“Hem sağlıklı hem dayanıklı”

Özkan Öke, 90’lı yıllara kadar evlenen her çiftin mutfağını süsleyen hasır iskemlelerin eskisi kadar rağbet görmediğini söylüyor ve bu kültürel mirasa sahip çıkılmasını istiyor

“Hem sağlıklı  hem dayanıklı”
Melin DOBRAN
Kıbrıs kültürünün simgelerinden olan hasır iskemle yapımı, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden biri. 
Lefkoşa’da Ökeler İskemle Yapım ve Tamirat isimli dükkânı olan Özkan Öke, bu tür el emeklerine gençlerin ilgi göstermediğini söyledi. 
Baba mesleğini küçük yaştan bugüne kadar sürdürdüğünü ifade eden Öke, iskemle yapmaktan zevk aldığını belirtti. 
Geçmişe göre işlerin düşük olduğunu ifade eden Öke, bunun en büyük sebebinin çırak ve kalfa yetişmemesi olduğunu dile getirdi. 
Kıbrıs kültürünün yaşatılması gerektiğini söyleyen Öke, gençlerin bu tür mesleklere yönelmesini tavsiye ediyor. Öke, halka da hem sağlıklı hem de dayanıklı dediği hasır iskemlelerden evlerine alması tavsiyesinde bulunuyor.

“Hasır ve tahta kokusuyla büyüdük”
Özkan Usta, bu mesleğe nasıl başladığını şöyle anlattı, “Bu meslek baba mesleğidir. Ben kendimi bildim bileli bu işin içindeyim.  1959 yılında, dükkânın hemen yanındaki evde doğdum. Babam 1949 yılında bu dükkânı açtı. Babam işitme engelli olduğu için konuşamazdı. 1955 yılında Baf kazasından gelen annemle evlendi. Dükkânla evin yan yana olmasının nedeni ise annem iletişim sağlamak için babama yardımcı olurdu. Biz deyimi yerindeyse atölyenin içinde doğduk. Hasırın ve tahtanın kokusunu çocuk yaşta aldık. 3 erkek kardeşiz ve üçümüz de bu kokuyla büyüdük. Biz ilkokul çağında hasırı örmeyi, ortaokul çağında ise sisra, cam kâğıdı ve cila işini öğrendik. Lise yıllarında ise tomrukları bıçkı makinesinde şekillendirip, doğrardık. Gerekli yuvaları açıp, iskemlenin çatısını kurmayı öğrendik. 

“Evlenen herkes mutlaka alırdı”
Kardeşlerim de ben de yüksek tahsile gittik. Ben geri dönmek zorunda kaldım. Döndükten sonra bankacılık yaptım. Kardeşlerim öğretmenlik, ben de bankacılık yaparken meslekten kopmadık. İskemle işi, Kıbrıs’a özgü bir iş olduğu için 1970, 1980 ve 1990’lı yıllarda evlenen her çift, muhakkak mutfağına sade veya yeşil renk en az 4, en çok 12 tane yaptırırdı. Bunun yanında, yazlık ve kışlık sinemalara ve kahvehanelere de hasır iskemle yapardık. Ne ilginçtir ki o dönem devlet dairelerinde hasır iskemleler tercih edilirdi. 1 sandalyenin yapılması için önce, gelen müşteri ne tür bir ağaçtan istediğini söylerdi. Şu an mevcut değil ama ada ağacı olan dut, ceviz, çınar veya zangalak ağacı tercih edilirdi. Yüzde 90’ı dut ve kahveci iskemlesi tercih ederdi. 1974 öncesine kadar 15 şilinden 25 şiline kadar fiyatı vardı.

“Tek başıma üretiyorum”
Hasırı, Mayıs ayının 2. Haftasından, Eylül sonuna kadar, adadaki bütün dereleri dolaşarak içindeki sazları keserek elde ederdik. Sonra kuruması için güzel bir yere sererdik. Daha sonra kışın da çalışmak için ambara koyardık. Hasırı böyle temin ederdik. O zaman işler şu anın en az 20 katıydı. Plastik ve demir sandalyelerin piyasaya çıkması işleri düşürdü. Esas büyük sebep ise eskiden çırak ve kalfa vardı. Şimdi maalesef bir tanesi bile yok. Atölyede 10 personel çalışırken, şu an tek başıma bir şeyler üretmeye çalışıyorum. Şimdilerde bu mesleğe merak salan yok. Gördüğüm kadarıyla bu tür el emeklerine ilgi yok. Biri bu mesleğe sahip çıksa, ürettiklerimizi birçok ülkeye de satabiliriz. 

“Gençlere tavsiyem ilgilensinler”
Bu meslek hep el emeğidir. Ben bu işi yaparken mutlu oluyorum. Gençlerin, yani bizden sonraki neslin de kültürü devam ettirmesini ve yaşatmasını isterim. Buradan gençlere sesleniyorum, özellikle ilkokul ve ortaokul çağındakilere.. 3 ay tatil döneminde evde kalıp, bilgisayar ve internette zaman öldüreceklerine, bu tür meslek dallarına yönelsinler. Kültürümüzü unutmamak, unutturmamak ve yaşatmak için bu çok önemlidir. Beni en çok mutlu eden şey, 1949 yılında üretilen sandalyelerin tamire gelmesidir. İyi bir usta, bir sandalyeyi 1 günde sıfırdan yapar. Bu iskemlelere ilgi eskisi gibi değil. Zaman zaman talep oluyor. Hem küçük hem de büyük sandalye yapıyorum, fiyatları ise 250-300 TL arasıdır.”
Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2018, 11:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER