Eskisi gibi değil

Dar ve sabit gelirli vatandaşlar, “Çocuklara hem elbise, hem de ayakkabı alma zamanı geçti” diyor

Eskisi gibi değil

 Suna ERDEN

Diyalog, Ramazan ayının son günü ve bayram öncesi olan Arife gününde Metropol Çarşısı’nda alış veriş yapan vatandaşın nabzını tuttu. Ailecek alış verişe çıkan vatandaşların bol çeşitleri olan ve ucuzdan pahalıya her fiyattan ayakkabı ile kıyafet alabilecekleri yerlere akın ettikleri görüldü. Diyalog’a konuşan vatandaşlar, fiyatların uçtuğunu söylerken, kimisi de sadece çocuklarına bir şeyler aldıklarını söyledi. Kimi vatandaş, “gömlek alsak ayakkabı alamadık” derken kimisi de “Bir ayakkabı almak için 5 yer geziyoruz, nerede en uygun varsa oradan alıyoruz” dedi. Vatandaşlar, “İnsanlar geçim derdine düştüğü için toplum şu anda stres altında. Bu nedenle ne bayramın tadı ne de eski heyecanı yok” şeklinde konuştu. 

Vatandaş ne dedi?

Riyad Bayraktar: 
Bayram alışverişi Türk insanında bir gelenek halini almıştır. İster istemez küçükte olsa alış veriş yapmak zorunda kalıyorsunuz. Eğer çocuklarınız varsa onlara yeni bir şeyler almak mecburiyeti hissediyorsunuz. Ben de bu bayram iki kızıma ayakkabı ve kıyafet aldım. Birçok yeri gezdim ve en uygun olanlarını seçtim. Fiyatlar almış başını gidiyor. Alım gücü düştü. Değil lüks sadece zaruri şeyleri alabiliyoruz. Eskisi gibi bolluk yok. Zaten eski bayramların tadı da yok.

Fırat Elmas:
İki çocuk babasıyım. Eşim çalışmıyor. Evi ben geçindiriyorum. Uzun saatler çalışmak zorunda kalıyorum. Zaten bayramdan bayrama kıyafet ve ayakkabı alabiliyorum. Bu bayramda sadece çocuklara bir şeyler aldım. Ama fiyatları soracak olursanız her şey ateş pahası. Hep çalışacaksın ki geçinebilesin. Ekonomi kötüleştikçe zamlar yapıldıkça bütçemiz küçüldü ve alabileceklerimiz 10’dan 5’e düştü. 

Leyla Elmas:
Çocuklara bir şeyler alalım diye alış verişe çıktık. Birçok yer gezip en uygun yerlerden birkaç parça bir şeyler aldık. İdareli gitmek zorundayız. Nerede ucuz varsa onu arayıp bulmak zorundayız.  Devir ekonomi devri. Hele bir de çocuklarınız varsa o zaman hayat daha da zor. Kendinizden çok onları düşünürsünüz. Bir çocuk kıyafeti bir ayakkabı en ucuzu 150 liraya mal oluyor. İki çocuk 300 lira. Peki, asgari ücretli bayram alış verişi mi yapsın, bir ay ev mi geçindirsin ne yapsın… Bir kilo kıymanın 50 lira olduğu bir ülkede üstünü başını düşünecek halin kalmıyor. Bayram diye çocuklar sevinsin diye bir şeyler aldık ancak bizim için bayramın pek bir anlamı yok.

Tezen Eğri:
Eskiden iki ayakkabı aldığımız fiyata şimdi bir ayakkabı alabiliyoruz. İki pantolona verdiğimiz parayla şimdi bir tane alabiliyoruz. Her şey ama her şey iki katına çıktı. Fiyatlar almış başını gidiyor. Bayram için çıktı ama ancak bir ayakkabı alabildik.  Zaten herkesin aldığı ücretler ortada. Tüm ay ev mi geçindirelim, alış veriş mi yapalım yoksa eğlenceye mi harcayalım. Belki maddi durumu iyi olanlar bayramı otellerde geçirecek, tadını çıkaracak ama dar gelirli vatandaş için bayramın pek bir tadı kalmadı. 

Emine Duburacı:
Bayramda gelenek diye biz de ailecek çarşıya çıktık. Ufak tefek şeyler alabildik. Zaten her şeye zam geldi, insanların alım gücü düştü. Herkes nerede en uygunu varsa onu arayıp buluyor. Ve çoğu insan zaruri ihtiyaçlarını alıyor. Lüks değil ihtiyaçlar ön planda. Biz de alış verişe çıktık ancak cüzi şeyler aldık. 

Şaziye Şanlıkol:
Mimarım ancak aldığımız ücretler döviz karşısında eriyip bitti. Alım gücü düştü. Türk Lirası değer kaybederken, her şey zamlandı. İğneden ipliğe her şeye zam gelince doğal olarak alınacak şeylerin miktarı da azaldı. İnsanlar geçim derdine düştüğü için toplum şu anda stres altında. Bu nedenle ne bayramın tadı ne de eski heyecanı yok. 

Cennet Çalış:
Ne siz sorun ne ben söyleyeyim. İki kızıma birkaç parça bir şey aldım ve dünya kadar para ödedim. Kendime bir iğne dahi almadım. Fiyatlar almış başını gidiyor. Çorap almak bile sorun haline geldi. İnsan çarşıya çıkınca morali bozuluyor. Eskiden öyle miydi? Alış verişe çıkınca yeni şeyler alınca mutlu olurduk. Çünkü hayat bu kadar pahalı değildi. Şimdi bir ayakkabı için 5 yer geziyorum, bir pantolon için kez yine aynı öyle. Çünkü en uygunu nerede varsa ondan alıyorum.

Tufan Ulaş: 
Beş kişilik bir aileyiz, iki çocuğa bir şeyler alabildik. Tüm aile yeni kıyafet ve ayakkabı alacak bütçemiz yok. Almaya kalksak tüm ay boyunca başka şeylerden kısmak zorunda kalacağız. Zaten pantolon alıyorsa gömlek alamıyoruz. Gömlek alıyorsa ayakkabı alamıyoruz. Bir şeyler hep eksik kalıyor. Herkes için aynı mı tabii ki değil. Parasını olan bayramını lüks yerlerde otellerde geçirecek. Ancak çoğu insanın alım gücü düştü. Çevremizden de biliyoruz. Bu nedenle çocuklar sevinsin diye alış verişe çıktık. Yoksa bayramın ne tadı ne de tuzu kaldı. İnsanlar ekonomik sorunların içinde kayboldu. 

Munise Uğur:
Eşim ve iki kzımla alış verişe çıktık. İstediklerimizi alamadık ancak ufak tefek şeyler alabildik. Kızlara ve kendime aldım ancak eşime iğne dahi almadık. Aldıklarımızda aslında ihtiyacımız olan şeyler. Bayram dolayısıyla özel bir şeyler almadık. Döviz yükseldi, borcumuz ikiye katlandı. Çocuklarda özel okullara gidiyor ve okullarda dövizle olduğu için masraflarımızı kısmak zorunda kaldık.

Serap Fırat:
Fiyatı uygun yerler de var yüksek olan yerler de var. Herkes bütçesine göre yerlerden alış veriş yapıyor. Ben çok şeyi beğeniyorum ve her şeyi almak istiyorum ancak bu mümkün değil. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER