banner564
banner556

“Başım dik alnım açık”

Ertuğruloğlu, şahsına yönelik yargısız infazlarla organize yıpratma kampanyaları yürütüldüğünü söyledi

banner587
“Başım dik alnım açık”
Mert ÖZDEŞ
Dışişleri Bakanı ve UBP Lefkoşa Milletvekili adayı Tahsin Ertuğruloğlu, Diyalog TV’de yayınlanan Odak Noktası programında erken seçim ve Kıbrıs sorununa ilişkin soruları yanıtladı.
Şahsına yönelik yargısız infazlarla organize yıpratma kampanyaları yürütüldüğünü belirten Ertuğruloğlu, başının dik vicdanının rahat olduğunu belirtti. Kendisine ve halka güveninin tam olduğunu belirten Ertuğruloğlu, hedefinin ve misyonun belli olduğunu ve seçimlerde aday olarak yeniden Dışişleri Bakanlığı görevine de talip olduğunu belirtti.
Güney’deki başkanlık seçimlerinin ardından yeniden başlaması olası müzakere sürecine değinen Ertuğruloğlu, “Tercihen müzakere edilmiş iki devletli ortaklık ya da müzakere edilmiş kadife ayrılık” seçeneklerinin masada olması gerektiğini savundu.
***

O takvim hiç bitmez
Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın takvimlendirilmiş müzakere söylemini de eleştirdi. Ertuğruloğlu şunları söyledi: Bu aldatmacadan başka bir şey değildir. Rum tarafını kurtarma operasyonundan başka bir şey değildir. Annan Planı Referandumu sonrası Gambari süreci gibi… Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı ‘takvimsiz sürece girmemizi beklemesinler’ diyor. Ben de diyorum ki takvimli bir sürece girildiği noktadan itibaren bizim elimiz ayağımız yeniden bağlanır, o takvim hiç bitmez… Unutmayalım Sayın Akıncı 2016 sonuna kadar takvim verip, yeni nesillerin başka formüller konuşacağını söylemişti. Hala bitmedi mi bu takvim?

Akıncı taraf tuttu
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın erken seçim sürecinde her ne kadar belli etmese de taraf tuttuğunun kesin olduğunu savunan Ertuğruloğlu, şöyle devam etti: UBP olarak seçim sonrası yeni hükümet dönemimizde Sayın Akıncı’nın müzakere heyetini kendi siyasi görüşleri doğrultusunda oluşturup hükümeti dışlayarak, göstermelik bilgilendirme toplantılarıyla müzakere sürecini götürmeye yönelik yaklaşımlarına onay vermeyeceğiz.
Müzakere heyetinde, mutfakta hükümeti temsilen en az bir veya iki kişinin bulunması artık şarttır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın “müzakereler Cumhurbaşkanı’nın bünyesinde götürülür, buna başkaları karışmasın” yaklaşımını asla kabul etmiyoruz. Bunun sıkıntısını Cenevre’de ve harita verme sürecinde yaşadık…

Müzakerecilik görevini iade etmeliydi
Erken seçim kararı öncesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın hükümete yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine değerlendirme yapan Ertuğruloğlu, UBP'nin sandıktan güçlenerek çıkması halinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakerecilik görevinin sorgulanabileceğini işaret etti. Ertuğruloğlu, “UBP’nin sandıktan güçlenerek çıkması, Sayın Akıncı’nın Kıbrıs konusunu kişisel ve keyfi olarak ele almasının önünde engel olacak adımları kararları almamızı gündeme getirecektir. UBP’nin bu seçimden güçlü çıkması son derece önemlidir. Crans Montana’da görüşmeler çöktüğü anda kendisinin istifa etmesi gerektiğini söyleyen birçok yorumcu vardı. Benim Sayın Akıncı’dan beklentim, her ne kadar Meclis kendisine bu görevi vermemiş olmasa da Dünya’ya ve Rum tarafına mesaj vermek adına müzakerecilik görevini iade etmesiydi” şeklinde konuştu. 


Erdoğan ve Akıncı uyum içinde değil
Akıncı ve ekibinin Ankara ile uyum içinde olmadığını savunan Ertuğruloğlu, “Dünyaya karşı Anavatan yetkililerinin KKTC Cumhurbaşkanı aleyhine demeçler vermesi düşünülemez. Sayın Akıncı ve ekibinin Ankara ile uyum içinde olmadığını ben biliyorum. Sadece Sayın Erdoğan ile değil Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile de bu böyle. Bizim Cumhurbaşkanımız ve ekibinin bunu Kıbrıs Türk halkına doğru yansıtmamasını eleştiriyorum. Sanki “Anavatan yetkilileriyle yüzde yüz örtüşen bir çizgimiz var ve her adımı istişare ederek attık“ gibi bir hava yaratmaya çalışmalarını eleştiriyorum” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2018, 12:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner582

banner471

banner581

banner473