‘Olumlu oy şartı vardı

Eski Rum Başsavcısı Markidis, Annan Planı döneminde 4 Rum 2 Türk’ten oluşan ‘Başkanlık Konseyi’nin öngörüldüğünü söyledi 

‘Olumlu oy şartı vardı

  Kıbrıs Rum müzakere grubu eski üyesi, emekli Başsavcı ve “Barış Kararı” inisiyatifi grubu üyesi Alekos Markidis, Alithia gazetesine verdiği söyleşide, Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

   Alithia gazetesine göre, Kıbrıs Rum müzakere grubu eski üyesi, eski Başsavcı “Barış Kararı” Markidis, söyleşisi sırasında Kıbrıs sorununa ilişkin görüşlerini aktardı.
   Markidis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, merkezi hükümetten yetkileri ve sorumlulukları kaldırmak için en kısa zamanda inisiyatif  üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Berlin’deki üçlü görüşmenin sonucu konusundaki düşüncesinin sorulması üzerine Markidis, görüşmenin sonucunun, küçük bir olumlu adımı teşkil ettiğini düşündüğünü, söyledi. 
   Markidis, üçlü görüşmeyi, görüşmeden önce var olan ve bugün var olan ile kıyaslamak gerektiğini belirtti. 
   Söyleşisi sırasında Kıbrıslı Türklerin karar alma mekanizmalarına katılımı, olumlu oy ve işlevsellik gibi konulardaki görüşlerini teknik açıdan dile getiren Markidis, olumlu oyun yeni bir şey olmadığını, Klerides dönemindeki müzakerelerden, 2002 yılından itibaren var olduğunu, sözü edilen durumda, 1960 Anayasasında var olduğu şekilde, vetonun olmayacağını ancak karar alınması için her toplumdan bir olumlu oyunun olması gerektiğini  belirtti. 
   Annan Planı döneminde, bakanlar kurulunun değil, 4 Rum, 2 Türk’ten oluşacak başkanlık konseyinin öngörüldüğünü anımsatan Markidis, başkanlık konseyinden geçerli bir karar almak için bir toplumdan ve diğer toplumdan olumlu oy gerektiğini de anımsattı.
   Markidis açıklamaları çerçevesinde ayrıca kendi görüşüne göre, Kıbrıs Rum tarafının yaptığı yanlışın, 2016 yılı içerisinde müzakereler turunda, Talat-Hristofyas arasındaki anlaşmaya varılanlardan daha fazla, federasyona  yetki yüklemesi olduğunu belirtti. 
Kıbrıs Rum tarafının ısrarı üzerine federal merkez çerçevesinde çalışacak olan komitelerin artırıldığını belirten Markidis, 30 olan komite sayısının, 130’a çıktığını, bunun sonucunda büyük bir sorunun ortaya çıktığını, belki de bu nedenden dolayı Anastasiadis’in desantralizasyondan söz ettiğini ifade etti.
   Markidis, Anastasiadis’in, komitelerin yeniden  Hristofyas-Talat dönemindeki var olan sayıya düşürülmesini kabul edip etmeyeceğini en kısa zamanda açıklaması gerektiğini, buna eş zamanlı olarak, lüzumsuz olan  bazı federal yetkileri merkezden alması gerektiğini söyledi. 
Anastasiadis’in dönüşümlü başbakanlık ile ilgili görüşünün sorulması üzerine Markidis, “Anastasiadis’in bu görüşü, kendilerine, başkanın yetkilere sahip olmadığı, yürütme yetkisine sahip olacak başbakanın aralarında değişeceğini söylemek için dile getirdiğini” ifade etti. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER