‘Yasalara ellenmeli’

KTÖS eğitim sorunları ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesiyle ilgili önerilerini kamuoyu ile paylaştı

‘Yasalara ellenmeli’

 Rahme ÇİFTÇİOĞLU

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) eğitim sorunları ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesiyle ilgili önerilerini basın toplantısıyla paylaştı.
“Yasa çalışmaları”, “İstihdam”, “İki Toplumlu İlişkiler”, “Okul İçi Düzenlemeler”,” Altyapı”, “Ekonomik ve Sosyal Haklar”, “Eğitim İstatistikleri” olmak üzere 7 ana başlık ve 40 alt başlıkta sendikanın önerilerini içeren basın toplantısı Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Lokali Konferans Salonu’nda bugün yapıldı. 
Eğitim Sekreteri Burak Maviş, eğitimle ilgili veriler de paylaşarak “Eğitim programlarımız ve yasalarımız ellenmeli” dedi.
Burak Maviş, ilkokullarda öğrencilere rehberlik hizmeti verilemediğini, bazı okullarda okul idarelerinin çocukların üzerinden kesici alet topladığını, bu çocukların daha çok sevgiye ve ilgiye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Maviş, hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs’taki eğitim sisteminin ele alınması gerektiğini kaydederek, “Yasalar ve eğitim programları da ellenmeli” dedi.
Koleje giriş sınav yönetimin değiştirilmesi gerektiğini belirten Maviş, “Çocukları rekabet sistemi içine çekmeden, ailelerin cebinden kolej sınavları, diğer özel dersler ve üniversite sınavlarına hazırlık için 60 milyon TL almadan bu eğitimin herkese eşit şekilde verilmesini sağlayabiliriz” dedi.

“Atatürk ilkelerini benimsedik”
Kıbrıslı Türklerin toleranslı ve hoşgörülü olduğunu söyleyen Maviş, “Atatürk ilke ve inkılaplarını benimsedik. Hayat düzenimizi laiklik etrafında kurduk. Devletin dini olamaz, bütün dinlere eşit olması gerekir. Bu alanda eğitim verilecekse her dine ve mezhebe uygun olarak ve seçmeli eğitim verilmeli” diye konuştu.
Maviş, KTÖS’ün eğitim sorunları ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesiyle ilgili önerilerini basın toplantısıyla paylaştı. 7 ana başlık, 40 alt başlıkta birçok konuda değerlendirme ve talebe yer veren Maviş, tam gün eğitim konusuna da değindi, “Tam gün değil tam eğitim olsun istiyoruz. Sendika olarak okulların tam zamanlı çalışmasını, öğleden sonra etkinliklere açılmasını istiyoruz” dedi.

İlahiyat Koleji konusu…
İlahiyat Koleji konusunda da konuşan Burak Maviş, “Biz söylediklerimizin arkasındayız. Okul ayrıcalıklıdır. Diğer devlet okullarına sağlanmayan tüm ayrıcalıklar bu okula sağlanıyor. Öğleden sonra da bu okulda farklı bir eğitim politikası izleniyor ve okula girişimize izin verilmediğinden bu eğitimin ne olduğunu bilemiyoruz.  Yakın zamanda ve seçime günler kala bu okulda bile bile bir diploma krizi yaratıldı. Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda çalışma yapması ve aynı sorunu yaşamaması için önlem alması gerektiğini düşünüyoruz” görüşüne yer verdi.
Maviş, iki öğretmen sendikasının İlahiyat Koleji’yle ilgili davasının sürdüğünü belirtti.

Girne’de okul ihtiyacı… 
Maviş, 10 yeni okul ihtiyacı olduğunu belirterek, “Girne en acil olandır. Sabah yaptığımız toplantı neticesinde ne ortaokulun ne de ilkokulun yetiştirilemeyeceğini öğrendik. Eylül ayında yine ciddi bir kriz yaşayacağız. Dövizin yükselmesiyle özelden devlet okullarına ciddi bir geçiş vardır. Bu hizmeti verebilecek şekilde kendimizi programlamalıyız. Şu an idareten bir eğitim dönemine gireceğiz gibi görünüyor” dedi.

816 çocuğun ana dili Türkçe değil
Okullara devam eden 816 çocuğun ana dilinin Türkçe olmadığını, bu çocukların yabancı dil konuştuğunu belirten ve bu öğrenciler için okullarda oryantasyon sınıflarının oluşturulması gerektiğini söyleyen Maviş, “Okul güvenliği, taşımacılık, inşaatlar, kantinler ve gıda denetimi ile ilgili okul yönetim kurullarının da aktif görev alacağı yasal mevzuat oluşturulması da gerek” diye konuştu.

Maviş, öğretmen ve kadrolu hademe ihtiyaçları konusunda da detaylı bilgi vererek, hizmet alımı yöntemine gidildiği için çoğu okulda yazları hademe kalmadığına işaret etti.
Maviş, “Eğitim politikasının, eğitim ortamlarının, okulların, ders kitabı ve eğitim programlarının evrensel ilkelere göre yeniden düzenlenmesi” önerisini de dile getirdi. 

Elcil: Eğitim siyasi argüman yapıldı
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil de konuşmasında, onlarca hükümet geldi geçti, herkes bir şeyler yapmaya çalıştı ama eğitim hep siyasi bir argüman, manipülasyon aracı oldu. Sorunlar bu nedenle çözülemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Elcil, “1997’de sendikaya eğitim sekteri oldum. Eğitimin sorunlarını 13 maddede toplamıştım. Genç arkadaşlarım aynı sorunları tekrarlıyor. Geçen sürede çok da yol kat edemedik” dedi.
“Bir ülkede nüfusu bilmiyorsanız, eğitimi de sağlığı da sosyal hayatı da planlayamazsınız” diyen Elcil, “Siyasi irade ve kararlılık yoksa sorunlara çözüm bulunamayacağına inanmıyorum. Eğitimle ilgili sorunlarımız başında sistem geliyor. Onlarca hükümet geldi geçti, herkes bir şeyler yapmaya çalıştı ama eğitim hep siyasi bir argüman, manipülasyon aracı oldu” şeklinde konuştu.

Evcimen: Üvey evlat bile değiliz
Gazimağusa Özel Eğitim Merkezi’nden Özel Eğitim Uzmanı Emirali Evcimen ise kamudaki özel eğitim kurumlarının devletten yeterli desteği görmediğini ifade ederek, “Üvey evlat bile değiliz” dedi.
Ülkede ilk kez 1976’da özel eğitim merkezi kurulduğunu belirten Evcimen, “Özel gereksinimli bireylere nasıl, ne şekilde, kimlerin, hangi içerikte, hangi tarz ortamlarda eğitim verileceği belirten bir yasa yok. Bu bizler için oldukça zorlayıcı” dedi.
Evcimen, “Özel eğitim zaten çok yavaş ilerleyen bir süreç. Çok zaman kaybediliyor” dedi.
Evcimen, basına, “Özel eğitimi ve sorunlarını sürekli gündeme alın” diyerek de seslendi.

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER