banner564

Nami: A&A belgeleri görüşülecek

Müzakereci Özdil Nami, Eylül ayında ‘çoklu konferans’ olabileceğini söyledi

Nami: A&A belgeleri görüşülecek
banner598

 

   Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami, Politis gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki Eylül ayında ‘çoklu konferans’ olabileceğinden söz etti.
   Gazete, Nami’nin açıklamalarını “Olumlu gelişmeler, olumsuzlukları gölgede bırakacak” başlığı ile manşetten verdi. 
   Nami söyleşisinde, ilk olarak, müzakerelerde izlenen yönteme değinerek, “liderlerin talimatı doğrultusunda bugüne kadar tüm konularda yapılmış çalışmayı gözden geçirdiklerini, uzlaşı noktalarını siyah, uzlaşmazlık noktalarını ise kırmızı ve mavi kalemle kayda geçirdiklerini” belirtti.
   “Bazı noktaları güncellediklerini ve kolay konularda yeni siyah harfler yarattıklarını” dile getiren Nami, sonuç olarak adına “A. A. (Akıncı-Anastasiadis) belgeleri dedikleri yeni uzlaşı belgeleri ortaya çıkardıklarını” vurguladı.
    Nami, “tüm başlıklarda görüş alış verişinde bulunduklarını ve şimdi ağırlıklı olarak yönetim ve güç paylaşımı, AB konuları, ekonomi ve mülkiyet konularını müzakere edeceklerini ve bu konuları tam olarak müzakere edeceklerini” belirterek, “liderlerin, toprak konusuna ilişkin olarak ise, sadece kriterlerin görüşülebileceği, haritalar, rakamlar ve köylerin isimleri gibi konuların yalnızca sürecin sonunda gündeme getirilebileceği şeklinde anlaştıklarını” aktardı.

Garantörlük daha sonra

   Güvenlik konusunun iki alt başlıkta, iç ve dış boyutu olarak ayrıldığını, iç boyut konusunun daha önceki turlarda ele alınarak, “polis, suçların ortak araştırılması ve diğerleri gibi, çoğunluğunda uzlaşıya varıldığının kabul edildiğini” belirten Nami, ancak konunun dış boyutu ve garantör güçlerin, sadece garantör güçler müzakere masasındayken ele alınabileceğini vurguladı.
   Nami, Kıbrıs Türk tarafının yürütme gücü konusunda siyasi eşitlik kavramına büyük önem verdiğini, bunun da Kıbrıs Rum tarafınca anlaşıldığını belirtirken, “dönüşümlü başkanlık ve ağırlıklı oy gibi eski uzlaşı noktalarının müzakere masası dışında mı kaldığı” şeklindeki soruya ise, “tüm konuların masada olduğu ve bu konulara tek tek bakmaları gerektiği” yanıtını verdi.
   Nami, “bir sonraki başlığa geçebilmek için öncekini kapatmak gibi bir zorunlulukla kısıtlanmadıklarını, konuları paralel ve karşılıklı ele aldıklarını” vurgulayarak, “Her konunun nihai analizi bir diğerini etkilese de al-ver sürecinde bulunmuyoruz. Hala her başlıkta, kalıcı bir çözüm başarmak için en uygun mekanizmanın hangisi olduğuna karar vermeye çalışıyoruz. Bazı kısımlar al-ver sürecinde çözülmeleri için sona kalacak” şeklinde konuştu.

Mülkiyet komitesi toplanıyor

   Mülkiyet konusunda ise Nami, tarafların uygun çözüm yöntemlerinin tazmin, takas ve iade olduğu konusunda uzlaştıklarını, ayrıca bu işi kolaylaştırması için bağımsız bir mülkiyet komitesinin olacağını belirtirken, mülkiyet uzmanları grubunun, gecikme olmadan ayrıntıları ele almaları için liderlerin bir sonraki görüşmesi öncesinde toplanmaları konusunda anlaşıldığını da açıkladı.
   Tazminat dışında diğer çözüm şekilleriyle hallolmayan mülkiyet sorunlarında gerekli kaynağın nasıl sağlanacağı şeklindeki soruya karşılık Nami, bu konunun daha sonra görüşüleceğini ancak yeniden birleşmenin finansmanı için çeşitli mekanizmaların olduğunu belirtti.
   Nami, “hükümet mekanizmaları ve tahvil seçeneği, özel sektör seçeneği ve özel finans kuruluşları, bankalar vs gibi seçeneklerin olduğunu” belirterek, “Kıbrıs ekonomisinin bugünkünden çok farklı bir dinamizm sürecine gireceğini” vurguladı.

New York’ta önemli buluşma

   Nami söyleşisinde, Türkiye’nin garantiler konusundaki tutumunu gözden geçirmeye hazır olup olmadığı şeklindeki soruya karşılık, bu konunun liderler düzeyinde ele alınmadığını ve garantiler konusunda şimdiden sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirterek, “İstediğimiz şey; diğer tüm konularda yeterli ilerlemeyi sağlamak ve bu konuyu Eylül ayında, hepimiz New York’ta bulunacağımız zaman garantör ülkelerle ele almaktır” şeklinde konuştu.
   Her iki tarafın da referandumda çözüme evet diyebilmesi için kendilerini güvende hissetmeleri gerektiğini vurgulayan Nami, bir süre öncesine kadar Kıbrıs Rum liderinin masada olmadığı bir ortam olduğunu, ancak birkaç hafta içerisinde temelin gözden geçirilmesinin tamamlandığı ve Eylül’de çoklu konferans ihtimalinin konuşulduğu bir ortama geçildiğini belirtti.
   Nami, “bir çözümde Kıbrıslı Türklerin güvenliğinin AB’nin rolü ve federal anayasa tarafından sağlanıp sağlanmayacağı” yönündeki soruya karşılık, AB’nin kendi Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nü bile uygulayamadığını, bu yüzden Kıbrıslı Türkler’in AB’nin düzenlemelerine kuşkuyla baktıklarını ifade ederek, “Bizim için güvenlik her zaman Türkiye’den geliyor” şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 22 Haziran 2015, 10:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner608

banner474