Sağlıkta durum içler acısı

Örgüt temsilcileri, sorunlara ilişkin saptamalar yaptı ve çözüm önerilerini sıraladı

Sağlıkta durum içler acısı

 Raif UZKAN

Sağlık sektöründe örgütlü birlik, dernek ve sendikalar, ülke kaynaklarının adil paylaşılabileceği, nitelikli, ulaşılabilir, eşit ve ücretsiz bir sağlık hizmeti talebiyle basın toplantısı düzenledi.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ), Kıbrıs Türk Tabipleri Odası ve Evrensel Hasta Hakları Derneği’nin basın toplantısı, dün 11.00’de TIP-İŞ merkezinde yer aldı.
Tabipler Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, basın toplantısında yaptığı konuşmada, KTTB olarak, ülkede çağdaş, hasta odaklı, adil ve ulaşılabilir bir sağlık hizmetinin yerleştirilmesinin, insan sağlığının korunması amacıyla koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasının, ülkenin kısıtlı olan genelde insan ve özelde hekim kaynağının en verimli şekilde hizmete katılacağı, ülkenin kaynaklarının adil paylaşılacağı bir sistem yaratılmasının önemine inandıklarını belirtti.
Gürkut, KKTC Anayasası’nın her vatandaşın ücretsiz, eşit sağlık hakkından bahsetmesine karşın yıllardan beridir uygulanan nüfus politikaları, giderek çöken ülke ekonomisi ve sistemsizlik nedeniyle ülkenin her noktasındaki her vatandaşın kamusal sağlık hizmetlerinden eşit ve adil bir şekilde yararlanamadığını bildirdi.
Kamusal sağlık hizmetlerinin gelişmek yerine artan talep karşısında daha da yetersiz hale geldiğini kaydeden Gürkut, kamu hastanelerindeki yatak, personel veya donanım eksikliklerine bağlı olarak süregelen sağlık kurulu aracılı hasta sevklerinin, sağlığa ayrılan ve zaten yetersiz olan ekonomik kaynağın eksikliklerin giderilmesine yönelik yatırımlar yerine sevklere harcanmasını zorunlu hale getirdiğini belirtti.


“Sağlık veritabanı oluşturulmadı”
Ülkenin çağdaş ve ihtiyaçlara uygun sağlık planlaması için gereksinim duyulan sağlık veri tabanının hâlâ oluşturulamadığını söyleyen Gürkut, bunun için Sağlık Bakanlığı hastane otomasyon sisteminin ülkedeki tüm sağlık birimlerine kamu, özel ayırımı yapılmaksızın ulaştırılması ve sadece hastane ve muayenehanelerin değil, laboratuvar, görüntüleme merkezleri ve eczanelerin de sisteme dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Yapılması gerekenler… 
Gürkut, bireysel ve toplumsal sağlığın korunması için yapılması gerekenlerden bazılarını şöyle açıkladı:
“Hastalıkların tedavisinden daha değerli, akılcı ve ekonomik olanı sağlığın korunması ve geliştirilmesidir. Ülkemizde maalesef planlı ve kapsamlı bir koruyucu sağlık hizmeti yoktur. Bu amaçla, erişkin aşılama programlarımızı bilimsel ve kendi ülkemiz ihtiyaçlarına uygun olarak oluşturup gerekli aşıların ücretsiz olarak yapılmasını sağlamalıyız. 
Tütün ve tütün ürünlerinin kullanılmasının dünyada her yıl gerçekleşen 7 milyondan fazla ölümün sebebi olduğu bilinmektedir. Ülkemizde Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası yürürlüktedir. Ancak yasanın giderek daha fazla oranda delindiği ve revizyona ihtiyacı olduğu da ortadadır. Tütünsüz bir toplum ve ülke yaratmak ve insanımızı bu zararlı alışkanlık ve etkilerinden korumak için acil önlem alınmalıdır. 
Dünya Sağlık Örgütü dünyadaki insanların kronik hastalıklarına ve can kayıplarına sebep olan ortak hatalı davranışları arasında sigara kullanımı, alkol tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve kötü beslenmeyi saymaktadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinme, spor yapma, zararlı alışkanlıklardan korunma, sağlıklı beslenme bilinci oluşturulması amacı ile Sağlık Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri, medya gibi ilgili tarafların sürekli ve düzenli iş birliği ile yürütecekleri koordineli çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Tarladan çatala güvenli gıda
Tarladan çatala gıda güvenliği, sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum için önemlidir. Gıda güvenliği yasalarının, tüzüklerinin tamamlanması, uygulamaların denetlenmesi ve eğitim alanında hükümete çok önemli görevler düşmektedir. Gıda güvenliğinin sağlanması amacı ile gerekli çalışmaların başlatılması önemlidir. 
Ülkemiz coğrafik yapısı ve iklim şartları nedeni ile bisiklet yolları, yürüyüş ve koşu parkurları gibi spor ve aktivite alanlarının yapılmasına uygundur. Hareketli yaşam tarzı insan sağlığı açısından olumlu etkileri bilinen ve yapılacak güvenli spor alanları ile özendirilmesi gereken bir şeydir. Bu amaçla yerel yönetimler, Ulaştırma Bakanlığı, sivil toplum örgütleri gibi paydaşlarla çalışmalar yapılmalı, sağlıklı bir toplum yaratılmasına katkı sağlanmalıdır.”

Sağlık birimleri ile ilgili sorunlar
Tabipler Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut ayrıca, nüfustaki artışa bağlı giderek artan taleplere yanıt veremez hale gelen kamu sağlık merkezlerindeki alt yapı, personel, ilaç ve malzeme eksiklikleri derhal giderilmesi gerektiğini ülke ihtiyaçlarına uygun, yeni bir hastane yapılması gerektiğini, bu hastane yapılırken gelecek on yıllar boyunca devleti borç altında bırakacak “şehir hastaneleri” yönteminin kullanılmamasının özellikle önemli olduğunu belirtti.

Sağlık çalışanları ile ilgili sorunlar
Sağlık alanı diğer tüm çalışma alanlarından farklı, kendine özel şartlar barındırmakta, sağlık çalışanları her geçen gün artmakta olan hasta yükünü her türlü eksikliklere karşın büyük bir özveri ile karşılamaktadır. Hekimlerin görev şartlarının öznel koşullarına rağmen ayrı bir yasalarının olmayışı giderek sağlık sistemini de etkileyecek bir hal almıştır. İvedilikle yapılacak ayrı bir hekim yasası ile, çalışma, eğitim, özlük haklarının düzenlenmesine, verimliliğin artırılmasına ihtiyaç olduğu ortadadır. 
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında, sağlık kurumlarının yetersizlikleri etkili olmaktadır. Yıllardan beridir sağlık sistemindeki her türlü aksaklıkta sağlık çalışanlarının sorumlu gösterilmeye çalışılmasının son dönemde giderek artan sağlıktaki şiddet olaylarında etkili olduğunu düşünmekteyiz. 
Kamu hastanelerindeki hekim, hemşire, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, teknik eleman, tıbbi sekreter, güvenlik görevlisi, hasta bakıcı gibi personel eksiklikleri bir an önce tamamlanmalıdır. 


Taşçıoğlu: Nüfusu bilinmeyen ülke…”
Tabipler Odası Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu, ülkedeki kaçak ve kontrolsüz nüfus yapısına işaret ederek, nüfus rakamını bilmeyen bir ülkede ne hemşirenin ne hastanenin ne doktorun ne okulun ne de kanalizasyonun yeterli olacağını ifade etti.
Taşçıoğlu, ülkede 100 bin öğrenci olduğunun söylendiğini fakat bunların 60 bininin okullarda kaydı bulunduğunu, aradaki 40 bin kişinin ülkede hangi statüde olduğu bilinmeksizin yaşadığını söyledi.
Ülkeye Afrika ülkelerinden gelen öğrencilere sağlık testleri yapılmadığını, geçtiğimiz aylarda bir Türkmen’in cezaevine girdikten sonra AIDS hastalığından yaşamını yitirdiğini belirten Taşçıoğlu, çalışma izinleri alınırken HIV virüsüne karşı tetkiklerin yapılıp yapılmadığını sordu.


Varış: Günübirlik çözümler
TIP-İŞ Başkanı Dr. Ahmet Varış da ülkede yaşayan her bireyin eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz kamusal sağlık hizmeti alması için çalışmayı görev edinen örgütler olarak güçlerini birleştirdiklerini söyledi.
Varış, sağlık hizmetini alan hastalar ve hizmeti sunan kamu sağlık çalışanlarının yaşadıkları zorlukları dile getirmek için basın toplantısı düzenlendiğini, yıllardır ulusal sağlık politikalarının ülke gerçekleri göz önünde bulundurularak evrensel kriterlere göre oluşturulamadığını, sağlık hizmetlerindeki aksaklıkları bütünlüklü olarak çözmek yerine siyasi kaygılarla sadece günübirlik çözümler hedeflendiğini anlattı.
Varış şöyle devam etti:
“Bir devlet düşünün ki hastanede yatan hastasına kendi bakamıyor. Devlet hastanesinde yatmakta olan hastaya refakat edecek eğitimli yardımcı sağlık görevlisini temin edemiyor. Hasta yakınları bu hizmeti kendi devletlerinden ücretsiz olarak almak yerine günlüğü 400 TL ödeyip eğitimsiz yabancı uyruklu sözde bakıcı kişilerden alıyor. Sosyal devlet anlayışı bu mudur?
Tüm uyarılarımıza rağmen halen devlet hastanelerimizin bir kısmında 24 saat boyunca polis bulundurulmamaktadır. Bununla birlikte yeterli sayıda özel güvenlik görevlisi de yoktur.
Onkoloji Hastanesi’nde güvenlik görevlileri mesai saatleri sonrasında olmadığı için elini kolunu sallayan herkes enfeksiyondan korunması gereken kanser hastalarının yanına kadar gidebilmektedir.

“Mağusa’da ameliyatlar yapılamıyor”
Mağusa Devlet Hastanesi’nin ameliyathanelerinde 6 ay önce şiddetli yağış nedeniyle meydana gelen hasarın henüz giderilmediği için ameliyatların yapılamadığını söyleyen TIP-İŞ Başkanı Varış, Cengiz Topel Devlet Hastanesi’nde saat 14.00’ten sonra röntgen ve 23.00’ten sonra laboratuvar hizmeti verilemediğini, Girne Devlet Hastanesi’nin alt yapısının artan nüfusa hizmet edecek kapasitede olmadığını bildirdi.
Önceki hükümet döneminde yetersiz personel ve donanımla sağlık ocaklarında geçilen nöbet sisteminin hekimleri yokluklar içerisinde ve angarya çalışmak zorunda bıraktığını anlatan Varış, yoğun bakım ve ameliyathane kapasitelerinin artırılmasını, servislerin tümünün koğuş düzeninden çıkarılmasını talep etiklerini söyledi. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER