Kavala’nın mektubu okundu

Hrant Dink’i anma töreninde ‘Ölüm emri verenlerin’ yargılanması istendi

Kavala’nın mektubu okundu

 Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti üzerinde 12 yıl geçti. Dink vurulduğu yerde anıldı. "Sarı Gelin" türküsünün Türkçe ve Ermenice olarak çalındığı anmada, "Buradayız Ahparig", "Hrant için adalet için", "Öldür diyenler yargılansın" sloganları atıldı.

Dink'in vurulduğu yer karanfillerle süslenirken, üzerinde "Hrant için adalet için" yazılı dövizler ve Dink'in fotoğrafları, eski gazete binasına asıldı. 
Dink'i anmasına gelenler, Agos gazetesinin önünde saat 12.00'den itibaren toplanmaya başladı.  
Hrant Dink'in öldürüldüğü eski Agos Binası önündeki anma programı 15.00'te başladı. Programa başta Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve ailesi olmak üzere bazı CHP ve HDP milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Anmada, sık sık, "Buradayız Ahparig", "Hrant için adalet için", "Öldür diyenler yargılansın", "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Yaşasın Halkların kardeşliği" sloganları atıldı. 
Anmada Hrant Dink'in "Su çatlağını buldu" yazısı dinletildi. 

Kavala mektup gönderdi
Dink’in cezaevindeki arkadaşı iş insanı Osman Kavala’nın gönderdiği mektubu Dink’in çalışma arkadaşı Asena Günal okudu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:
 “Silivri’de olduğum için anmaya katılamıyorum. Yüreğim orada. Hrant’ın arkadaşlarıyla beraber olamamak büyük bir üzüntü. Adalet talep etmenin ne kadar güçlü olduğunu daha çok hissediyorum. Tüm mağdurlar onların çocukları için adaletin yerini bulmasını istiyoruz. 12 yıl önce burada insanların kardeşlerine ne kadar kolay silah doğrultulabildiğini gördük. Hrant’ın öldürülmesi bizlerin bir çocuğun katile dönüşmesini nasıl olduğunu daha fazla düşündürüyor. 19 Ocak’ta hukuksuzluğa direnmek için onurlu bir yaşam için bir arada oluyoruz.”

Filiz Ali konuştu
Programın sonunda "Hrant'ın Arkadaşları" adına 70 yıl önce öldürülen şair yazar Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali konuşma yaptı. Ali, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 "Sevgili Hrant, 12. kez, seni aramızdan alan karanlığa karşı, senin ve ailenin yanında durmak için, ellerinle kurduğun, büyüttüğün gazeten Agos'un önündeyiz. Bizi acılarda akraba edenlerin kurdurduğu ve ne yazık ki her geçen gün büyüyen geniş ailemizin en eski üyelerinden biri olarak sesleniyorum sana. Babam Sabahattin Ali, 1948 yılında, karlı bir sabahta, benim ve annemin birkaç poz fotoğrafını çektikten sonra, Ankara'dan İstanbul'a doğru yola çıktı, bir daha geri dönmedi. Gözaltında kaybedilen ve akıbetini hala bilemediğimiz babam ne yazık ki bu ülke tarihinin ne ilk ne de son kaybı oldu. “
Filiz Ali konuşmasının devamında, "Sevgili Hrant, yine de o kadar umutsuz değiliz. Susmayanlar var, hala buradayız, bir yere gitmiyoruz, vazgeçmiyoruz. Seni öldürdüklerinde henüz çocuk olanlar şimdi burada, aramızda, öldürülmenizin peşine düşüyorlar soru soruyorlar, susmuyorlar " ifadelerini kullandı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER