banner564

Yazık oldu

24 Nisan 2004 referandumunun 14’üncü yılında Diyalog’a konuşan dönemin en etkili 2 siyasetçisi Talat ile Soyer, Rumların “hayır”ı yüzünden tarihi fırsatın yitirildiğini söyledi

Yazık oldu
banner598

 Pelin YÜKSELAY

   Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunmasını amaçlayan Annan Planı’nın 24 Nisan 2004 yılındaki referandumda Rumlar tarafından reddedilmesinin üzerinden 14 yıl geçti.
   Kıbrıs Türk tarafından “evet” çıkması için büyük çaba harcayan dönemin Başbakanı Mehmet Ali Talat ile CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, Rumların “hayır” demesiyle birlikte tarihi bir fırsatın yitirildiğine dikkat çekiyor.
   Diyalog’un sorularını yanıtlayan Talat “En büyük fırsattı. Çözüm olacaktı. Tüm sıkıntılar bitecekti” derken,  Soyer; her iki toplum için de büyük bir fırsatın kaybedildiğini belirtti. Soyer, çözüme “evet” diyen Kıbrıslı Türklere yönelik ambargoların kalkması için Annan tarafından hazırlanan raporun Güvenlik Konseyi’nde onaylanmamasını da eleştirdi.
   Mehmet Ali Talat sorularımızı şöyle yanıtladı:
   Soru: 2004 Annan Planı Referandumunda Kıbrıslı Türkler evet, Rumlar hayır dedi. Biz bu sonucu dünyaya anlatabildik mi?
   Yanıt: Biz dünyadan dışlandığımız için bu sınırlı ölçüde mümkün oldu. Bunu anlatabilmenin tek yolu, tüm ülkeleri gezmekti. Biz de bunu elimizden geldiği kadar yaptık ancak uluslararası hukuka göre Kıbrıslı Rumlar tanınan ülke olduğu için aleyhlerine bir durum olmadı. O zamanın siyasetçileri bu durumu zaten anlattı. Türkler doğru Rumlar yanlış yaptı dediler. Aslında anladılar. Ama onlar tanınıyordu onların tanınmasından vazgeçilmesi mümkün değildi. Dünya bunu anlasaydı da yapacakları sınırlıydı.

   Soru: Nasıl bir fırsat yitirildi?
   Yanıt: En büyük fırsattı. Çözüm olacaktı. Tüm sıkıntılar bitecekti. Kıbrıs tarihinde barışa, çözüme ulaşmak adına en büyük fırsattı bugüne kadar. Başarısız olundu!

Ferdi Sabit Soyer:

   “Bu sonucu dünya çok iyi anlamıştır ama bu sonucun sonucunda maalesef bir hadise gerçekleşti BM döneminde Kofi Annan bu süreçle ilgili hazırladığı rapor güvenlik konseyinde oylanmadı. Bu raporda “Kıbrıslı Türklerin üzerinde izolasyonu sürdürmenin anlamı kalmadı” demişti Annan… Bu rapor oylanmadığı için sayın Annan’ın getirdiği bu nokta evrensel düzeye giremedi ancak genel sekreterin bu raporuyla birlikte yeşil hat tüzüğü AB tarafından Güneyin itirazlarına rağmen kabul edildi. Fakat ticaret tüzüğü yaşama geçmedi.  Yeşil hat tüzüğü, turizm toplumsal hayatımızı pozitif olarak etkiledi. Ancak dediğim gibi en büyük sıkıntı Kofi Annan’ın bu süreçle ilgili hazırladığı raporun güvenlik konseyinde onaylanmaması oldu.
   Bu fırsat Kıbrıslı Rumlar içinde ciddi bir fırsattı bizim içinde ciddi bir fırsattı.  Kıbrıslı Rumlar daha önce bizim siyasetimizin, hatalarımızın üstüne basarak AB üyeliğini ceplerine attılar. Referandumda hayır diyerek tek yanlı AB üyeliğinin avantajına dayanarak hâkimiyeti davranışın başarıya ulaşacağını düşündüler. Hepimiz mahvolduk. Kıbrıs’ın barut fıçısı olarak varlığını sürdürmeyi devam ettirmesini sağladı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner473