banner564
banner556

Standart yaşam gereksinimleri ve KKTC turizm realitesi

İsmet Esenyel - yorum

Standart yaşam gereksinimleri ve KKTC turizm realitesi

Akademik turizm yazıları güzel de bazen memleket içerisinde neler oluyor bakmak da güzel.
Bütün dünyayı etkisi altına alan ekonomik durağanlık, bizler gibi ekonomisi turizm ve eğitime dayalı destinasyonları olumsuz yönde etkiledi. 
Devlet Memur için, memur devlet için. 
Büyük bir paradigmanın eşiği. Yeni mezunlar " İsmet Hocam bize özel sektör demeyin, gidip asgari ücret ile sürünmekten ise varımız ve yoğumuzu devlete girmek için veya adadan göç etmek için uğraşacağız " diyor. Bir anda buz kesiliyorsunuz. 
Elektrik kurumu batmış, ülke karanlık içinde, yok ihalesiz akaryakıt alımı, yok lağım suları, yok denizler dışkı içerisinde yüzüyor, bazıları bizim aklımızla alay ediyor. 
Halkın memur olmayan yani devletten para çekmeyen diğer yarısı 6090 TL’ye mahkûm edilirken sözde büyük bir iş yapılıyor gibi 8600 TL öngörülen asgari ücret; halkın  standart yaşam gereksinimlerini karşılamaktan hala çok uzak. Diğer yandan işverenler artan üretim ve girdi  maliyetleri karşısında ne yapacağını bilmiyor, küçülmek için hesap kitap yapıyor. Daha da doğrusu ayakta kalmak için çabalıyor. 
Ortaokul mezunu işçi statüsünde bir memurun alacağı temmuz maaşı 13.500 TL olurken, lise mezunu bir memurun maaşı 16.000 TL ye yükseliyor. Minimum baremdeki  bir şube amiri 27.400, yeni göreve başlamış bir müsteşar 49.500, kıdemli bir müsteşar maaşı 62. 000 TL ye yükselmiş. Tabii ki olsun ama arada bu kadar uçurum olursa, halk işi gücü bırakır, devlete kaymak ister. 
Ya ya ya şa şa şa bizim bakan çok yaşşa " Bu çarpık sistemin baş mimarları " onlar kim olduğunu çok iyi biliyor" oturup düşünsünler, biz bu güzelim ülkeyi ne hale soktuk diye.
 Kim bu sistemi değiştirmek ister ki? Devleti besleyen memur, memuru besleyen devlet. Kırk sekiz yılda geldiğimiz nokta burası. 
Unutmadan yazmakta fayda var  karış karış, parsellenen, satılan devlet arazileri, sadece aklında, fikrinde memur ödemenin peşinde ve derdinde olan, sıfırı tüketen maliye, çaresizlik içerisinde T.C' den gelecek olan kaynağın peşinde. Anavatan da artık bu siyasi çöküşün farkında ama KKTC;  Anavatanımız için namus meselesi... 
Uzun lafın kısası taşlayacak ülkede o kadar insan görünümlü şeytan var ki, onlar taşlanacağına işi gücü bıraktık şeytan taşlamaya  gidenler ülkede çoğalmış durumda. Normal demokrasilerde hiç olmayacak işler oluyor; üç ayda üç farklı hükümet kuruluyor.

Güneyde işler nasıl yürütülüyor?

Acaba Larnaka merkez, Limasol sahil yolu ( şehrin tam göbeği )  tertemiz, belediyelerin çalıştırdığı sahilleri görenler var mı?  Onlar sözde güneye geçmiyor, sadece pasaport almak için gidiyorlar ve Rum Gazeteleri de yazınca sadece yaptıklarıyla kalıyorlar. 
Geçmişte Kuzey Kıbrıs Turizminin yükselmesi için görev yaptığımız dönemlerde Turizmin dışında, mesaimizi çevre konularında denizlerin temizliği için ( Sürekli Atık İzleme Sistemi) SAIS projelerinden tutun da sahillerimize  Blue Flag ( 32 madde ) işlerinin yürürlüğe girmesi için mesai harcarken bugün gelinen noktaya bakın... 
O dönemlerde Güneyden Avrupalı Turisti olanak var ise Güneyli limanlardan da getirtmenin açılımını yapan ve bizlere karşı duranlar; bugünlerde tek dayanaklarının bu kaldığını, bu da olmasa tamamı ile iş yapamayacak hale geleceklerini itiraf ediyorlar.
Hazır bu noktaya gelmişken aşağıdaki sorularımın turizm ve diğer alanlarda muhatap veya muhataplarına soruyorum. 

1- TC- KKTC Ekonomik İşbirliği Protokolü maddelerinde yazan ACEMİ, ÖNGÖRÜ' den uzak turizm maddelerini revize ediyor musunuz? 
2- Ayakları yere basan, alternatif, tamamlayıcı turizm modelleri ile birlikte, bölgesel taşıma kapasiteleri de hesap edilerek turizm gelişim planları yapıyor musunuz? Bunları orta vadeli planlara döküyor musunuz? 
3- Hava ve deniz ulaşımını geliştirmek için tedbirler alıyor musunuz? Bu koşullarda ve maliyetlerde adaya turist ve hatta öğrenci çekmenin gittikçe zorlandığını görüyor ve tedbir alıyor musunuz? 
4- Denizlerimiz pislik içerisinde ve her gün sosyal medya ve yazılı ve görsel basında çarşaf çarşaf yer alırken; bunları giderecek tedbirler alıyor musunuz? 

5- Antik liman ve Girne Limanı ile ilgili acil kriz masası oluşturup bu yerlerin en azından kış sonunda bitirilerek yeni turizm sezonuna yetiştirilmesi için tedbir alıyor musunuz? Mendirek Ulaştırmada, denizdeki tekneler ve işletmeler sorumluluğu  Turizm Bakanlığında, binalar belediyede iken üçlü bir mekanizma kuruldu ve rehabilitasyon için adımlar atıldı mı? 

6- Ülkenin turizmini tanıt ( ma ) ve pazarla( ma ) anlamında sahi ülke insanının da bilinçlenmesi anlamında ne yapmayı planlıyorsunuz? Sizce sindiğin zaman gülle geçer mi sanıyorsunuz? Artık geçmiyor, geçmeyecek emin olunuz. 
2023 öngörünüz varsa nedir? Kaç turist, kaç yatak, ne kadar gelir? 2023’de biz olmayabiliriz derseniz onu da anlarız! Oda bir bakış açısı. Gelecek olan yapsın veya açıklasın da diyebilirsiniz.  
7- Güzelyurt Tren istasyonu müzesi yıllardan sonra açıldı ama oradaki bahçedeki çiçekler kuruyor haberiniz olsun. Neden mi? Müze kapalı çünkü personel yok. Sahi Güzelyurt Etnografya Müzesi nereye bağlı? Orada kaç kişi çalışıyor? Ara sıra dönüşümlü olarak oradan personel aktarılmaz mı? ?Yapamaz iseniz, belediyeye devredin ve bu güzel yer turizm dünyasına kazandırılsın.  
8- Yeni Ercan Havalimanı ne zaman açılacak? Halkın bunu bilmeye hakkı vardır. Turizm anlamında, uluslararası güvenlik uygulamaları hakkında  ne gibi tedbirler alınıyor? Sivil havacılık, yer hizmetleri, ne şekilde olacak?  Uluslararası güvenlik akreditasyonu alınıyor mu? 

9- Yeşil enerji, rüzgâr ve güneş panelleri için ivedilikle adım atın. Deniz altından enterkonnekte ile Türkiye ile nasıl elektrik sorununu çözeriz? Mesai harcayın, adımlar atın, halkın gönlünü kazanın, sonra şeytan taşlayın. Daha yaşınız genç, şeytanı taşlayacak çok zamanınız olacak yakında inanın buna. 

10-  Siyaseten Anavatan Türkiye'nin dışında ve onun iradesinin onay vermediği hiç bir siyasi açılımın olmayacağı bilinmelidir. Ülkenin bu siyasi konjonktür içerisinde yönetilemeyeceği ve geminin karaya vurulduğu da en acı bir gerçektir.  Derhal çözüm için Masaya dönün çünkü Kıbrıs Türkü ve Türkiye'nin çıkarları masaya dönerek gerçekleşecektir. Kuzey Kıbrıs'ın siyaseten tanınması veya tanıtılması rüyasından vaz geçin. Bu olabilseydi Anavatan çoktan bunu yaptırırdı. Azerbaycan bile bizi tanıyamaz iken sırf Rumları bu şekilde masaya döndürebiliriz tezinden uzaklaşın. Biz gelelim, onlar masadan kaçsın. 
11- Bugüne kadar haklı olduğumuz 15 Temmuz 1974 'de neler oldu, bütün dokümanter, video, film , dış dünyaya servis edin. Neden Türk Askeri adada? Kanlı Yunan Cuntası Adada Makarios'a darbe yapmasa, Kıbrıs Türkünü adadan silmeye kalkmasa, Kıbrıs’ta Enosis hayali kurmasa 20 Temmuz olur muydu? Yemin ederim bu kadar bilmem kaç tane temsilcilik, yurt dışında boş yere bu kadar maaş, yer kirası idame gibi ücretler  harcayacağımıza, 15 Temmuz 1974 gerçeklerini anlatabilsek daha fazla lobi yapmış oluruz. Dünya'da daha fazla haklılığımız teyit edilir. 
12 - GKRY Başkanı Nikos Anastasiadis bile “15 Temmuz Yunan Cuntası Vatana ihanettir" dedikten sonra alın size müthiş bir fırsat. Tüm bakanlar, bakmayanlar, başbakan, Cumhurbaşkanı vs., devleti aliye. Altın tepside müthiş fırsat. Buradan başlayın. AB, Birleşmiş Milletler, nezdinde kamuoyu oluşturun. " Türkiye Garantör ülke olarak adaya çıktı ve adada tek taraflı Kıbrıs Cumhuriyeti Rumlar tarafından işgal edilmektedir" kati  gerçeğini dünyaya duyurun. Israrla, bıkmadan, usanmadan. Tıpkı onların halkına ve dünyaya yalan yanlış  " Sınırlarımız Girne'de biter " rüyasını ve yalanını  söyledikleri gibi. 
Turizm Hayattır. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa esenyel
Mustafa esenyel - 3 hafta Önce

Anastasiyadisin söylediklerini fırsat olarak bilin dünyaya açık açık söyleyin onlar bile bu durumdan memnun değildir oturup kalmayin

SIRADAKİ HABER

banner471

banner468