banner345

banner314

banner375

diyarbakır escort türk porno porno izle mersin escort adult forum istanbul escort hatay escort istanbul escort istanbul escort bodrum escort eskisehir escort porno indir escort istanbul ataşehir escort

banner159

banner358

banner264

banner396
banner392

Evlilik kurumu çöktü

06 Ocak 2018 Cumartesi 10:02
Bu haber 2442 kez okundu

Geçtiğimiz yıl içinde bin 260 çiftin boşanma davası açtığı belirtildi

Evlilik kurumu çöktü
Suna ERDEN
Geride bıraktığımız 2017 yılı yüzlerce evli çifte uğursuz geldi. Ülke genelinde bin 260 çiftin boşanma davası açtığı belirtilirken, sadece Başkent Lefkoşa’da 500 çiftin boşanmak için mahkemeye başvurduğu kaydedildi. 
Mahkemelerden alınan ve 2014-2016 yıllarını kapsayan istatistiki verilere göre; ülke genelinde son üç yılda 3 bin 197 kişi boşanma davası açtı. Boşanan çiftlerin ağırlıklı olarak 6 ile 16 yıllık evliler olduğu görüldü. 
Diyalog’a konuşan deneyimli avukatlardan Boysan Boyra, boşanmalarda birinci nedenin ekonomik sorunlar, bir diğerinin ise sosyal medya olduğunu söyledi.

2017’de sadece Lefkoşa’da 500 boşanma
Hukuk camiasında boşanma avukatı olarak tanınan ve 38 yıllık meslek hayatında binlerce boşanma davasına bakan Avukat Boysan Boyra, boşanma oranları, ayrılıkların nedenleri ile ilgili Diyalog’a konuştu. Boyra, 2017 yılında Lefkoşa’da 500 kişinin boşanma davası açtığını ifade ederek,” Bu rakam ürkütücü. Evlilik kadar boşanma oluyor. Bu konunun artık ele alınması gerekiyor” dedi. Boyra, boşanma nedenlerine bakıldığında sosyal medyanın tehlikesine dikkati çekti.

Yıldan yıla artıyor
Ülkede 2017 yılını kapsayan istatistiki çalışmalar henüz tamamlanmasa da Avukat Boysan Boyra, Yüksek Mahkeme ve Lefkoşa Evlendirme Dairesi’nden yaptığı araştırmada rakamlara ulaştı. Boyra, yaptığı araştırmalarda 2017 yılı itibariyle Lefkoşa’da 500 boşanma davası dosyalandığını, 610 kişinin ise evlendiğini söyledi. Boşanma oranının birkaç yılın en yüksek rakamı olduğunu dile getiren Boyra sözlerini şöyle sürdürdü: Ülke genelinde 1260 çiftin boşanma davası açtı. Lefkoşa’da 500,Gazinmağusa’da 300, Girne’de 280, Güzelyurt’ta 60,İskele’de 70 ve Lefke’de 50 kişi boşanmak için dava açtı.2014-2016 yılları arasında verilere bakıldığında ise 3 bin 197 kişi ayrılmak için mahkemelere başvurdu. Oranların yıllara göre dağılımına bakıldığında 2014 yılında Lefkoşa’da 397 boşanma davası açıldı.2015 yılında yine Lefkoşa’da açılan dava sayısı 400…2016 yılında bu sayı 420’ye çıkarken, 2017 yılında ise 500 oldu. Bu rakamlar boşanma oranlarının yıldan yıla arttığını gösteriyor. Bu ürkütücü bir gelişmedir. Evlilik kurumunun giderek yıprandığını hatta çöktüğünü ortaya koymaktadır. 
Boyra, “Evlilik Kurumu vahim durumdadır. Yetkililerin bu konuya el atması gerekiyor” dedi. Boyra, oranların vahameti ortaya koyduğu kadar evlenenlerin yeterince birbirini tanımadan hareket ettiğini de gösterdiğini belirterek, “eş seçerken hata yapıyorlar” şeklinde konuştu.

Evlilikte teknoloji tehlikesi
Boyra, 38 yıllık meslek hayatında binlerce boşanma davasına katıldığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Boşanmaların en önemli nedeni ekonomik sorunlardır. Bir aile içerisinde ekonomik sorunlar ortaya çıktığı zaman ne sevgi kalıyor ne de saygı. Ekonomik sorunlarla başlayan çatışmalar, sevgisizlik ortamı evliliği bitiriyor. Birinci neden bu... Benim tezime göre ikinci neden ise iletişim araçları ve sosyal medya. Çiftler arasında en ufak bir iletişim eksikliği ya da taraflardan birinin en ufak ilgisizliği kişileri üçüncü şahıslarla iletişime sürüklüyor ve üçüncü şahıs ile iletişime sosyal medya ve telefonlarla rahatlıkla geçilebiliyor. Bu üçüncü şahısla iletişim zamanla çoğalıyor ve aldatmaya kadar gidebiliyor. Yaptığım her 3 davadan bir tanesi işte bu sebepten biten evliliklerdi. Yine bir başka neden televizyon dizileri… Dizilerde eşi veya partneri olan biri üçüncü bir şahısla da ilişkiye girebiliyor. Bu zamanla toplum arasında da kanıksanıyor. Uzak Doğu’da bu tür filmler sırf bu nedenden dolayı yasaklanmıştır. Tüm bunlara ek olarak insanların birbirini yeterince tanımadan evlenmesi, ilk günlerin heyecanı geçince başka arayışlara girmeleri, iletişim eksiklikleri gibi nedenlerde evliliği bitiren süreci başlatıyor.

Altı yıldan sonra dikkat
Boyra, evlenirken çok iyi karar verilmesi gerektiğini ifade ederek, “Heyecanla, aşk duygusuyla değil sevgi duygusuyla hareket etmeliyiz. Aşk kısa sürer, sevgi bir ömür. Evlenirken, “Bu kişi sonuna kadar yanımda olur mu? Beni seviyor mu ben onu seviyor muyum” diye düşünmemiz lazım” dedi. Boşanmalarda evlilik sürelerine bakıldığında 1.yıl, 6.yıl ve 16.yıldan sonraki dönemlerin tehlikeli olduğunu kaydeden Boyra şunları söyledi: En çok boşanmaların 6.yıl ve 16.yıldan sonra gerçekleştiği görülüyor. Bunun nedenini sosyologlar daha iyi analiz edecektir ancak yılların boşanma avukatı olarak, 6.yılın tehlikeli olmasının nedeni ailenin kurulduğu, çocuk olgusunun var olduğu dönemlerden kaynaklanıyor.16.yıldan sonraki boşanmalar ise çocukların büyüdüğü, evden ayrıldığı döneme denk geliyor. Bu da çiftlerin çocukların büyümesini beklediğini, dişini sıktığını ve vakti gelince boşandığını gösteriyor.1.yıllık evliliklerde bitiyor ancak 6.yıl ve 16.yıldan sonrakiler kadar yoğun değil. İstatistiki verilere bakıldığında 2016 yılında 1 yıllık evli olan 26 çift boşanırken, 6 yıllık evli olan 46 çift ve 16 yıl ve daha üzeri olan 41 çift yollarını ayırmış. Demek oluyor ki; evlilikler için 6.yıldan sonra tehlike çanları çalmaya başlıyor. Bu nedenle eşinizin sizinle çocuklar için mi kaldığını, mutlu olup olmadığını iyi analiz etmeniz gerekiyor.6.yıldan 16.yıla kadarki 10 yıllık süreç evliliği kurtarmak için yeterli süreçtir. Bu nedenle bu zaman dilimini evlilikteki sorunların tespit edilip, çözümlerinin bulunması için bir fırsattır. Doğa boşluk kaldırmaz ve birileri o boşluğu doldurur. Boşluğa neden olan en önemli şey ise ilgisizlik ve sevgisizliktir.” Ben gezeyim, karım evde otursun” mantığı ile hareket etmemek lazımdır.

Olan çocuklara oluyor
Evlilik kurumunun gerekli olduğunu ifade eden Boyra, bu acımasız hayatta bir kişi değil iki kişinin birlikte ayakta kalmasının daha kolay olacağını ve bu nedenle evliliğin modasının hiçbir zaman geçmeyeceğini dile getirdi. Boşanmalardan en çok etkilenen tarafın çocuklar olduğunu, anne ile babasının ayrılmasını hazmedemeyen çocukların, yaşadıkları travmayı farklı şekilde atlamaya çalıştığını söyledi. 
Boyra konuşmasının devamında şunları aktardı, “Boşanan bir ailenin çocuğunun yaşadığı acıyı hafifletmek için uyuşturucuya sığındığını gördüm. Çünkü çocuklar derin bir travma yaşıyorlar. ‘Beni dünyaya getirdiniz. Hep birlikte olacağız dediniz. Bu bana yapılan bir kalleşliktir” şeklinde düşünüyorlar. Bu nedenle öncelikli ele alınması gereken şey evliliği kurtarmanın yollarını aramaktır. Eğer tek yol boşanma kaldıysa o zaman iyi bir şekilde ayrılmaktır. ‘İyi bir evliliği yürütemediyseniz, iyi bir boşanmayı yapın’ şeklinde bir söz vardır. Boşandıktan sonra eğer çocuk varsa iletişim kesilmemeli, saygı ortamı korunmalı ve çocuk ile ilgili her şeyde ortak adım atılmalıdır.”

Yorum Gönder