banner564
banner556

Her alanda çöküş var

Ülkenin acilen reformlara ihtiyaç duyduğunu belirten ekonomik örgütlerden ciddi uyarı

Her alanda çöküş var

Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik örgütlerin başkanları, ülkenin ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, reformların acilen hayata geçirilmesini istedi. Diyalog’a konuşan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, öncelikli sorunun pahalılık ve enflasyon olduğunu belirtirken, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu “En büyük sorunumuz elektriktir ve bu sorun acilen çözülmelidir” dedi. 
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, yönetim becerisinin önemini vurgularken, İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer “Ülke battı. Ekonomi ve siyaset başta olmak üzere her açıdan bir çöküş yaşanıyor” dedi. Genç İşadamları Derneği Başkanı Muhit İnce, elektrikte yaşananlara değinirken, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, yönetenlerin en büyük sorun olduğunu ifade etti.  
Ticaret Odası Kadın Girişimciler Komitesi Başkanı Meryem Çerkez Gürtunç ise “Ülkenin en önemli sorunu sistemin çökmesidir” dedi.

Ali Kamacıoğlu: Enerji ve ekonominin durumu büyük sorun
 “Şuanda ülkenin en büyük sorunu elektrik ve enerji sorunudur.  Ekonomi de tabii ki başlıca sorunumuzdur. Enerji sorunu her alanı olumsuz etkilemektedir. Üretim ve sanayi alanları başta olmak üzere girdi maliyetlerine ciddi yansıması olmaktadır. Sürdürülebilir enerji politikalarının oluşturulması gerekmektedir.
   Bundan sonra yapılması gereken ilk şey elektrik ve enerji sorunlarının çözülmesidir. Günümüz ekonomisinde, özellikle hayat pahalılığının bu denli hissedildiği bir dönemde enerji sorunuyla bağlantılı olarak bu sorunlar da çözülecektir. Bunun çözümü içinde derhal şeffaf bir üst kurul kurulmalı, denetim başta olmak üzere çalışmalar sürdürülmelidir. Yaşanan hayat pahalılığı ve gündemdeki asgari ücret konusunda ise artması gerektiği konusunda taraflar hem fikirdir. Alım gücünün düşmesiyle tarafların ortak bir paydada anlaşacağı da zaten aşikardır.”

Turgay Deniz: Pahalılık en önemli sorun
 “Ülkenin en önemli sorunu pahalılıktır. Hükümet tarafından hazırlanan mini ekonomik pakette de ne yazık ki pahalılıkla ilgili bir şey görülmemiştir. Ekonomik paket küçük ve orta ölçekli esnafa nefes aldırır niteliktedir Ancak yeterli değildir. Büyük ölçekli işletmeler için de adımlar atılmalıdır.
   Enflasyon ve pahalılığa karşı mücadele edilmeli. Özellikle ekonomik paketin açıklanması sonrasında, eğer bir ekonomi paketi hazırlanacaksa öncelikle enflasyon ve pahalılıkla mücadele edilmesi gerektiği yönünde bir görüş belirttik. Acilen bir çalışma zemini kurulup, el birliği ile enflasyon ve pahalılığın üzerinde çalışılmalı.”

Hürrem Tulga: Ülkenin en önemli sorun yönetenlerdir
 “Yaşanan her türlü ekonomik sorun, yönetenler tarafından uygulanan politikalar yüzündendir.  Hükümette tek taraflı karar alımı ve tek taraflı uygulamalar vardır. Çıkar politikasıyla hareket edildiği için ülkenin bütünlüğü de bölünmüştür. Yaşadığımız enerji krizi, sürekli yansıyan pahalılık bu yönetimin bir örneğidir. Yönetenlerin, ülke iradesine sahip çıkması gerekiyor. Bugün hükümet tarafından, her türlü konu birebir ilgili kesimlerle, sektörlerle ve halkla görüşülmelidir. Çıkar yerine, topluma faydalı olacak politikalar üretilmeli. Bir masa etrafında bir araya gelinip, katılıma açık bir irade oluşturulmalı.” 

Cafer Gürcafer: Her alanda çöküş var
 Ülkenin en önemli sorunu ekonomi. Kötü bir ekonomiye sahip olmak. Ekonomi her alana olumsuz olarak yansıyor. Eğitimden, sağlığa, esnaftan aklınıza gelen tüm alanlara. Ülke battı. Ekonomik, siyasi başta olmak üzere her açıdan bir çöküş yaşanıyor. 
Acilen bir dakika bile kaybetmeden toplumsal bir seferberliğe ihtiyacımız var. Toplumun tüm kaynaklarını kullanarak, ülkeyi ayağa kaldırmak için hep birlikte el ele verilmesi şarttır. Kısır tartışmaları acilen bir tarafa bırakmamız gerekiyor. Bir savaşta veya bir yangında nasıl davranıyorsak öyle bir seferberlik gerekiyor. Acilen bir kova su alıp yangına koşmalıyız. Ama biz hala bu kadar acı yaşarken siyasi rant ve popülizm peşinde koşuyoruz.  Bundan vazgeçemiyoruz. Hepimiz yapıyoruz bunu, siyasiler, sivil toplum örgütleri, örgütler. Zamanımız kalmadı. Tüm siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, ekonomik örgütler tüm ilgili paydaşlar bir araya gelerek, uzmanlardan oluşan bir ordu kurmalı. Bir kriz masası etrafında bu bilirkişiler çalışmalar yapmalı ve bu çıkan reçeteye acı da olsa herkes uymalı. Aylardır bir enerji üst kurulu oluşturulsun diyoruz. Bir sürü uzman hocalarımız var, deneyimli inşalarımız var. Bu enerjiyi bilirkişilere bırakalım. Çözüm üretsinler diyoruz ama hala adım atılmıyor.”   

Dimağ Çağıner: Yönetimde ciddi sorun var
 “Biz içinde yaşamış olduğumuz topak parçasını KKTC olarak adlandırıyoruz ve vatan bildiğimiz bu ülkede değerlere, birliğe, insanlara sahip çıkıyoruz Bu ülkenin en büyük sorunu KKTC’nin değerlerine, birliğine, insanlarına sahip çıkmamak ve bunu hak ettirecek bir yönetimle yönetilmemek. Turizm açısından bakıldığında ise, turizm özellikle ülkemiz için çok büyük önem taşımakta bunu Güney Kıbrıs’ta ta yapılan açıklamalarda ve çalışmalarla görüyoruz. Fakat bizim turizmde ihtiyacımız olan önem gösterilmiyor.
Bu sorunların aşılması için yapılması gereken aslında çok basit, Turizm’de de ülke bütünlüğünde de bütün taraflar çalışmalı. Turizm’e gereken önem ve kalkınma planları sağlanmalı. Yani başıboşluk, ülke politikası olduğu zaman, topluma veya ülkeye fayda değil, sağa sola, yukarı aşağı çekilmeler olduğu zaman biz bir ileri iki geri gidiyoruz. Bu da bize fayda değil zarar veriyor. Bunun için başta hükümet olmak üzere, Meclis ve içinde halkı temsil eden milletvekillerinden başlayarak toplumda herkes çaba göstermeli. Birlik ve beraberlik tekrar sağlanmalı.’”

Meryem Çerkez Gürtunç: Sistem çökmüş durumda 
 “Ülkenin en önemli sorunu sistemdeki çökmüşlüktür. Bu ülkede var olan sistemsizlik, uygulamalardaki tıkanıklık, özellikle altyapısal anlamdaki yetersizlik ve sürdürülebilirliğin olmayışı büyük bir problemdir. Bunun devamında tabi ki ekonomik sıkıntılar her alanda kendini göstermektedir. Hayat pahalılığın artışı ve alım gücünün günden güne erimesiyle birlikte ekonomik bir darboğaza girilmiş bu da ülkenin var olan sıkıntılarını çoğaltmıştır. Gerekli politikaların olmayışı, olan politikaların uygulanmaması, bir devam gözetilmemesi zaten var olan altyapısal ve sistemler sorunları büyütmektedir.
   Tabi ki bunların çözümü için köklü reformlara ihtiyaç vardır. Sistemde düzeltmeler yapılması, bu tıkanıklığın giderilmesi ve altyapının sağlam oluşturulması gerekmektedir. Sadece kamu da değil diğer alanlarda da yapılandırmalara gidilmelidir. Biz bunlarla ilgili aslında yıllardır söylüyoruz. Ciddi ekonomi politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Alım gücünün yükseltilmesi devamında, temel ihtiyaçların erişilebilir olması gerekmektedir. Ülkede çok ciddi bir şekilde varlığını sürdüren, ekonomik çıkmazın, yalnızca kısa vadede değil en azından orta vadede çözülmesi için çabalar sürdürülmelidir.”

Muhit İnce: Ülke kaosa sürüklendi
 “Aslında o kadar sorun vardır ki ülkede, içlerinden bir tane seçmek şu şartlarda çok zor. Bunların en geneliyse anti demokratik hükümet biçimidir. Devletin bütün kurumlarında var olan liyakatsizlik ve adaletsizlik toplumu doğrudan etkilemektedir. Son dönemlerde yaşanan elektrik krizi de aslında bunun en bariz örneği olmuştur. Kıb-Tek’te yapılan ihalesiz alımlar ülkede büyük bir mali açık oluşturmuştur. CTP tarafından da açıklandığı gibi ki bu rakamın daha çok olduğunun ilerleyen dönemde ortaya çıkacağını düşünmekteyim, şuan bahsedilen rakam 70 milyon dolar dolaylarında bir rakamdır. Bu gibi gelişmelerle aslında hükümete karşı güvende azalmıştır. Global dünyada var olan ekonomik krizi, akaryakıt, temel girdi ürünlerinin alımının çok zorlaştığı bir dönemde bu liyakatsiz ve adaletsiz yönetim ülkeyi kaosa sürüklemiştir.
Bundan sonraki süreç için adımlar çok dikkatli atılmalıdır. Hükümete güvenin yeniden oluşturulması gerekmektedir bunun içinde liyakatsiz ve adaletsiz her bir devlet kurumunun, ilgili yasalar ve tüzüklerle temizlenmesi, adaletli bir sisteme oturtulması gerekmektedir. Halkta oluşan hükümet güvensizlik halkta bir yalnızlaşma yaratmıştır. Bu yalnızlaşma, bireyselleşme ve ayrışmaların önlenmesi için hem atılan adımların sağlamlığı hem de anayasal düzende bu adaletsiz devlet kademelerinin arındırılması gerekmektedir. Aksi takdirde ülke de vatandaşta çok daha kötü bir sürece doğru sürüklenecektir.”

Güncelleme Tarihi: 11 Temmuz 2022, 11:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner472