. Verilen sözler tutulamazsa çok büyük sıkıntılar yaşanacak gibi gözüküyor. 
Haksız değiller. Gerçekten de verilen birçok söz yerine getirilemedi hükümet kanadından… Sebep dediğim gibi bütçedeki öngörüsüzlük… Bu yılda hayvancılar olsun diğer üreticiler olsun tam bir kaotik durum yaşadılar.

Soru: Mevcut bütçe olanaklarının yüzde 85 oranında cari harcamalara giden bir ülkede, sorunların ortadan kalkacağını düşünüyor musunuz?

Sucuoğlu: Bu bütçe harcamaları tamamen devlette çalışanları ödeme bütçesidir. Özel sektör her zaman olduğu gibi tam anlamıyla üvey evlat muamelesi görüyor. Günü kurtarma bütçesi var. Ay sonu sanki çok büyük bir başarıymış gibi biz bu ay memurlara da ödedik emeklilere de ödedik diye övünülüyor. Dünyanın hiçbir yerinde bir hükümet ay sonu ödemesi gereken paraları ödedi diye bir övünç payı çıkarmaz. Bizim ülkemizde maalesef hükümet edenlerde bir övünç kaynağı olarak görülüyor. Dolayısıyla bu yanlıştır. 

Soru: KKTC’nin temel felsefesi tüketen bir toplum değilse üretici sektörü neden sizce bu kadar sıkıntıda?
Sucuoğlu: Hükümet kendi yarattığı statükodan maalesef kurtulamıyor. Bugün örneğin bir eğitim sektörü bir turizm sektörü bu ülkeye en büyük katkıyı sağlayan sektördür. 100 kişiye sorarsanız bu sektörler KKTC’nin önümüzdeki süreçte refaha gidebileceği veya ekonomisini düzeltebileceği söylenmesine rağmen bir bakıyorsunuz bütçede ayrılan pay turizm ve eğitimde bu iki sektörü yeni yılda büyük zorluklarla karşılaştıracak gibi gözüküyor. Bu plan ve programsızlık örneğidir. Eğitimde Doğu Akdeniz Üniversitesi 2 buçuk aydır bir rektör kriziyle darmadağın edildi. Alt yapı oranları iyice düşürülmüş diğer üniversitelerinde tanıtım programlarına verilen katkı iyice azalmış. Turizme bakıyorsunuz ayrılan bütçe 17 milyon TL… Fuarlarda hiçbir kıpırdama yok. Tanıtım anlamında iyice düşürülmüş maddi olanaklardan dolayı… Hal böyleyken KKTC’ni bu sektörlerden kurtuluşu bekleniyor. Tezat burada… Peki, neyle kurtarıcı olacaklardır. Neyle olacaktır?
Seçim yarışı erken başladı
Soru: Kuzey Kıbrıs,  Cumhurbaşkanlığı sürecinde nasıl bir profil izliyor. Son 3 aya gelindi izlenimleriniz neler?
Sucuoğlu: “Cumhurbaşkanlığı gösterileri erken başladı. 80 milyonluk Türkiye’de 1 buçuk 2 ay öncesinde açıklanırken KKTC’de neredeyse 8-9 ay öncesinden adaylar açıklanıyor. Buna bağlı olarak hem basın hem halka yönelik bir ilgili odağı oluyor. Esas tartışmamız gereken konuları bir şekilde ikinci üçüncü plana itiyor. Bana göre çok erken açıklandı bu cumhurbaşkanı yarışı, ikincisi cumhurbaşkanlığı Nisan ayında 3 ay küsür bir zaman var. Biz UBP olarak çok önceleri aldığımız kararla Derviş Eroğlu’nun destekleme yönündedir. Bu faaliyetimizi yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.”


Soyer: Gereksiz toleranslar borcu yükseltti
Soru: Pazartesi gününden itibaren hayvan üreticileri başta olmak üzere birçok eylem yapılacağı açıklandı. Bu eylemlerin altında yatan temel sebep nedir?

Soyer: Tarım Bakanı belli bir destekle bunu düzenlemeye çalışıyor. Bir müddet daha bir düzenlemeyle bunun yerine oturacağı inancındayım. Ancak buradaki en büyük sıkıntılardan bir tanesi hangi nedenle olursa olsun izin alıp işleyen bazı işletmecileri ekonominin de bozulması onlara da gösterilen bazı gereksiz toleranslardan ötürü Süt Kurumu’na borçların yükselmesidir. Bu paranın geri dönüşümü engelleyici bir faktördür. Bunun da artık bir düzene girmesi gerekiyor.”

Soru: Yüzde 85’i cari harcamalara giden bir bütçe ülkede sorunların ortadan kalkacağını düşünüyor musunuz?

Soyer: Temel hedefimiz toplumumuzun kendi gelirlerini ve kendi giderlerimizi karşılama hedefine ulaşmak olmalıdır. Ancak bu yapı ve yapısal sorunlar hangi hükümet olursa olsun bir temel hedef doğrultusunda toplumsal bir anlayış olmazsa sorunların çözülebileceği bir nokta olmaz.

Soru: KKTC’nin temel felsefesi tüketen bir toplum mu? 

Soyer: Hizmet sektörünün yapılan en büyük yanlışlık zamanında bu sektörde ekonomide oynayacağı role bağlı olarak tarım, küçük sanayi, esnaf, yan üretken sektörlerin büyük sektörlere katma değer yaratması olgusu planlanamadı. Dolayısıyla bugün turizm olarak getirdiğimiz her turist ya da bu ülkeye gelen her öğrenci getirdiği 1 doların çok az kısmı ülkede kalmaktadır. Bunu hizmet sektöründe yapılan ekonomik aktiviteyi karşılamak için dengesizlik ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla ülkede sanayi sektörü, tarım sektörü, diğer sektörlerin ekonomiden pay alması ile ekonomiyi tetiklemesi yerine gelememektedir. Sıkıntı buradadır.

Soru: Cumhurbaşkanlığı yarışında son 3 aya gelindi süreç ve adaylar hakkındaki izlenimlerini nedir?


Soyer: Cumhurbaşkanı adayları görüşlerini açıklamaktadır. Bu görüşleri sorgulamak gerekiyor. Siber Siber hanımın kazanmasını hedefliyoruz. Gerek Kıbrıs sorunu gerekse ekonomik sosyal sorunlarda cumhurbaşkanlığının rolü konusunu sağlıklı ve demokratik bir şekilde dile getirmektedir. Diğer adayların görüşleri hakkında bir şey söylemek istemiyorum ama Sibel Hanım ifade ettiği görüşler meydandadır.  
Soğuk hava var. En kötüsü şudur çeşitli şekillerde farklı fikirler olduğunu söyleyenler kendi dışında herkesi lanetleyen tüm kurumları değersiz gösteren bir söylem süreci içerisindedirler. Böyle yaparak kendi yıldızlarının parlayacağını sanmıyorum.  Böyle yansıtılırsa o rüzgâr size esmez. Her şeyin berbat olduğu her yerde siz de düzgün olmazsınız.



Angolemli: Üretici yerden göğe kadar haklı

Soru: Üreticiler sizce ürün bedellerini neden alamıyorlar, Sorunların altında yatan temel sebep nedir?

Angolemli: Devlet süt konusunda aracılık yapmaktadır. Hayvanlardan süt toplar özel firmalara dağıtım yapar. Şimdi özel firmaların ve ya süt kuruluşlarının bu aldıkları sütü ödemeleri gerekir. Fakat çoğu ödememek için birçok bahane arar. Şu anda ödeyecek gücüm yok. Sütlerin parasını toplayamadım diye faturayı hayvancıya çıkarıyorlar. Hayvancı daha ne kadar dayanabilecek. Dolayısıyla bence bugün özellikle Pazartesi günü başlatacakları eylemlerde yerden göğe kadar haklıdırlar. Hükümet bunun önüne geçmek için bir miktar ödeme yapmış.  Hayvancıların 32 milyon TL alacağı varken 6 milyon teklif edilmiş hayvancılar da en azından yarısını verseydiniz teklifinde bulunmuş. Ama dikkat edin söz konusu durum bugünkü hükümetin yapısını gösteriyor. Geçenlerde de narenciye Üreticiler Birliği harekete geçti.  Meclise kadar geldiler. Meclis kürsüsünden tarım bakanı ödeyemeyeceklerini söyledi. Öte yandan Başbakan aynı gün eylemleri yumuşatmak amacıyla olacak ki 15 Aralık’a kadar ödeme yapacaklarını söyledi. O tarihe yakın bir süre sonra Başbakan Güzelyurt’a gitti. Dedi ki bana 10 daha müsaade edin dedi. Ne oldu sonuçta yarısını ödüyorum dedi yarısı bile değildi 3’te birini vermek istediler, şu anda Hayvancılar Birliği’nin de durumu aynı şekilde devam ediyor. Pazartesi günü Hayvancıların eylemine narenciyelerin destek vereceğini biliyoruz. Birlikte hareket ederlerse paralarını alacaklarına inanıyorum.

Soru: Mevcut bütçe olanaklarıyla ülkede sorunların ortadan kalkacağını düşünüyor musunuz?
Angolemli: “Yüzde 85’ini memura veriyorsan transferlere ayırıyorsan onların ne kadarını üreticiye destek vereceksin. Bunun sağlamasının yapılması lazım. Maalesef böyle bir uygulama yapılmıyor ama her ay ciddi bir çalışma yapmadıkları için hükümet bu sebeplerden dolayı bir takım kaotik durumlarla karşılaşmak durumunda kalıyor.   Hayvancının ödeyebilmek için sen devlet olarak bu konuları ciddi anlamda bir düzenleme yapıp iş adamaları ve firmalarla bunları oturup konuşacaksın. Sen devletsin. Sen hayvancını ve üreticini korumak zorundasın. Bakan çıkıp bizim bütçemizde bunun için ayrılan bir kalem yoktur diyor. Uygulama doğrul yapılırsa özel sektörden bu paralar bir plan çerçevesinde toplanır ve o kaynağın oluşturulmasına da imkân sağlanır. Bunları yapmıyorlar. Her gelen hükümet kendi adamlarını alıyor. O hükümet gidiyor başka hükümet geliyor. Bu şekilde giderken olan üreticiye oluyor. Her gelen hükümet deneyimli kişileri görevden alıyor. Sonrada gelenlerde iş bilmedikleri için aynı sıkıntılar da tekrar tekrar devam ediyor. Bu soruna kapsamlı bir çözüm bulunması gerekiyor. 

Soru: KKTC’nin temel felsefesi tüketen bir toplum mu? 
Angolemli: Tabii ki siz üretmezseniz tüketime dayalı bir toplum olursanız işiniz çok zor. Tüketim toplumları sonuçta tükenmeye mahkûmdurlar diye bir tabir var. Üretim çok önemlidir. Üretimde de paylaşım önemlidir. Üretimde herkesin üzerine düşen birtakım görevleri yapması gerekiyor. Ona göre üretimden oluşan payı alacaktır. Ama bizde böyle bir sistem maalesef kurulmadı. Ya kurulmadı ya da kurdurulmadı. Bu çok önemlidir. Ambargo olduğuna ben inanmıyorum. Yanımızda 75-80 milyonluk bir Türkiye Cumhuriyeti var. Nasıl bir ambargolar altında eziliriz çok düşündürücü… Bakın enginarın neredeyse tümünü Türkiye alıyor. Diğer ürünlerde de kaliteli bir düzenleme getirip uygulansa Türkiye diğer ürünlerimizi alsa Kıbrıs Türkü için çok faydalı bir uygulama olacaktır. Ama bu çeşitli nedenlerle tıkanmaktadır. Bu da ambargo bahanesi ile örtülmektedir.”

Soru: Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini ve adayların durumunu nasıl görüyorsunuz?

Angolemli: Konjektör çok önemlidir. Bugün öne çıkan duruşuyla görüyorum ki Sayın Mustafa Akıncı’nın durumu çok iyi… Şu anda konjektör onu gerektiriyor. 2015 yılında Cumhurbaşkanı seçimi Kuzey Kıbrıs’a yeni açılımlarda getirecektir. Kıbrıs konusunda yeni bir döneme gireceğimizin ben sancılarını görmekteyim.  Yeni yılda Kıbrıs meselesinde yeni bir açılımla karşı karşıya kalacağımızı düşünüyorum. Son 3 ay kaldı. KKTC son aylarda durağan bir profil sergileyeceğini tahmin ediyorum. Biraz daha hareketlenince bekleyip hep birlikte göreceğiz. 

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2015, 10:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner473