Kıbrıs kilit konumda

Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon rezervleri, bölgesel dinamiklerin yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor

Kıbrıs kilit konumda
Son yıllarda Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon rezervleri, bölgesel dinamiklerin yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynadı ve oynamaya da devam ediyor. Bölge ülkelerinin enerji ticaretinde ihracatçı ülke olmalarının yolunu açan bu keşifler, dolaylı olarak bölgedeki güç dengelerini de şekillendirmeye başladı. Bölge ülkeleri dışında enerji talep pazarında ilk sırada bulunan Avrupa ülkelerinin doğalgaz ithalat bağımlılığında, Rusya’ya alternatif olacak yeni pazar arayışlarına girmesi de bölgedeki dengeleri daha karmaşık hale getirmiş durumda. Zira ibrenin güçlü ülkelerden ziyade doğru strateji ile hareket eden ülkelerden yana olduğu bu süreçte, İsrail, Mısır, Lübnan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve en önemlisi Türkiye’nin attığı adımlar, her geçen gün daha da önem kazanıyor.
AA'nın analizine göre, Doğu Akdeniz, sahip olduğu enerji kaynakları ile birlikte uzun zamandır gündemdeki yerini koruyor. Bilindiği üzere uluslararası hukuk kriterlerine göre kıyıda bulunan ülkelerin 200 mil genişliğinde hakları yani kendi MEB’leri bulunuyor. Bölgede ülkeler arasında yaşanan gerginliklerin asıl nedeni, ülke MEB’lerinin kesişmesi olarak okunabilir. Yaşanan gelişmelerin tarihsel sürecine baktığımızda da MEB’lerden kaynaklı anlaşmazlıkların olduğu görülüyor.
Geçen hafta Kıbrıs'ta Rumlar adına Türkiye'nin MEB olarak kabul ettiği alanda keşif yapmak için bölgeye gelen İtalyan Eni şirketine ait 'Saipem 12000' adlı petrol platformunun gönderilmesi ve buna Türk savaş gemilerinin sert bir şekilde karşılık vermesi de bu bağlamda değerlendirilebilir.
Bu hadise yaşanmadan önce 11 Şubat tarihinde Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin kırmızıçizgisi olarak belirtilen sınır güvenliği karşısındaki hassasiyet dile getirilmişti. Bu bağlamda “Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerindeki asli haklarını hiçe sayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tüm uyarılara rağmen Doğu Akdeniz’de tek taraflı hidrokarbon arama faaliyetlerine devam etmekte. Bu çerçevede son olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sözde münhasır ekonomik bölgesindeki 3 numaralı parselde çalışmalara başlamayı amaçlaması sonrası Türkiye, "Ortaya çıkabilecek durumun tek sorumlusu ısrarla tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerine devam eden Kıbrıs Rum tarafı olacaktır.” açıklamasını yaptı.
Açıklamanın devamında da Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulamamasındaki ana sebebin Rum tarafının bölgenin güvenlik ve istikrarını sorumsuzca riske atmaktan çekinmeyen tavırlarından kaynaklandığı ifade edildi. Bunun yanında GKRY’nin tek yanlı hidrokarbon faaliyetlerini sürdürmeye devam etmesi durumunda sert müdahalelerle karşılaşılabileceği belirtilirken, üçüncü ülkelerde yerleşik şirketlerin, GKRY ile hidrokarbon alanında işbirliği yapmamaları konusunda uyarıda da bulunuldu.
Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2018, 12:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER