Rumları kızdıran rapor

Kıbrıs’ta ‘İki ayrı bölgeden’ söz eden ABD Dışişleri bakanlığı, Kıbrıslı Türklere yönelik şiddet hareketlerine de yer verdi

Rumları kızdıran rapor

   ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs’ta iki ayrı bölgeden söz ederek, Kıbrıslı Türklere yönelik şiddet hareketlerine yer veren raporu Rumlardan tepki gördü.

   Fileleftheros gazetesi “State Department Raporunda Bilindik Ayrımında Israr Ediyor” başlıklı haberinde,  ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2019 İnsan Hakları Raporu’nda Kıbrıs’ın yine iki ayrı başlık altında ele aldığını belirtirken ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs ile ilgili bilindik ayırımı yaptığına dikkat çekti.
   Güney Kıbrıs’a seyahat eden Kıbrıslı Türklere karşı yapılan şiddet olaylarından da bahsedilen raporda ayrıca turistik otobüs şoförü Kıbrıslı Türk’ün Larnaka Havalimanı’nda bir Kıbrıslı Rum’un hakaretine uğraması ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisine konuyla ilgili yapmış olduğu şikayete de yer verildi.
   Etnik azınlıklar, toplumsal ayırımcılık ve ırk ayırımcılığına ilişkin başlık içerisinde Rum Milli Muhafız Ordusu subayı Metaksas’ın işlediği cinayetlerden de söz edildi.
   Habere göre, raporda, Kıbrıs’ın güney bölümünün “Kıbrıs Cumhuriyeti” hükümetinin kontrolünde, kuzey bölümünün ise 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan eden Kıbrıslı Türkler tarafından yönetildiği belirtildi. Raporda, bu yönetimin, Türkiye dışında ABD ve başka bir ülkenin tanımadığı şeklindeki ifadeye de yer verildi.

Türk askeri adada

   Raporun ayrıntılarına da yer veren gazete raporda “önemli sayıda Türk askerinin Ada’da kalmaya devam ettiği, UNFICYP’in iki taraf arasındaki tarafsız bölgede ya da Yeşil Hat’ta devriye gezdiği” ifadesinin yer aldığını yazdı.
   Habere göre, raporun giriş kısmında, “Kıbrıs Cumhuriyeti” anayasal demokrasi ve çok partili başkanlık demokrasisi şeklinde tasvir edilirken, Şubat 2018’de Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinden de söz edildi. 
   Rum polisinin,  ilgili yasayı uygulayarak suç faaliyetlerine karşı savaştığının dile getirildiği raporda, Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanlığı’ndan da bahsedildi. 
   Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, polis müdürlüğüne atama yaptığı ve siyasi otoriterlerin, güvenlik güçlerinin etkili denetimini muhafaza etmeye devam ettiği ifade edildi. 
   Ulusal ve etnik azınlığa mensup üyelerin hedef alınması ile şiddet veya şiddet tehditleriyle ilgili suçların da insan hakları konularına dahil olduğu belirtilen raporda, Rum hükümetinin bunun genişlememesi ve insan haklarını çiğneyen yetkililerin kovuşturulması için tedbir aldığı ifade edildi. 

Kuzey Kıbrıs’a bakış

   Kuzey Kıbrıs ile ilgili bölümde ise Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın seçildiği 2015’deki cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Ocak 2018’deki milletvekili seçimlerine değinildiğine işaret edilen haberde, KKTC polisinin, yasaların uygulanmasından sorumlu olduğu ve Kıbrıs Türk güvenlik güçlerinin, operasyonel komutasının, yasanın öngördüğü şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bulunduğundan söz edildi. 
   Raporda ayrıca yetkililerin, güvenlik güçlerinin etkin kontrolünü de muhafaza ettiğinden bahsedildi. 
   İnsan haklarının çiğnenmesine ilişkin önemli konular arasında, “insan ticareti” ile “etnik azınlık üyelerine karşı şiddet ve tehdit”le ilgili suçlara ilişkin yasalar dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik kötü uygulamaların da bulunduğu belirtildi.  

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER