Demek ki olabiliyor 

Çevreciler ile avcılar av ve avla ilgili yaban hayatını düzenleme yasası konusunda uzlaştı

Demek ki olabiliyor 

 Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası değişiyor. Çevre örgütleri ile Avcılık Federasyonu’nun ortak çalışması sonucunda hazırlanan tasarı, Cumhuriyet Meclisi’ne gönderilecek. Buna karşın Kuşkor tasarıya tepkisini ortaya koydu. 

İçişleri Bakanlığı’nda dün konuyla ilgili basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars ve yasa tasarısının hazırlanmasında birlikte çalışan Biyologlar Derneği, Taşkent Doğa Parkı ve Avcılılık Federasyonu’ndan yetkililer de hazır bulundu.

Baybars memnun 
Basın toplantısında ilk sözü alan İçişleri Bakanı Baybars, Merkezi Av Komisyonu’nun İçişleri Bakanlığı bünyesinde olduğunu anımsatarak, Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası’nın yeterli olmadığı, yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu konusunda taraflardan çeşitli talepler aldıklarını söyledi.
Baybars, “Yaklaşık bir yıl önce, hem Avcılık Federasyonu hem de av ve yaban hayatla ilgilenen çevre örgütlerini bakanlığımıza davet ederek bir çalışma başlattık. Bu sürede 30’u aşkın toplantı yapan Avcılık Federasyonu ve çevre örgütleri avcılığın modern şartlarda, doğal hayatı koruyarak nasıl sürdürüleceği konusundaki çalışmalara ciddi katkı yaptı” dedi.
Taraflara katkılarından dolayı teşekkür eden İçişleri Bakanı Baybars, “Belki de hiç uzlaşmaz dediğimiz iki tarafın özverili çalışmaları ve birbirini anlamalarıyla üzerinde uzlaşılan bir yasa tasarı ortaya çıktı. Tasarı Meclise gönderilmeye hazır hale getirildi” şeklinde konuştu.
Baybars, “Federasyonun ve ilgili çevre örgütlerinin daha farklı talepleri olması haline komite gündeminde ufak tefek noktalar tartışılabilir duruma gelecektir. Çevre örgütü temsilcileri ile Avcılık Federasyonu’nun bir ortak zeminde uzlaşmasından memnuniyet duyuyorum” dedi.

Keser: Ortak bir payda
Baybars’tan sonra Avcılık Federasyonu Başkanı Erhan Keser söz aldı. Keser, Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası’nın güncellenmesi gerektiğinin, hem avcılar hem de çevreciler tarafından dile getirildiğini anımsattı.
Hazırladıkları yeni tasarıyı İçişleri Bakanlığı’na gönderdiklerini ancak hükümet değişikliği nedeniyle sürecin durduğunu söyleyen Keser, Baybars’ın görevi devralmasıyla konunun yeniden gündeme geldiğini, çevre örgütlerinin ve federasyonun bakanlıkta bir araya getirildiğini belirtti.
Keser, “Bu tasarıyı, ortak bir paydada buluşarak ortaya çıkardık” dedi
Yaban hayatın sadece avcıların ya da çevrecilerin değil tüm vatandaşların ortak alanı olduğunu kaydeden Federasyon Başkanı Keser, “Birbirimizi dışlayarak bir yere varamayız. Çalışmaların ortak bir şekilde ileriye ve iyiye taşınması önemli. Böyle yaparak çok daha iyi yerlere varacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Sarpten: Olumlu çalışma 
Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, “Ülkede yıllarca avcılar ve çevreciler karşı karşıya getirildi, siyasiler de aradan sıyrıldı” dedi.
Yürürlükteki yasanın çevre örgütlerinin görüşü alınarak hayata geçirilmediğini kaydeden Sarpten şöyle konuştu:
“Benzer şekilde önceki taslak da öyleydi. Sayın Bakanın göreve gelmesi, federasyonun da olumlu tutumuyla yoğun çalışmalar gerçekleştirdik, bir taslak ortaya çıktı. Elbette bu taslak ne Avcılık Federasyonu’nun ne de çevre örgütlerinin, örneğin Biyologlar Derneği’nin, her şeyiyle istediği bir yasa değil ama şu bizim açımızdan tartışılmaz bir gerçektir ki mevcut yasaya göre olumlu ilerlemeler vardır. İlk kez avcılar dışında birilerinin de av konusunda, yaban hayat konusunda söz hakkı oldu. İlk kez asgari müştereklerde bir yasada buluştuk. Elbette bu yasadan hoşnut olmayanlar olabilir. Eleştiriler de alabiliriz ama ülkede bir şeyleri ileriye götürmek istiyorsak her ne kadar karşıt fikirlerde olsak da belli ölçülerde uzlaşı sağlama zorunluluğu taşıdığımızı düşünüyoruz.”

KUŞKOR tepki gösterdi
Kuşları ve Doğayı Koruma Derneği (Kuşkor) ‘Av ve Avla İlgili Yaban Hayatı Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı’ hakkındaki görüşlerini yazılı bildiriyle açıkladı.
Derneğin bu konudaki görüşlerini daha önce bildirmesine rağmen konunun ikinci kez gündeme geldiği dile getirilen açıklamada, “Bu konular ile ilgili ilk baştan görüşlerimizi bildirmemize rağmen ikinci bir taslak ile doğamızın kaldıramayacağı hatalara imza atılması için taslak yasa hazırlanmıştır” denildi.

Yeşilbaş ördek avı
Yeşilbaş ördeğin ülke sulak alanlarında bulunan bir tür olduğu dile getirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Sulak alanlarda av yasağı olduğu ve sadece sulak alanlar arasında kalan dere yatakları gibi sulak alan kapsamında olmayan su birikintileri ve bunlar arsında uçuşu sırasında avlanabileceği ifade edilmektedir. Yeşilbaş ördeğin ava açılması durumunda sulak alanlarda göletlerde gerçekleştirilen ve hala hazırda önüne geçilemeyen yasa dışı av baskısı artacaktır. Daha da kötüsü, söylendiği gibi uçuş halinde vurulması planlanan bu türü diğer türlerden ayırt etmekte zorluklar yaşanacak ve pek çok farklı ördek türünün bu avın kurbanı olacağı kaçınılmazdır. Özellikle dişilerinin benzerlik göstermesi ve tek bir ördek türünü avcının ayırt etmesi imkansızdır. Kuş gözlem turizmi gibi eko turizm potansiyelinin artırılmak istendiği ülkemizde bu yasa değişikliği ülke turizm politikalarına da aykırıdır.”
Üveyik avında 40 olan kotanın 10’a düşürüldüğünün kendilerine bildirildiği kaydedilen açıklamada, üveyiğin dünya çapında tehlike altında olduğu ve sayısı son 30 yılda yüzde 80 azaldığı belirtildi.
Av süresince her avcının bu kuştan 10 tane vurma izni olması bir kısıtlama niteliği taşımadığı dile getirilen açıklamada üveyiğin av listesinden çıkarılması gerektiği belirtildi.

Taslakta olması gerekenler
Açıklamada, KUŞKOR’un taslakta olması gerektiğini düşündüğü konulara da  yer verildi.

Polisin, av koruyucu, doğa koruyucu, belediye gibi örgütlerin av günlerinde işlenen av/doğa suçlarına "anında yerinde" ceza kesebileceği bir sistem geliştirilmesi gerektiği dile getirilen açıklama, şöyle devam etti:
“Kuş sayılarının yıllık sayımı avcılık federasyonundan bağımsız kurumlarca yapılmalıdır. Bağımsız kurumlar tarafından yapılmayan sayımlar çıkar çatışması yaşanmasına sebep olacaktır. Avcılık federasyonunun ya da ona bağlı çalışmalar yürüten herhangi bir dernek ya da kuruluşun kendi bünyesinde sayım yapması veriye olan doğruluğu ve güvenirliliği tartışılır hale getirecektir. Buna ek olarak, göçmen kuş sayımları yıldan yıla yapılsa dahi kota belirlenmesi göçmen oldukları göz önünde bulundurularak düşük tutulmalıdır.
Federasyon, tesisinde üreteceği av hayvanlarını restoran, otel gibi yerlerde satabileceğine dair bir öneri mevcuttur. Bu durum yasa dışı avın artmasına zemin hazırlayacaktır. Av hayvanları federasyonun maddi kazancı için gerekli ise, daha iyisi özel avlakların kurulmasıdır. Böylece yaban hayat üzerindeki baskı azaltılabilir.

Avcılık federasyonu avın sürekliliğini korumak istiyorsa; Tek avcının yanında ava götüreceği köpek sayısı 2 den fazla olmaması, sürek/gurup avının kontrolü ve yasak olmasının devamı, av köpeği gezdiren kişilerin elinde topuz veya benzeri cisimlerin (kuş veya tavşana zarar verebilecek cisim) olmaması ve kontrolü konularında özen göstermesi gerektiği dernek üyelerimizin ortak izlenimidir.
Tilki doğamızda yüzlerce yıldır vardır, sayıları günümüzde belli olmamakla birlikte, ‘bazı cevreler’ tarafından av hayvanlarını yediği ve mandıralara saldırdığı gerekçesi ile zehirlendikleri bilinmektedir. Ayrıca insan yaşam alanlarının bu gibi hayvanların doğal yaşam alanlarını işkal etmesi, araçların çarpması gibi nedenlerle özellikle tecrübesiz yavrularının birçoğu yol kenarında can vermektedir. Sadece avcıların sayılarının arttığı görüşü çerçevesi ile bir canlının av hayvanı listesine alınması çıkar çatışmasıdır. Bu konuda federasyondan bağımsız kurum veya kuruluşlar tarafından detaylı çalışmalar yapılmadan yorum yapmak çok kötü sonuçlara yol açabilir”

Yaş konusu iyi düşünülmeli
Öğrenci avcı yaşının 16 olmasının planlandığı dile getirilen açıklamada “Sivil alanda silah ile sorumluluk konularını göz önünde tutarak emniyet acısından yaş konusu iyi düşünülmesi gerektiği kanısındayız” denildi.
Açıklama şöyle devam etti:
“Ayrıca ülkede artmakta olan suç oranı göz önünde bulundurularak bu konunun yeniden ve özellikle bu konuda ehli paydaşlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Ülke insanımız doğamızın korunması konusunda bezmiştir, sebeplerin bir tanesi de bazı siyasetçilerin oy kazanma amaçlı avcılara verdiği tavizdir. Bu olay günümüzde göz önündedir artık ve tepki almaktadır.
Av doğayı birebir etkilediği ve yok etme girişimi içerdiği için alınacak kararlar ve tüzük değişiklikleri tüm paydaşlara sorulup yapılması daha doğru olacaktır.”
Çevreciler ile avcılar av ve avla ilgili yaban hayatını düzenleme yasası konusunda uzlaştı

Demek ki olabiliyor 

 Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası değişiyor. Çevre örgütleri ile Avcılık Federasyonu’nun ortak çalışması sonucunda hazırlanan tasarı, Cumhuriyet Meclisi’ne gönderilecek. Buna karşın Kuşkor tasarıya tepkisini ortaya koydu. 
İçişleri Bakanlığı’nda dün konuyla ilgili basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars ve yasa tasarısının hazırlanmasında birlikte çalışan Biyologlar Derneği, Taşkent Doğa Parkı ve Avcılılık Federasyonu’ndan yetkililer de hazır bulundu.

Baybars memnun 
Basın toplantısında ilk sözü alan İçişleri Bakanı Baybars, Merkezi Av Komisyonu’nun İçişleri Bakanlığı bünyesinde olduğunu anımsatarak, Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası’nın yeterli olmadığı, yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu konusunda taraflardan çeşitli talepler aldıklarını söyledi.
Baybars, “Yaklaşık bir yıl önce, hem Avcılık Federasyonu hem de av ve yaban hayatla ilgilenen çevre örgütlerini bakanlığımıza davet ederek bir çalışma başlattık. Bu sürede 30’u aşkın toplantı yapan Avcılık Federasyonu ve çevre örgütleri avcılığın modern şartlarda, doğal hayatı koruyarak nasıl sürdürüleceği konusundaki çalışmalara ciddi katkı yaptı” dedi.
Taraflara katkılarından dolayı teşekkür eden İçişleri Bakanı Baybars, “Belki de hiç uzlaşmaz dediğimiz iki tarafın özverili çalışmaları ve birbirini anlamalarıyla üzerinde uzlaşılan bir yasa tasarı ortaya çıktı. Tasarı Meclise gönderilmeye hazır hale getirildi” şeklinde konuştu.
Baybars, “Federasyonun ve ilgili çevre örgütlerinin daha farklı talepleri olması haline komite gündeminde ufak tefek noktalar tartışılabilir duruma gelecektir. Çevre örgütü temsilcileri ile Avcılık Federasyonu’nun bir ortak zeminde uzlaşmasından memnuniyet duyuyorum” dedi.

Keser: Ortak bir payda
Baybars’tan sonra Avcılık Federasyonu Başkanı Erhan Keser söz aldı. Keser, Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası’nın güncellenmesi gerektiğinin, hem avcılar hem de çevreciler tarafından dile getirildiğini anımsattı.
Hazırladıkları yeni tasarıyı İçişleri Bakanlığı’na gönderdiklerini ancak hükümet değişikliği nedeniyle sürecin durduğunu söyleyen Keser, Baybars’ın görevi devralmasıyla konunun yeniden gündeme geldiğini, çevre örgütlerinin ve federasyonun bakanlıkta bir araya getirildiğini belirtti.
Keser, “Bu tasarıyı, ortak bir paydada buluşarak ortaya çıkardık” dedi
Yaban hayatın sadece avcıların ya da çevrecilerin değil tüm vatandaşların ortak alanı olduğunu kaydeden Federasyon Başkanı Keser, “Birbirimizi dışlayarak bir yere varamayız. Çalışmaların ortak bir şekilde ileriye ve iyiye taşınması önemli. Böyle yaparak çok daha iyi yerlere varacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Sarpten: Olumlu çalışma 
Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, “Ülkede yıllarca avcılar ve çevreciler karşı karşıya getirildi, siyasiler de aradan sıyrıldı” dedi.
Yürürlükteki yasanın çevre örgütlerinin görüşü alınarak hayata geçirilmediğini kaydeden Sarpten şöyle konuştu:
“Benzer şekilde önceki taslak da öyleydi. Sayın Bakanın göreve gelmesi, federasyonun da olumlu tutumuyla yoğun çalışmalar gerçekleştirdik, bir taslak ortaya çıktı. Elbette bu taslak ne Avcılık Federasyonu’nun ne de çevre örgütlerinin, örneğin Biyologlar Derneği’nin, her şeyiyle istediği bir yasa değil ama şu bizim açımızdan tartışılmaz bir gerçektir ki mevcut yasaya göre olumlu ilerlemeler vardır. İlk kez avcılar dışında birilerinin de av konusunda, yaban hayat konusunda söz hakkı oldu. İlk kez asgari müştereklerde bir yasada buluştuk. Elbette bu yasadan hoşnut olmayanlar olabilir. Eleştiriler de alabiliriz ama ülkede bir şeyleri ileriye götürmek istiyorsak her ne kadar karşıt fikirlerde olsak da belli ölçülerde uzlaşı sağlama zorunluluğu taşıdığımızı düşünüyoruz.”

KUŞKOR tepki gösterdi
Kuşları ve Doğayı Koruma Derneği (Kuşkor) ‘Av ve Avla İlgili Yaban Hayatı Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı’ hakkındaki görüşlerini yazılı bildiriyle açıkladı.
Derneğin bu konudaki görüşlerini daha önce bildirmesine rağmen konunun ikinci kez gündeme geldiği dile getirilen açıklamada, “Bu konular ile ilgili ilk baştan görüşlerimizi bildirmemize rağmen ikinci bir taslak ile doğamızın kaldıramayacağı hatalara imza atılması için taslak yasa hazırlanmıştır” denildi.

Yeşilbaş ördek avı
Yeşilbaş ördeğin ülke sulak alanlarında bulunan bir tür olduğu dile getirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Sulak alanlarda av yasağı olduğu ve sadece sulak alanlar arasında kalan dere yatakları gibi sulak alan kapsamında olmayan su birikintileri ve bunlar arsında uçuşu sırasında avlanabileceği ifade edilmektedir. Yeşilbaş ördeğin ava açılması durumunda sulak alanlarda göletlerde gerçekleştirilen ve hala hazırda önüne geçilemeyen yasa dışı av baskısı artacaktır. Daha da kötüsü, söylendiği gibi uçuş halinde vurulması planlanan bu türü diğer türlerden ayırt etmekte zorluklar yaşanacak ve pek çok farklı ördek türünün bu avın kurbanı olacağı kaçınılmazdır. Özellikle dişilerinin benzerlik göstermesi ve tek bir ördek türünü avcının ayırt etmesi imkansızdır. Kuş gözlem turizmi gibi eko turizm potansiyelinin artırılmak istendiği ülkemizde bu yasa değişikliği ülke turizm politikalarına da aykırıdır.”
Üveyik avında 40 olan kotanın 10’a düşürüldüğünün kendilerine bildirildiği kaydedilen açıklamada, üveyiğin dünya çapında tehlike altında olduğu ve sayısı son 30 yılda yüzde 80 azaldığı belirtildi.
Av süresince her avcının bu kuştan 10 tane vurma izni olması bir kısıtlama niteliği taşımadığı dile getirilen açıklamada üveyiğin av listesinden çıkarılması gerektiği belirtildi.

Taslakta olması gerekenler
Açıklamada, KUŞKOR’un taslakta olması gerektiğini düşündüğü konulara da  yer verildi.

Polisin, av koruyucu, doğa koruyucu, belediye gibi örgütlerin av günlerinde işlenen av/doğa suçlarına "anında yerinde" ceza kesebileceği bir sistem geliştirilmesi gerektiği dile getirilen açıklama, şöyle devam etti:
“Kuş sayılarının yıllık sayımı avcılık federasyonundan bağımsız kurumlarca yapılmalıdır. Bağımsız kurumlar tarafından yapılmayan sayımlar çıkar çatışması yaşanmasına sebep olacaktır. Avcılık federasyonunun ya da ona bağlı çalışmalar yürüten herhangi bir dernek ya da kuruluşun kendi bünyesinde sayım yapması veriye olan doğruluğu ve güvenirliliği tartışılır hale getirecektir. Buna ek olarak, göçmen kuş sayımları yıldan yıla yapılsa dahi kota belirlenmesi göçmen oldukları göz önünde bulundurularak düşük tutulmalıdır.
Federasyon, tesisinde üreteceği av hayvanlarını restoran, otel gibi yerlerde satabileceğine dair bir öneri mevcuttur. Bu durum yasa dışı avın artmasına zemin hazırlayacaktır. Av hayvanları federasyonun maddi kazancı için gerekli ise, daha iyisi özel avlakların kurulmasıdır. Böylece yaban hayat üzerindeki baskı azaltılabilir.

Avcılık federasyonu avın sürekliliğini korumak istiyorsa; Tek avcının yanında ava götüreceği köpek sayısı 2 den fazla olmaması, sürek/gurup avının kontrolü ve yasak olmasının devamı, av köpeği gezdiren kişilerin elinde topuz veya benzeri cisimlerin (kuş veya tavşana zarar verebilecek cisim) olmaması ve kontrolü konularında özen göstermesi gerektiği dernek üyelerimizin ortak izlenimidir.
Tilki doğamızda yüzlerce yıldır vardır, sayıları günümüzde belli olmamakla birlikte, ‘bazı cevreler’ tarafından av hayvanlarını yediği ve mandıralara saldırdığı gerekçesi ile zehirlendikleri bilinmektedir. Ayrıca insan yaşam alanlarının bu gibi hayvanların doğal yaşam alanlarını işkal etmesi, araçların çarpması gibi nedenlerle özellikle tecrübesiz yavrularının birçoğu yol kenarında can vermektedir. Sadece avcıların sayılarının arttığı görüşü çerçevesi ile bir canlının av hayvanı listesine alınması çıkar çatışmasıdır. Bu konuda federasyondan bağımsız kurum veya kuruluşlar tarafından detaylı çalışmalar yapılmadan yorum yapmak çok kötü sonuçlara yol açabilir”

Yaş konusu iyi düşünülmeli
Öğrenci avcı yaşının 16 olmasının planlandığı dile getirilen açıklamada “Sivil alanda silah ile sorumluluk konularını göz önünde tutarak emniyet acısından yaş konusu iyi düşünülmesi gerektiği kanısındayız” denildi.
Açıklama şöyle devam etti:
“Ayrıca ülkede artmakta olan suç oranı göz önünde bulundurularak bu konunun yeniden ve özellikle bu konuda ehli paydaşlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Ülke insanımız doğamızın korunması konusunda bezmiştir, sebeplerin bir tanesi de bazı siyasetçilerin oy kazanma amaçlı avcılara verdiği tavizdir. Bu olay günümüzde göz önündedir artık ve tepki almaktadır.
Av doğayı birebir etkilediği ve yok etme girişimi içerdiği için alınacak kararlar ve tüzük değişiklikleri tüm paydaşlara sorulup yapılması daha doğru olacaktır.”
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER