Samimi itiraf

Federasyon çalışmalarının tıkandığını belirten Özersay, Cumhurbaşkanı Akıncı ile farklı düşüncelere sahip olduklarını söyledi

Samimi itiraf

 Aytuğ TÜRKKAN

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda federasyon çalışmalarının artık tıkandığını ifade ederek bu konuda ısrarcı olan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile farklı düşüncelere sahip olduklarını söyledi. Özersay, “Gelinen noktada federasyon yerine işbirliğine dayalı ortaklık fikrini denemeliyiz” dedi.
   Diyalog’a yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı’na adaylığı konusunda net bir görüş ortaya koymayan Özersay “HP’nin ay sonunda kongresi var ve tüm organları yenilenecek. Bir karar alınması gerekecekse bu yeni yapı ile almak daha demokratik olur. Biz bugünden cumhurbaşkanlığı için kavgaya tutuşursak görevlerimizi yerine getiremeyiz” şeklinde konuştu. 


Kıbrıs sorununda ne yapılmalı?
Federasyon çalışmalarının tıkandığına vurgu yapan Özersay, Kıbrıs sorununa ilişkin görüşlerini Detay programında açıkladı.
 “Tüm ilgili aktörlerde ve paydaşlarda genel bir konsensüs var” diyen Özersay, “ Nedir bu; Kıbrıs sorunun çözüm çabaları sekteye uğramıştır, bu bir realitedir. Şundan mı kaynaklanırdı, bundan mı? O ayrı bir tartışmadır. Diğer ülke temsilcileri de bunun farkındadır, yarım aşırı geçti ve ayni eksersiz devam ediyor” dedi.

Önemli olan içerik
“İki devletli bir modeli mi kast ediyorsunuz?” şeklindeki soruya karşılık Özersay sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tür isim koymaya çalıştığımızda toplum bölünüyor. Önemli olarak içeriktir. Ben bu konuda Cumhurbaşkanı ile de hem fikir değilim. Sayın Cumhurbaşkanı seçilmiştir ve Kıbrıs Türk tarafını temsil eder o başka bir şey. Ama benim son dönemde gündeme getirdiğim şey, Kıbrıs Türk tarafında da ortak vizyonun tartışıldığı bir dönemden geçiyoruz. İşbirliğine dayalı güveni bunun üzerine kuracağımız ve oradan bir başka tür ortaklığa yürüyeceğimiz bir şeyi deneme kanaatindeyiz. Bize göre doğalgaz bir örnektir.”

İsrail Büyükelçisi’ne şikâyet mektubu yazdı 
İsrailli vatandaşların Rum yönetimi tarafından Larnaka’dan geriş gönderilmesi konusunda neler yapıldığına ilişkin soruyu yanıtlayan Özersay, girişimlerden bahsetti, konunun takipçisi olduklarını ifade etti. Özersay konuyla ilgili şunları söyledi:
“Başlangıçta Rus vatandaşlarıyla ilgili engellemeler yaratmıştılar. Amaçları Kıbrıs Türk turizmini baltalamak. Bunu ara ara yıldırma politikası ile yapıyorlar. İnsanlar kendi aralarında konuşsun ve bu yayılsın insanlar gelmedi. Ruslar için yaptıkların BM yetkililerine mektup yazdık, Rus Büyükelçisi ile konuştum ve ikazlar yaptım. Bir süre sonra Rusya devreye girdi, Dışişleri Bakanlığı’ndan rahatsızlıkla ilgili açıklama yapıldı. Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Rum tarafına ziyaret yaptı ve bu hususu gündeme getirdi ve şimdi bu uygulama kalktı. Bunu tetikleyen biziz. İsraillilerle ilgili olarak da yılbaşında bu uygulamayı yaptıklarında ben İsrail Büyükelçisi’ne bir mektup gönderdim. Bakanlık olarak çalışma yaptık ve bunun neden yanlış olduğunu, kime zarar verdiğini söyledik, dikkatlerini çektik. Amerika ziyaretimizde bu konuyu yine gündeme getirdik. İki tarafın işbirliği yapabilecekken Rum tarafının bizimle işbirliğinde öte bizim nefes alışımızı daraltmaya çalıştıkları konusunda örnekler verdik.” 

Doğalgazda tazminat hakkımız doğacak
Doğalgaz çıkarmak için faaliyetler yürüten şirketlere de eleştiri getiren Özersay Kıbrıslı Türklerin tazminat hakkına değinerek, şunları belirtti:
“Bu zenginliğin ortaklarından birisi Kıbrıslı Türklerse Kıbrıslı Türklerin rızası alınmadan nasıl olur da siz tek bir ortağa bu doğalgazı kullanma, çıkarma  gibi hakları verirsiniz? Bir noktada şirketler olarak sizlerin başı derde girecek, bir tazminat sorumluluğu altına girmiş olacaksınız. Bizim böyle bir hakkımız doğacak ve bunun arkasından gideceğiz biz. Şirketlerin Kıbrıs Rum tarafına şu mesajı vermesi gerekiyor: “Bu noktaya geldik ama bu noktadan sonra başımız derde girecek, Kıbrıslı Türklerle oturup anlaşmanız gerekir, nasıl paylaşacağınızı anlaşın” demelidir.”

“Her platformda Kıbrıslı Türklerin düşüncesini aktaracağız”
“Barış Gücü’nün yetki ve sorumluluğunun ortaya koyduğumuz girişimlerle artık sorgulanmaya başladığını söyleyebilirim” diyen Özersay, bu girişimlerin Kıbrıs Rum tarafında rahatsızlık yarattığına dikkat çekti. Özersay konu hakkında şunları söyledi: 
“Her 6 ayda bir değişmeden görev süresi yenilenir mantığı kırılmaya başlıyor ki konu Güney’de de bu kadar tartışılıyor. Diplomatik girişim bir görüşmeyle sonuç vermez. Bu bir süreçtir, görüşürsünüz, etkilersiniz. Bu fikirler artık tartışılıyor. Bugünden sonraki 6 aylık periyodun sonunda alınacak karardır önemli olan, biz şimdiden bu konuda çalışmaya başladık. 800 civarında askeri mevcudiyet ve bunun yanında polis ve sivil personel mevcudiyeti var BM’nin… Ara bölgede ne yapıyor diye baktık. 1964’ten bu güne ara bölgede taraflar belli bazı faaliyetleri yapmaktan geri durmasının sebebi BM’nin durumuna fiilen müdahale etmesi değildir. İki tarafı temas hattında birbirlerine karşı eylemler içerisine girmekten caydıran şey; BM yetkililerinin bunu gözlemliyor ve rapor ediyor olmalarıdır. Kötü çocuk olmama noktasında bir geri duruş vardır. Yani esas işlemi askeri üniforma ile yapılan bir şey değil. BM gözlem ve raporlama yapıyor. Biz askeri misyondan ziyade bunu sivil bir misyon olarak yapmasını öneriyoruz. Kademeli olarak askeri azaltıp bunu yapmasını istiyoruz. Rum tarafı BM’nin statüsüne dokundurmak istemiyor. Bizim ABD temaslarımızda muhataplarımız ilave sorularla bunun değişik yönlerini anlamaya çalıştıkları ve ilerleyen süreçte taleplerimizi sisteme dahil edebileceklerine yönelik bir hissiyat edindim. Kıbrıs Türk halkının hassasiyetlerinin taleplerinin ne olduğunu bilmesini sağlayacak diplomatik temaslar yapılması gerektiğini söylüyorduk, bu noktada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her platformda bulunmak ve buralarda Kıbrıslı Türklerin düşüncelerini aktarmaya devam edeceğiz.”

“Hükümetin eleştirilecek çok şeyi vardır”
İç politikaya ilişkin de değerlendirmeler yapan Özersay, “Seçim döneminde verdiğiniz sözleri ne derece tutabildiniz?” sorusuna seçim sonuçlarını anımsatarak cevap verdi: 
“Bir şeyleri yapma sözünü verdiğimizde yetkinin bizde olacağını düşünürsünüz. Ama vatandaş bize hükümeti kur demedi. Kurulacak hükümet içine girin ya da muhalefet olun dedi, çünkü bize 9 milletvekili verdi vatandaşlar. 4’lü bir koalisyon içerisinde tek başına bir siyasi parti olarak verdiğiniz sözlerin tümünü tutmanız imkansızdır. Bir koalisyon protokolü yaparsınız ortaklaştığınız şeyleri yapmanız gerekir. Ben süper gidiyoruz demiyorum ama öte yandan Türkiye’nin bile ekonomisini sarsan bir ekonomik dönemden geçmedik mi, üstelik elimizde de olmayan bir durumdan… Hükümetin eleştirilecek çok şeyi vardı, eleştirilmelidir de, benim tek isteğim adil olunmasıdır. Nasıl ki alkışlarken ölçüyü kaçırırsanız şakşakçı olursunuz eleştirirken de ölçüyü kaçırırsanız memlekete zarar verirsiniz. Tarih olarak geride kaldığımız konular vardır ama sıkıntıları aşmak için samimiyetler uğraş verdiğimizi herkes görüyor bence.” 

UBP ile buzlar erdi mi? 
Seçim döneminde Ulusal Birlik Partisi ve o dönemki başkanı Hüseyin Özgürgün ile yaşanan polemiklerin anımsatılması ve UBP ile buzlar eridi mi? Sorusuna yanıt veren Özersay, “Sayın Özgürgün UBP’nin başındayken de biz UBP’yi düşman olarak tanımlamadık” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’na aday olacak mı? 
Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik tartışmaların başlamasıyla ilgili de mesaj veren Özersay, adaylık konusunda renk vermedi. Özersay, “ Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin bir hazırlığım yoktur. HP bu konuda bir ön değerlendirme yapmaya başladık ama bir karar almak için şu an erken. Bu ay sonu Halkın Partisi’nin kongresi var, tüm organları yeniden yenilenecek. Bir karar alınması gerekecekse bu yeni yapı ile almak daha demokratik olur. Biz bugünden cumhurbaşkanlığı için kavgaya tutuşursak görevlerimizi yerine getiremeyiz” dedi.  

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER