İcra sorunu

Yüksek Mahkeme eski Başkanı Taner Erginel, ülke gündemindeki önemli sorunlara açıklık getiriyor (1)

İcra sorunu

 Hazırlayanlar :  Av. Orhan Arsal   ve  Av. Şengül Göksu

  Soru: 17. 9. 2018 tarihinde yeni Adli Yıl törenle açıldı.  Bu törenle ilgili izleniminiz nedir?

Cevap: Güzel bir tören oldu. Bilindiği gibi devletin 3 organından biri yargıdır.  Yargının bu denli güzel tören yapması tüm dünyada KKTC nin bağımsız devlet olduğunu kanıtlar.  Kalıcı bir devlet olma iradesini ifade eder. Bu nedenle töreni yapanları ve törende emeği geçenleri kutlamamız gerekir. Bunun yanı sıra bu törenleri yargının sorunlarını çözmek için bir fırsat olarak değerlendirmek gerekir. Örneğin bu törende icra sorununun  ne kadar ciddi bir sorun olduğu ifade dilmiştir. İcra sorununu nasıl çözebileceğimizi araştırmaya başlamamız gerekir.
Soru: Törende yargının ciddi sorunları olduğu dile getirildi. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Cevap: Dünyadaki tüm yargı organlarının ciddi sorunları vardır. Bu sorunların dile getirilmesi ve  çözüm aranması yararlıdır. Yaşam dinamiktir. Sürekli değişim içindedir. Bunun gibi hukukun da değişmesi ve yeni durumlara uygun kuralların bulunması   gerekir. Bu yapılmazsa yargının standardı düşer ve halkın adalet gereksinimi karşılanamaz. 
Ancak bir noktaya çok dikkat etmek gerekir. Bazen hukuk kuralları düzeltilecek  diye hatalı önlemler alınır ve yargı daha kötü hale getirilir. Yargıyı düzelteceğim diye yola çıkanların ciddi hatalar yapma olasılığı vardır.
     İngiltere gibi yasal açıdan gelişmiş ülkelerde bile yasal hataların yapıldığını  görüyoruz.  Bu nedenle yargıyı geliştirmek ve sorunlarını çözmek için çok titiz bir çalışma yapmak  gerekir. Bu çalışmanın  sürekli yapılmasında yarar vardır. 

Soru: Sizce KKTC yargısının en önemli sorunu nedir?  
Cevap:  Bu konuya  gerek Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Hanım gerekse Baro Başkanı  Hasan Esendağlı değindiler. KKTCnin en önemli ve en acil sorunu “İcra Sorunu” dur.  Mahkemeye hakkını almak için gelen ve hüküm alan bir kişi bu hükmü icra edemeyecekse aldığı hükmün  anlamı yoktur. İcra sorununun yıllardan beri devam etmesi ve çözülememesi hukuk sistemimizin en büyük ayıbıdır. Bu ayıp  yargımıza büyük zarar vermiştir.   Vermeye devam edeceği anlaşılmaktadır. 

Soru: Konuşmacılar icra sorununa değindiler, ancak bu sorunun nasıl  çözülebileceğini söylemediler. Herhalde çözümü Hükümetin veya Yasama Meclisinin bulmasını bekliyorlar. Sizce Hükümet veya Yasama Meclisi bu sorunu çözebilecek mi?
Cevap:  Çözemeyebilir. Daha kötüsü hatalı girişimler yaparak  durumu daha da kötü hale getirebilir. Bu nedenle icra  sorununun nasıl  çözülebileceğini hukukçuların enine boyuna tartışması  ve  en iyi çözümü araması gerekir. Bu konuda çok dikkatli olmak şarttır. Yasa yapımında  en iyi hukukçuların bile hatalar yaptığını biliyoruz.

Soru:  Sizce icra sorunu nasıl çözülebilir?
Cevap:  Yargımızın sorunlarını ve bu sorunların nasıl çözülebileceğini anlatmak için “Kusursuz Yargı Oluşturma Çabaları” isimli  kitabı yazdım. Baro tarafından yayınlanan bu kitapta icra konusuna geniş yer verilmiştir. Kitapta icra ile ilgili geçmişte yapılmış fakat sonuç alınamamış girişimler anlatılmıştır. 

Soru: “Kusursuz Yargı Oluşturma Çabaları” isimli kitapta icra sorununu çözmek için hangi girişimleri anlattınız.
Cevap: Kitapta öncelikle  Mahkemelerimizi dünyanın en adil Mahkemelerinden biri haline getirme idealiyle hareket etmemiz gerektiğini anlattım. Bu ilkeden hareket ettiğimiz zaman  icra konusunda da  dünyanın en iyi icra sistemini oluşturma düşüncesi ile hareket etmemiz gerektiği kanısına varırız. Dünyanın en iyi icra sistemini oluşturmak için dünyadaki tüm icra sistemlerini gözden geçirmek zorunda kalırız.
Yüksek Mahkeme Başkanı olduğum 2002 yılında bir grup hukukçu arkadaşla birlikte bu yönde girişimlerimiz oldu. Maalesef bu girişimler bir sonuca ulaşmadı. O tarihte mevcut olan sorunlar bugün  devam etmektedir. Hatta durumun eskisinden daha  kötü olduğunu söyleyebiliriz.  İcra sisteminin sorunlu olması yargımıza büyük zarar vermiştir.
Bu gün sorunlar arttığına veya daha fazla su yüzüne çıktığına göre yeniden girişimde bulunma zamanı gelmiştir. Bunu yaparken geçmiş girişim ve deneyimleri göz ününde bulundurmak isabetli olur. 
Yasal sorunlarla ilgili çözüm ararken  gelişigüzel  çözümlerden uzak durmak  son derece önemlidir.  Ülkemizi deneme tahtası haline getirmemek gerekir.  Denenmemiş yollara başvurup bin bir hata yapmamak için çok dikkatli olmalıyız. 

Soru: Dünyanın en iyi icra sistemini oluşturma gerçekçi bir ideal mi?  Bunu başarabilecek miyiz?
Kuşku yok ki dünyanın en iyi icra sistemini oluşturmak kolay değildir. Bunun gerçekçi bir ideal olmadığı söylenebilir. Ancak önemli olan bu hedefe ulaşmaktan çok bu hedef doğrultusunda hareket etmektir. Geçmiş deneyimlerimiz bu hedef doğrultusunda hareket etmenin bizi büyük hatalardan koruyacağını göstermiştir.
Geçmişte yaptığımız en büyük hataları bu ideali göz önünde bulundurmadığımız için yaptığımızı düşünüyorum. Sağdan soldan öğrenilmiş, gelişigüzel düşüncelerle yasal sorunlar çözülemez.

Soru: İcra sorununu çözmek için ne gibi girişimleriniz oldu?

Cevap: İcra sorununu çözmek için benzer sorunların yaşandığı diğer ülkelerde ne gibi çözümler bulunduğunu öğrenmeye çalıştık. Ancak bu bilgiyi elde etmek kolay değildi. Bugün internet ve ülkemizde artan sayıda üniversiteler sayesinde bu araştırmayı yapmak çok daha kolay hale gelmiştir.

Dünya çapında bir araştırma yapamayınca iki ülkeyi örnek alabileceğimizi düşündük.  Türkiye ve İngiltere. Türkiye’de icra ile ilgili yaptığımız araştırmalar, oradaki hukuk sisteminin yani Kontinental sistemin tamamen farklı olduğunu, bu nedenle izlenemeyeceğini gösteriyordu. 

Soru: Türkiye icra sisteminden yararlanmak mümkün değil mi?

Cevap: Bir ülkenin icra hukuku kendi hukuk siteminin ayrılmaz parçasıdır. Türkiye’deki icra sistemini örnek alabilmek için öncelikle Kontinental sistemi kabul etmemiz yani KKTC ye Türkiye hukukunu getirmemiz gerekir. Biz kitapta anlattığım nedenlerle hukuk sistemimizin daha adil olduğunu, ayrıca hukuk sistemimizin farklı olmasının Türkiye’ye de yararlı  olduğunu, bu nedenle Kontinental sisteme geçmenin  doğru olmadığını düşünüyorduk.

Hukukçular arasında Türkiye icra sistemindeki bazı kuralları alarak icra sistemimize monte etme görüşünü savunanlar oldu. Usul kurallarını bu yönde değiştiren bir taslak hazırlandı. Ancak bu görüşe karşı çıkanlar oldu. Karşı çıkanlar bu durumu bir arabaya başka bir arabanın motorunun takılmak istenmesine benzettiler. Biraz inceleyince bu girişimin karmaşaya neden olacağını ve büyük sorunlar yaratacağını anladık. Bu nedenle dikkatlerimizi İngiltere’ye yönelttik.

Soru: Yüksek Mahkemenin  icra sistemini değiştirme yetkisi veya  görevi var mı? 

Cevap:  Yasaları yapma görevi Yasama Meclisinindir. Yasama Meclisini harekete geçirmek ise Hükümetin görevidir. Yüksek Mahkemenin ise yargı ile ilgili konularda tüzük yapma yetkisi vardır. Ayrıca yargıya ilişkin yasaların yapımında Hükümete yardımcı olabilir. Yüksek Mahkeme  yargıyı ilgilendiren bir konuda yasa taslağı hazırlayıp Hükümete önerebilir.

Yasama Meclisinin icra ile ilgili kusursuz bir yasa yapamayacağını ve bu nedenle ülkemizin büyük zarar göreceğini düşündüğümüz için Yüksek Mahkeme olarak bir taslak hazırlamak istedik.  Böylece Hükümete yardımcı olmaya çalıştık.

Soru: Yasama Meclisinin yaptığı yasalar hatalı mı?

Cevap: Yargıçlar yasaları uygulayan kişilerdir. Yasalardaki hataları herkesten daha iyi görebilecek durumdadırlar.  Biz KKTC Yasama Meclisinin yaptığı yasaları beğenmiyorduk. Bu yasalarda büyük hatalar görüyorduk. Bu hataların halkımıza büyük zarar verdiğine tanık oluyorduk. Bunun nedeni yasa yapımının son derece zor bir iş olmasıdır.

Devam edecek

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER