Gücümüz 10’da 1

Genç Vizyon’a konuk olan Zirve Sigorta direktörü Ahmet Çukurovalı, olası bir çözüm durumunda Rum şirketleri ile rekabet için AB desteğinin şart olduğunu söyledi

Gücümüz 10’da 1
Cemre AKAR

  Zirve Sigorta direktörü Ahmet Çukurovalı, olası bir çözüm durumunda, Rum tarafındaki benzeri firmalarla rekabet edebilmek için AB desteğinin şart olduğunu söyledi. Genç Vizyon’a konuk olan Çukurovalı, “Şu anda Rum tarafında toplam sigorta prim üretimi 1 milyar Euro civarında iken bizde 100 milyon Euro civarındadır. Onlar 8 yıl süreyle AB’den destek aldı” dedi.
  Çukurovalı, sorularımızı şöyle yanıtladı:

  Soru: Genç yaşta yönetici olmanın iyi yönleri ve zorlukları nelerdir?

  Yanıt: Genç yaşta yönetici olmak güzel olsa da, iyi bir yönetici olmak için işin temelinden başlamanız gerekir. Pratik olarak okuyarak, öğrendiklerimizi teorik olarak uygulayarak yönetici pozisyonuna geldiğinizde çok daha verimli bir yönetim sağlayacağımız bir gerçektir. Bu yüzden alt icraatları yaşamadan bir anda üst yönetimde olmanız zorluk yaratabilir.

  Soru: Siz ne zaman ve nasıl başladınız?

  Yanıt: Ben zaten okul yıllarında Zirve Sigorta’da stajyer olarak çalışıyordum. Üniversiteden sonra İngiltere’de Ekonomi-İşletme masterliği yaptım. Vatani görevimi tamamladıktan sonra 2011 yılından bugüne sürekli olarak işin içinde ve yönetimindeyim.

  Soru: KKTC’de ticaret yapanların karşılaştıkları zorluklar nelerdir? Örneğin siz ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz? Ve bu konuda kısaca önerileriniz nedir?..

Güneyden fazla şirket var

  Yanıt: Biz hizmet sektörü olarak çalışmaktayız. Karşılaştığımız ve yaşadığımız zorluklar saymakla bitmez. Sektörümüze girmek isteyen tüm şirketler hiçbir zorlukla karşılaşmadan giriyor. Bugün Güney’den fazla Türkiye ile hemen hemen aynı sayıda elementer dalda hizmet veren şirket sayısına sahibiz. Fakat nüfus sayımıza baktığımızda bu kadar çok şirketle hizmet vereceğimiz, insan sayısı güney ve bilhassa Türkiye’ye göre kıyaslanamayacak kadar az durumdadır. 
  Durum böyle olunca şirketler verdiği hizmetin çok altında prim almakta ve buda birçok olumsuzluklara sebep olmaktadır. Sektörümüzün tüm girdileri artarken bilhassa 2004 yılında Avrupa Birliği’ne giriyoruz diye Avrupa Birliği kriterleri yasalaştırılarak, sektörümüz ağır koşullar altında bırakılmasına rağmen, aşırı haksız rekabet nedeniyle 2008 yılından beri aynı sigorta primleri ile hizmet vermekteyiz. 
  Güneyde yok denecek sayıda bir iki tane yabancı şirket varken, bizde sektörün yarıya yakınını yabancı şirketler oluşturmaktadır. Bu yabancı şirketler ekonomimize veya devletimize ne kazandırır bakılmamaktadır. İzin verilirken halkımızın faydasına olacak hiçbir şart önlerine konulmamaktadır. Örneğin; yazdığınız primin şu kadarı Sağlık, şu kadarı Tarım vs. olsun denmemektedir. Dolayısı ile bu şirketlerin yerel şirketlerimizin üstüne bir kabus gibi çökmesine izin verilmektedir.


  Soru: Yönetici olduğumuz şirketin ticari faaliyetleri hakkında okurlarımızı aydınlatır mısınız?..


  Yanıt: Biz Zirve Sigorta olarak Hayat Sigortası dışında tüm sigorta hizmetlerini vermekteyiz. Motor, sağlık…

  Soru: Olası bir çözüm durumunda, Rum işletmeleriyle rekabet gücümüzü nasıl değerlendirirsiniz?

  Yanıt: Olası bir anlaşma durumunda Rum şirketleri ile rekabet edecek gücümüz görülmektedir. Şu anda Rum tarafında toplam sigorta prim üretimi 1 milyar Euro civarında iken bizde 100 milyon Euro civarındadır. Rumlar 10 yılı aşkın bir süredir Avrupa Birliği üyesidir. Avrupa Birliği’ne girdikten sonra 8 yıl uyum süreci geçirmiştir. 
  Şimdi olası bir anlaşmada bize bu fırsatların tanınması gerekir. Rum tarafı sigorta şirketlerinin güçlenerek Avrupa’ya uyum sağlaması için BSİV vergisini kaldırırken, bizim ödediğimiz BSİV vergisi, KTHY kurtarma amacıyla geçmiş yıllarda meclis kararı ile %3’den %5’e yükseltilmiştir. Şuanda bankalar %3 BSİV öderken, Sigortalar %5 BSİV ödemektedir. 
  Hükümetimiz yerel şirketlerini kendi öz yatırımlarını kollayıp güçlendirmesi yerine yabancı şirketlere bol tarafından izin vererek, ülke priminin yurt dışına kaçmasına yardımcı olmaktadır. Oysa bu primler KKTC’de kalsa yatırım ve istihdam olarak vatandaşa geri dönecektir. Bu nedenle gelişmiş ülkeler fertlerinin, sigorta bilinç ve kültürünü artırarak hem ülkenin ekonomi değerlerini koruma altına alıyorlar hem de toplanan primlerin ülke ekonomisine yatırım olarak dönmesini sağlıyorlar. Bunu Rum tarafı bize göre çok iyi yapıyor. Biz ise tam tersini yapıyoruz.

Rumlar hayret içinde kaldı

  Soru: Çözüm öncesinde Rumlarla işbirliği konusunda herhangi bir girişim oldu mu? Olduysa nasıl bir karşılık gördünüz?..

  Yanıt: Anlaşma oluyor söylemleri başlayınca biz de kendi durumumuzu ölçmek için Güneyin önde gelen bir Sigorta Şirketi ile randevu alarak görüştük. Güneydeki ve Kuzeydeki sigorta sektörü hakkında fikir teatisinde bulunduk. 
  Bizdeki yabancı şirket sayısı kendilerine söylediğimizde hayretler içerisinde kaldılar. Bizde zaten hayret içerisindeyiz. Niye bu şirketler Güneye gitmiyor da Kuzeye geliyor diye! İşbirliği arayışımızda ise açık, açık olmasa bile adres olarak kendilerinin yani Rum yönetiminin Sigorta Yöneticisini ve yasalarının buna uygun olup olmadığının araştırmamızı gösterdiler. 
  Kısacası her sektörde bizden çok daha güçlü olan bir ekonomik yapıya sahip şirketlerle karşı karşıyayız. Bu nedenle sadece banka sektöründe yaşadıkları ufak krizlere bakarak aldanmamalıyız. Olası bir anlaşmadan önce iyi düşünülerek tüm sektörler için ayrı ayrı yeterli yıllarda uyum süreçleri alınması gerekir. ‘Biz yaptık oldu, anlaşın ve çalışın’ denildiği anda KKTC’deki birkaç sektörün dışındaki tüm sektörler çöker kanısındayım. 
Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2015, 09:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER